Sözlerime, 1960 yılından bugüne dek hem vatandaşlarımıza, hem de uluslararası alanda ülkesine hizmet etmiş, her türlü sosyal ve ticari mecrada vatanını büyük bir bağlılıkla ve fedakarlıkla temsil etmiş; adından yurt içinde ve yurt dışında başarı ve takdirlerle söz ettirmiş , 1500 kişiye yakın çalışanı olan bir firmanın yöneticisi olarak, bugüne dek millet sevgisi ve devlete bağlılığı her türlü ticari ve siyasi politikanın üstünde tuttuğumu belirterek başlamak isterim. Yönetim politikamız hem ülkemizle hem de istihdam ettiklerimizle birlikte büyümektir ve bu uğurda halkımıza sunabileceğimiz imkanları ve faydaları maksimum düzeyde sağlamaya çalışırken, devletin güvenliğinin, vatanın ve milletin bekasının en hassas olduğumuz konular olduğunun altını çizmek isterim.
Unyenethaber.com adlı internet sitesinde 15.12.2018 tarihinde sebebi meçhul şekilde, tarafıma ilişkin gerçek dışı haberler yapılarak, iftira içeren bir tutumla kulaktan dolma dedikodu bilgiler kullanılarak hain FETÖ/PDY örgütüyle ilişkilendirilmeye çalışılmış bulunmaktayım.
Bu örgütün gerçek yüzünün ortaya çıktığı 17/25 Aralık süreci sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarısı doğrultusunda basın mensupları huzurunda basın açıklaması yaparak devletimizin karşısında bulunan bu yapı ile hiçbir bağ ve ilişkim olmadığını, bu yapının karşısında olduğumu açıkladım ve bu konuda çevremde bulunan insanları da açıkça uyardım. Şirketim ve şahsım olarak devletimin, hain yapılanmalara karşı olan mücadelesini sonuna kadar destekledim. Bu hususu, haberi yapan şahıs ve firmalar da bilmektedir. Buna rağmen gerçeğe aykırı haberi servis ederek tarafımı yalan bir zan altında bırakmışlardır.
Her ne kadar haberde gerçeğin aksine FETÖ/PDY örgütü kapsamında adli soruşturma geçirdiğim yazılmışsa da bugüne dek hakkımda FETÖ/PDY kapsamında hiçbir surette soruşturma başlatılmamıştır. Adli mercilerce hiçbir zaman şüpheli sıfatıyla ifade vermeye davet edilmedim. Bu kadar aleni bir gerçeğin aksini iddia etmek, yalan beyanlarla; çamur at izi kalsın mantığıyla her türlü kişilik haklarımı zedeleyip ticari itibarımı zayıflatmaya yöneliktir. Oysa ki haberin yöneltildiği kitle tarafından uzun yıllardır, gerek şirketim gerek şahsım olarak tanındığımızı ve bu haberlere itibar edilmediğini her ne kadar bilsem de yine de hukuki yollardan gerçeği haksızlığın yapıldığı aynı mecraya yansıtmak isterim.
Sayın adli mercilerin ve devletimizin yoğun bir şekilde bu hain örgüt ile mücadele içerisinde olduğu herkes tarafından bilinen ve tarafımdan da takdirle karşılanan ve son derece desteklenen bir mücadeledir. Böyle yoğun bir araştırma ve çalışma içinde yapılan mücadele kapsamında somut gerçek, habere yansıdığı şekilde olsa idi hakkımda soruşturma açılması gerekirdi. Oysaki hakkımda adli mercilerce şüpheli ya da sanık sıfatıyla herhangi bir soruşturmanın açılmamış olması da açıkça tarafım hakkında yapılan haberin gerçek dışı ve sadece tarafımı yıpratmaya yönelik olduğunu ispat etmektedir.
Gazetecilik etiği gereği bir gazeteci tarafından haber yapılmadan önce yapılacak olan haberin araştırılması , dayanağı olan belgelerin elde edilmesi, karşı tarafa habere ilişkin söz hakkı verilmesi gerekmektedir.
İnternet sitesi tarafından yapılan haber bu hususların hiçbiri araştırılmaksızın ve tarafıma söz hakkı tanınmaksızın yapılmış olmakla gazetecilik etiği ile bağdaşmamaktadır. Öncelikle gerçeklik ilkesine uyulmamış olup, hakkımda yapılan haber tamamen gerçeğe aykırıdır. Basın özgürlüğü; milletin aydınlatılması amacıyla halka yararlı gerçek bilgiler verilmesi suretiyle icra edildiğinde son derece desteklediğimiz bir kurumdur. Ancak iş bu habere konu hususta tarafımdan 17/25 Aralık süreci sonrasında basın mensupları huzurunda basın açıklaması yapıldığı herkesin malumu iken buna rağmen 15.12.2018 tarihli haberin yapılmış olması da haberin ve haberi yapanların gerçek amacının FETÖ/PDY ile mücadeleden ziyade tarafıma yönelik başka amaçlar güttüğünü, tarafımı ve başında bulunduğum şirketler grubunu toplum nazarında yıpratmaya yönelik olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumda basın özgürlüğü sınırları ihlal edilmiş olup, kişilik haklarıma ve ticari itibarımı zedelemeye yönelik haksız fiiller meydana getirilmiştir.
Bu kapsamda devletine, milletine sadakatle bağlı olan tarafımın hain bir örgüt ile ilişkilendirilerek tarafımı ve başında bulunduğum kurumu yıpratmaya, toplum nazarında kötülemeye yönelik yapılan haber tamamen gerçek dışı olduğu gibi altında haberi yapanların başka amaçları olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kötü amaç önce şahsıma, sonra topluma ve ülkeye hizmet eden şirketime, akabinde istihdam ettiğimiz çalışanlarımıza ve dolaylı yoldan ülkeye zarar verecek uzantıda olup bu kötü niyete itibar edilmemesi gerektiği aşikardır.
Bu açıklamalarım ışığında tarafım hakkında gerçek dışı, tarafımı ve başında bulunduğum Durak Fındık San. ve Tic. A.Ş. ‘ni yıpratmaya yönelik yapılan haberi yapan ve yayınlayan kişileri şiddetle kınadığımı, benzeri nitelikte gerçek dışı haberlerin yapılmaya devam edilmesi halinde ilgililer hakkında yasal yollara başvuracağımı kamuoyuna saygı ile sunarım.
Hasan Basri Durak
Hasan Basri Durak ve Çakır Medya Uzlaşma Metni
Sözlerime, 1960 yılından bugüne dek hem vatandaşlarımıza, hem de uluslararası alanda ülkesine hizmet etmiş, her türlü sosyal ve ticari mecrada vatanını büyük bir bağlılıkla ve fedakarlıkla temsil etmiş; adından yurt içinde ve yurt dışında başarı ve takdirlerle söz ettirmiş , 1500 kişiye yakın çalışanı olan bir firmanın yöneticisi olarak, bugüne dek millet sevgisi ve devlete bağlılığı her türlü ticari ve siyasi politikanın üstünde tuttuğumu belirterek başlamak isterim. Yönetim politikamız hem ülkemizle hem de istihdam ettiklerimizle birlikte büyümektir ve bu uğurda halkımıza sunabileceğimiz imkanları ve faydaları maksimum düzeyde sağlamaya çalışırken, devletin güvenliğinin, vatanın ve milletin bekasının en hassas olduğumuz konular olduğunun altını çizmek isterim.
Unyenethaber.com adlı internet sitesinde 15.12.2018 tarihinde sebebi meçhul şekilde, tarafıma ilişkin gerçek dışı haberler yapılarak, iftira içeren bir tutumla kulaktan dolma dedikodu bilgiler kullanılarak hain FETÖ/PDY örgütüyle ilişkilendirilmeye çalışılmış bulunmaktayım.
Bu örgütün gerçek yüzünün ortaya çıktığı 17/25 Aralık süreci sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarısı doğrultusunda basın mensupları huzurunda basın açıklaması yaparak devletimizin karşısında bulunan bu yapı ile hiçbir bağ ve ilişkim olmadığını, bu yapının karşısında olduğumu açıkladım ve bu konuda çevremde bulunan insanları da açıkça uyardım. Şirketim ve şahsım olarak devletimin, hain yapılanmalara karşı olan mücadelesini sonuna kadar destekledim. Bu hususu, haberi yapan şahıs ve firmalar da bilmektedir. Buna rağmen gerçeğe aykırı haberi servis ederek tarafımı yalan bir zan altında bırakmışlardır.
Her ne kadar haberde gerçeğin aksine FETÖ/PDY örgütü kapsamında adli soruşturma geçirdiğim yazılmışsa da bugüne dek hakkımda FETÖ/PDY kapsamında hiçbir surette soruşturma başlatılmamıştır. Adli mercilerce hiçbir zaman şüpheli sıfatıyla ifade vermeye davet edilmedim. Bu kadar aleni bir gerçeğin aksini iddia etmek, yalan beyanlarla; çamur at izi kalsın mantığıyla her türlü kişilik haklarımı zedeleyip ticari itibarımı zayıflatmaya yöneliktir. Oysa ki haberin yöneltildiği kitle tarafından uzun yıllardır, gerek şirketim gerek şahsım olarak tanındığımızı ve bu haberlere itibar edilmediğini her ne kadar bilsem de yine de hukuki yollardan gerçeği haksızlığın yapıldığı aynı mecraya yansıtmak isterim.
Sayın adli mercilerin ve devletimizin yoğun bir şekilde bu hain örgüt ile mücadele içerisinde olduğu herkes tarafından bilinen ve tarafımdan da takdirle karşılanan ve son derece desteklenen bir mücadeledir. Böyle yoğun bir araştırma ve çalışma içinde yapılan mücadele kapsamında somut gerçek, habere yansıdığı şekilde olsa idi hakkımda soruşturma açılması gerekirdi. Oysaki hakkımda adli mercilerce şüpheli ya da sanık sıfatıyla herhangi bir soruşturmanın açılmamış olması da açıkça tarafım hakkında yapılan haberin gerçek dışı ve sadece tarafımı yıpratmaya yönelik olduğunu ispat etmektedir.
Gazetecilik etiği gereği bir gazeteci tarafından haber yapılmadan önce yapılacak olan haberin araştırılması , dayanağı olan belgelerin elde edilmesi, karşı tarafa habere ilişkin söz hakkı verilmesi gerekmektedir.
İnternet sitesi tarafından yapılan haber bu hususların hiçbiri araştırılmaksızın ve tarafıma söz hakkı tanınmaksızın yapılmış olmakla gazetecilik etiği ile bağdaşmamaktadır. Öncelikle gerçeklik ilkesine uyulmamış olup, hakkımda yapılan haber tamamen gerçeğe aykırıdır. Basın özgürlüğü; milletin aydınlatılması amacıyla halka yararlı gerçek bilgiler verilmesi suretiyle icra edildiğinde son derece desteklediğimiz bir kurumdur. Ancak iş bu habere konu hususta tarafımdan 17/25 Aralık süreci sonrasında basın mensupları huzurunda basın açıklaması yapıldığı herkesin malumu iken buna rağmen 15.12.2018 tarihli haberin yapılmış olması da haberin ve haberi yapanların gerçek amacının FETÖ/PDY ile mücadeleden ziyade tarafıma yönelik başka amaçlar güttüğünü, tarafımı ve başında bulunduğum şirketler grubunu toplum nazarında yıpratmaya yönelik olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumda basın özgürlüğü sınırları ihlal edilmiş olup, kişilik haklarıma ve ticari itibarımı zedelemeye yönelik haksız fiiller meydana getirilmiştir.
Bu kapsamda devletine, milletine sadakatle bağlı olan tarafımın hain bir örgüt ile ilişkilendirilerek tarafımı ve başında bulunduğum kurumu yıpratmaya, toplum nazarında kötülemeye yönelik yapılan haber tamamen gerçek dışı olduğu gibi altında haberi yapanların başka amaçları olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kötü amaç önce şahsıma, sonra topluma ve ülkeye hizmet eden şirketime, akabinde istihdam ettiğimiz çalışanlarımıza ve dolaylı yoldan ülkeye zarar verecek uzantıda olup bu kötü niyete itibar edilmemesi gerektiği aşikardır.
Bu açıklamalarım ışığında tarafım hakkında gerçek dışı, tarafımı ve başında bulunduğum Durak Fındık San. ve Tic. A.Ş. ‘ni yıpratmaya yönelik yapılan haberi yapan ve yayınlayan kişileri şiddetle kınadığımı, benzeri nitelikte gerçek dışı haberlerin yapılmaya devam edilmesi halinde ilgililer hakkında yasal yollara başvuracağımı kamuoyuna saygı ile sunarım.
Hasan Basri Durak
YORUMLAR
