SAHTE İLAÇ VE GÜBREYE DİKKAT
A52 TV ekranlarında her Salı günü yayınlanan “Toprağın Bereketi” yine farklı konularla çiftçileri bilgilendiremeye devam ediyor
A52 TV ekranlarında her Salı günü yayınlanan “Toprağın Bereketi” yine farklı konularla çiftçileri bilgilendiremeye devam ediyor.
Ziraat Mühendisi İbrahim Hakan Gün tarafından her Salı günü özellikle çiftçilerin bilgilendirildiği programda, fındıktan tarıma, gübreleme ve birçok konular A52 TV ekranlarında izleyicilere aktarıldı.
“Fındıkta Nasıl Bir Rekolte Bekleniyor”
Yabancı otlarla mücadele tam şu günlerin konusu ama meteorolojik ısınma önümüzdeki dönemde yani yaz döneminde havaların çok sıcak geçeceğini gösteriyor, aslında biraz risk barındırıyor çünkü aldığımız meteorolojik bilgiye göre Amasya’da ve Ordu’nun üst kesimlerinde dolu yağışlarının olduğu ve Samsun’da sel uyarısı verildi, dolayısıyla bir yağış riski olduğunu görüyoruz. Bu durum bizi mevsimsel olarak rahatsız ediyor. Sıvı uygulamalar yapılıyor. Özellikle şu an ilaç uygulamalı uygulamalar yapılıyor. Sıvı uygulamalarının yapıldığı bugünlerde bizi saat 11.00 ile 16.00 arası, güneş ışınlarının en yoğun geldiği dönemlerde bu uygulamaları yapılmaması gerektiğini açıklamış olayım. Fındıkta rekolte herkesin üzerinde durduğu bir konu, rekolte ne olacak? Fındık bahçelerde görünüyor mu? Gerçek anlamda fındıkta nasıl bir rekolte bekleniyor. Bununla ilgili şöyle bir açıklama yapabilirim, daha henüz Ordu’da ve Giresun’da İl Tarım Müdürlükleri sahaya çıkıp net bir rekolte sayımı yapıp rekolte birimi bildirmediler. Haziranın ikinci haftası rekolte sayısı alınır ve bunu mutlaka duyurmuş oluruz.
“Fındıkta Çevresel Ayak İzi”
Silaj mısır ekimi hayvan varlığı açısından bizim çiftçilerimizin çok tercih ettiği bir yol değil. Mısır ekimi yapılıyor ama silaj mısır ekimi konusunda silaj makinası bulmak ve işlemek konusunda bir sıkıntı olduğu için genelde çiftçilerimiz bundan kaçınıyor. Çiftçi yoksa gıda yok, tarım yok, çiftçi yoksa köyler boş bu yüzden bunları çok iyi değerlendirmek lazım. Fındığın ayak izi diye bir proje var. Bu projeyi özel bir ihracat firması ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürütüyorlar. Projenin tam olarak ismi fındık üretiminin çevresel ayak izinin belirlenmesi ve iyileştirilmesi. Fındıkta çevresel ayak izi derken kast ettiğimiz şu, çok sayıda tarımsal ilaç, tarımsal gübre kullanılıyor, tabi bu arada mazot, benzin de kullanılıyor. Mesafeler oldukça birbirinden uzak fındık bir yerden bir yere taşınıyor, aynı zamanda fındığın göçer çiftçileri ve işçileri var, dolayısıyla bir taşınma söz konusu. Bu çalışmayı Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politika Uygulamalar Merkezinden Prof. Dr. Levent Kurnaz gerçekleştiriyor. Biz bun metni tam okuduğumuzda şöyle bir tanıya vardık, küresel iklim değişikliğiyle birlikte denizden 700 metre kadar olan bölgede fındık üretiminde önümüzdeki dönemde bazı riskler söz konusu özellikle sahildeki don riski, üst kesimlerde başka riskler bizi çeşit seçimine ve fındık üretirken fındıkta kullanılan girdilerin seçimi ve örnek bahçelerin verimliliğin artırılması konusunda bir çalışma yapılmasına yönlendirecek. Dönümden elde edilecek bir kilo fındığın verimli ve sürdürülebilir olması çok önemli, o yüzden çeşit seçimi çok önemli. Bu çalışmaların sonucumda özelikle 0.700 bandındaki belki çeşit seçimi bir daha gözden geçirilecek.
“Kimyasallarla Torağın pH Düşürüyoruz”
Yabancı otlarla mücadele konusunda bizim hep önerdiğimiz kültürel mücadele yani tırpan uygulamaları. Çiftçi yerleşik olmadığı için ve 12 ay 24 saat bahçesinde bulunmadığı için en büyük risk bu otların büyümesi, aslında tam zamanlama olarak küllemenin ve börtü böcek mücadelesi için bahçeleme dönemi, ancak bahçedeki ot yükü ister istemez çiftçimizi bahçede bu işi yaparken biraz zorluyor. Tırpan maliyetleri çok yüksek özellikle tırpanın girdi kullanımındaki maliyetleri çok yüksek, bunları göz ardı etmemiz pek mümkün değil ancak ot ilaçlaması için kullanılan bazı ürünler var, bu ürünlerin sahada kullanımı aslında yurtdışında yasak yani glifosat dediğimiz etken madde yurtdışında davalık konulara kadar geldi çünkü kullanımlarında özellikle kullanıcıda yarattığı kanser riski çok yüksek. Bu ilaçlar güneş altında etkisi daha fazla olsun diye kullanıldığı için aslındaki topraktaki bütün mikro organizma hareketlerini maalesef yok ediyor. Isırgan otonu ve yabancı otları mahvetmeye çalıştıkça bu kimyasallarla toprağımızın pH düşürüyoruz ve organik maddeyi maalesef bitiriyoruz.
Biz topraktaki verimlilik faaliyetini artırmak için ahır gübresi kullanalım diye çabalarken yağan asittik yağmurlarla toprağımız asitleniyor dolayısıyla toprağın asitliliğini gidermek için kireç kullanalım 26 azot içindeki, geri kalanı toprağın pH dengelemek için kullanılan kireç ve tuz dolayısıyla pH yükseltmek için aslında biz 26 azot kullanıyoruz. Fındık bölgesinde ya da çay bölgesinde aynı zamanda otla mücadele ederken de bir yandan pH ve organik maddeye de dikkat ediyoruz. 20 litre su içerisine her birini 200 gram olmak üzere limon tuzu, elma sirkesi, üzüm sirkesi, yarım kiloda kaya tuzu koyarak bir karışım yapıyorsunuz, bu şekilde yabancı otla mücadele için bir solüsyon oluşuyor.
''Sahte Ürüne Dikkat''
Çok sayıda sahte ve ne olduğu bilmediğimiz ürünler var. Ben çiftçilerimize özellikle şunu hep belirtiyorum, aldığınız yer mutlaka tarım bayisi, tarım marketi olsun orada mutlaka bir ziraat mühendisiyle görüşerek ürünlerinizi alın. Ürünlerinizi alırken mutlaka faturanızı, fişiniz, belgenizi alın, sahte üründen etkilenmemek için özellikle aldığınız ürünlerde ki etiketler çok önemli eğer organik tarım yapıyorsanız organik tarım etiketini ya da son kullanma tarihini mutlaka görün, aldığınız ürünün hangi meyvede ruhsatlı olduğuna bakın.
Fındık için satılan birçok ürün var ancak fındık için ruhsatlı olmuyor. Bunlar hep bizim için risk. Neden risk? Bahçeye gittiğinizde atacağınız böcek ilacınız olsun, atacağınız yaprak gübresi olsun, atacağınız her türlü sıvı uygulama ya da toz uygulama her ne olursa olsun yapacağınız uygulamanın sonuç vermesi için aldığınızın gerçekten o iş için yaralı olduğunu görmeniz lazım.
YORUMLAR
