Karadeniz Sahil Yolu’nda yaşanan son kaza, bölgedeki ulaşım altyapısını yeniden tartışmaya açtı. Giresun’da şehir merkezinden geçen güzergâhta meydana gelen zincirleme kazada aynı aileden 5 kişinin hayatını kaybetmesi, çevre yolu ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı. Ağır tonajlı araçların şehir içi trafikle aynı hattı kullanması, hem sürücüler hem de yayalar açısından ciddi risk oluşturuyor. Karadeniz hattında kamyon, TIR ve otobüs yoğunluğu her geçen yıl artarken, alternatif güzergâhların yetersizliği dikkat çekiyor. Bölge halkı, özellikle bayram ve yaz aylarında artan trafik yükünün şehir merkezlerinde büyük sorunlara yol açtığını belirtiyor. Giresun’daki kazanın ardından gözler hem Giresun Güney Çevre Yolu Projesi’ne hem de benzer risklerin yaşandığı Fatsa ve Ordu’daki projelere çevrildi.

Giresun’daki Kaza Sonrası Çevre Yolu Tartışması

Giresun’da Karadeniz Sahil Yolu’nun liman mevkiinde kırmızı ışıkta bekleyen araçlara demir yüklü bir TIR’ın çarpması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. İstanbul’dan Trabzon’a giden Yıldız ailesinin bulunduğu otomobilin de karıştığı kazada 5 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Olayın ardından kentte faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, ağır vasıtaların şehir merkezinden geçmesinin büyük risk taşıdığını açıkladı. Giresun Güney Çevre Yolu’nun tamamlanması halinde şehir içi trafik yükünün azalacağı ve benzer kazaların önüne geçilebileceği ifade edildi.

Fatsa Ve Ordu’da Benzer Riskler

Fatsa’da da Karadeniz Sahil Yolu şehir merkezinden geçiyor. TIR, kamyon ve otobüslerin yoğun şekilde kullandığı bu güzergâhta şehir içi trafikle transit geçiş aynı hat üzerinde ilerliyor. Bayram dönemlerinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi büyük şehirlerden gelen araç yoğunluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluşuyor.

Planlanan Fatsa Çevre Yolu Projesi’nin 22 kilometre uzunluğunda, 5 kavşak, 5 tünel ve 3 köprüden oluştuğu belirtiliyor. Projenin tamamlanması halinde şehir içi trafiğin önemli ölçüde rahatlaması bekleniyor. Öte yandan Ordu Çevre Yolu’ndaki çalışmaların da devam ettiği, ancak bölgenin ulaşım sorununun kalıcı şekilde çözülmesi için Samsun–Sarp demiryolu hattının da hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.