Ülkemizde gelişigüzel/kontrolsüz antibiyotik kullanımı, ekonomiyi iki ana kanaldan vurur:
(1) gereksiz ilaç harcaması ve 
(2) antimikrobiyal direnç (AMR) üzerinden büyüyen “gizli maliyetler” (uzayan yatış, pahalı-yedek antibiyotikler, yoğun bakım, iş gücü kaybı). Antibiyotiklerin Türkiye’de tüketim düzeyi: Avrupa’yla kıyas (ölçüm: DDD/1000 kişi-gün) edildiğinde 2 kat müsrifiz.
    •    Türkiye: Sağlık otoritelerinin yayımladığı rehber/sürveyans dokümanlarında, 1.000 kişi başına günlük antibiyotik tüketiminin 42,28 olarak raporlandığı ifade ediliyor.  
    •    AB/AEA ( Avrupa Birliği / Avrupa Ekonomik Alanı ) ortalaması (2024): ECDC’ye göre toplam tüketim (toplum+hastane) 20,3 DDD/1000 kişi-gün.  Yani ülkemizin yarısı kadar. 

Bu ölçekte bakınca Türkiye, AB ortalamasının yaklaşık 2 katı düzeyde antibiyotik tüketiyor görünüyor (42,28 vs 20,3).  

Bu durum elbette ülkemizde ekonomiyi de sağlığı da olumsuz etkiliyor. Ekonomiye etkisi, “ilaç parası”ndan çok daha büyük kalemler etkileniyor : 

A) Doğrudan maliyet (reçete/ilaç bütçesi)
    •    Gereksiz antibiyotik reçeteleri; SGK/ödeyici açısından doğrudan ilaç harcamasını artırır.
    •    Ancak asıl yük, aşağıdaki AMR ( Antibiyotik direnci , Anti mikrobiyal Rezistans ) maliyetleriyle katlanmaktadır. 

B) Antibiyotik Direnci  ( AMR) üzerinden artan sağlık harcaması ciddi rakamlara dayanabilmektedir. 
Ayrıca Antibiyotiklere  Dirençli enfeksiyonlar:
    •    hastanede kalış süresini uzatır,
    •    yoğun bakım ihtiyacını ve komplikasyonları artırır,
    •    malesef , daha pahalı/yan etkisi yüksek “yedek” , elimizde son koz kalan antibiyotiklere yöneltir hekimleri . 

Türkiye odaklı ekonomik değerlendirmelerde de direncin yatış süresini uzattığı ve yoğun bakım ihtiyacını artırarak sağlık harcamasını da yükselttiği vurgulanır.  

C) Üretkenlik kaybı (iş gücü ve iş günü kaybı ve erken ölüm)
    •    Daha uzun hastalık süresi, işgünü kaybı, sakatlık/erken ölüm → GSYH  (  Bir ülkenin sınırları içinde, belirli bir yılda üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal toplam değeri ) ve verimlilik kaybı oluşur. 

AB örneği, ölçeği göstermesi açısından çarpıcı:
    •    AB’de dirençli enfeksiyonların yıllık ek sağlık harcaması ve üretkenlik kaybı ~€1,5 milyar olarak belirtiliyor.  
    •    ECDC ( European Centre for Disease Prevention and Control, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ) , AB/AEA’da AMR nedeniyle yılda 35.000’den fazla ölüm tahminini paylaşıyor (2020 verisine dayalı).  

Peki Avrupa ülkeleri “kontrol” işini nasıl yapıyor (Türkiye’ye kıyasla), neden daha başarılı olabiliyorlar ? 

    •    AB’de tüketim izleme ve hedefler daha sistematik: ECDC raporları tüketimi düzenli izleyip 2030’a yönelik hedeflerle karşılaştırıyor (2024’te ortalama 20,3 ve hedef 15,9 DDD/1000 kişi-gün).  
    •    Ayrıca antibiyotiklerin AWaRe (Access/Watch/Reserve) dağılımı takip ediliyor; 2024’te AB ortalaması %60,3 Access düzeyinde ve hedef >%65.  

Türkiye’de ise son yıllarda önemli adımlar var:
    •    2015’te reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanması sonrası tüketimde düşüş eğilimi bildiriliyor.  Çok etkili bir uygulama olmuştur. 

Ama tüketim seviyesi hâlâ yüksek göründüğü için (42,28), denetim + eğitim + klinik karar destek + performans geri bildirimi paketinin daha “sert ve ölçülebilir” uygulanması ekonomik açıdan kritik önem arzetmektedir. 

Ülkelerin Ekonomisi açıdan en “kârlı” müdahaleler (kanıta dayalı çerçeve) nelerdir ? 

OECD’nin AB/AEA değerlendirmesi, birçok müdahalenin kişi başı çok düşük maliyetlerle (yaklaşık €0,15–€1,3/kişi-yıl) uygulanabildiğini; kapsamlı paketlerin ise uzun vadede ciddi fayda sağladığını vurguluyor.  

Türkiye için pratik politika paketi (ekonomi diliyle):
    1.    Birinci basamakta hızlı test/klinik karar desteği + reçete geri bildirimi çok iyi takip edilmelidir. 
    2.    Hastanelerde antimikrobiyal yönetim (stewardship) + enfeksiyon kontrolü ciddi olarak yapılmalıdır, sert tedbirler alınmalıdır. 
    3.    Toplumda talep azaltma işine önce komşu, arkadaş ‘ın “antibiyotik isteme” davranışını kıran kampanyalar yapılmalı . 
    4.    Ölçüm: DDD ( Defined Daily Dose, Tanımlanmış Günlük Doz)+ AWaRe ( AWaRe — Access erişim / Watch izle / Reserve yedek - sınıflaması , akılcı kullanım ) + direnç oranı + yatış süresi + maliyet göstergeleri (düzenli raporlama) her ay düzenli takip edilmeli, riskli kurumlar ve gerekirse hekimler mutlaka uyarılmalıdır. 

Sonuçta, fazla ve gereksiz antibiyotik reçete edilmesi, hem toplum sağlığına hem de milli ekonomimize yapılabilecek en büyük kötülüklerden bir tanesidir. ‎