BASIN AÇIKLAMASI — Beynin Basın Sözcüsünden
Dün takım olarak değil, beyin olarak sahadaydık.
Maçın ilk düdüğüyle birlikte duygusal kanadımız öne atıldı, mantık savunmada kaldı.
Ama merak etmeyin; ikinci yarıya daha dengeli bir zihinsel dizilişle çıktık.
Maçın hemen başında yaşadığımız pozisyon sonrası, “adalet lobu” kısa süreli bir panik yaşadı.
Penaltıydı dedik, ama görsel korteksimiz “hakem görememiştir” diyerek olayı uzatmadı.
Kasıt aramadık, sadece insan beyninin klasik bilişsel yanılgılarından biri olarak kayda geçtik.
Yardımcı hakemin ofsayt bayrağını kaldırdığı an, beynimizin motor nöronları refleksle zıpladı.
Fakat hemen ardından prefrontal korteks devreye girdi:
“Yanlış gördük, olur böyle şeyler” dedi.
Kendimizi sakinleştirdik, çünkü bu maçı limbik sistemle değil, bilinçle oynamaya kararlıydık.
Dördüncü hakemle kurulan göz teması, empati nöronlarımızı harekete geçirdi.
“Hocam haklısınız, sizin penaltınız net ama bu penaltıya bir şey diyemiyorum, devre arasında arkadaşlara söyleyeceğim” sözü,
bizde iyi niyete verilen iyi niyetli bir nörolojik yanıt olarak değerlendirildi.
45. dakikada verilen penaltıda, amigdala ayağa kalktı:
“Faul yok! Elle oynama da yok!” diye bağırdı.
Ancak beynin denetim kurulu olan prefrontal korteks hemen susturdu:
“Yakışmaz. Duyguya kapılma.”
İkinci yarıdaki penaltı kararında, savunma oyuncumuzun rakibe değil topa dokunuşunu 200 Megapiksel görsel hafızamız kaydetti. Yakını göremeyen loblarımızdan gelen sinyaller zayıftı; belki de bu, bazen burnunun dibini gördüğünü sanma bilincin kaderiydi.
Hakemin kararlı ve keskin tavrını “mahcubiyetinden kaynaklı bir saygı duruşu” olarak yorumlamak istedik,
ama mantık merkezimiz “romantizmi bırak, bu bir futbol maçı” diyerek bizi toparladı.
Ve sonunda beynimizdeki analiz odası son kararı verdi:
Kendimize bakalım.
Fırsat lobumuzu neden kapattık?
Boş kaleye topu gönderemeyen sinir yollarımızda neden gecikme var?
İlk yarıda baskıyı kuran bilişsel enerji, ikinci yarıda neden baskıyı artıramadı?
Bizim için mesele artık hakemin kararında değil, kendi nöronlarımızın karar alma hızında.
Çünkü beyin bilir:
Bahane üretmek kısa devredir.
Çözüm üretmek, gerçek zekâdır.
Saygılarımla
Dün takım olarak değil, beyin olarak sahadaydık.
YORUMLAR
