
Ünye Cumhuriyet Halk Partisi ilçe Başkanı Ali Yalçın gündemde kamuoyunu meşgul eden konular hakkında basın açıklaması yaptı.Başkan Yalçın fındık üreticinin mağduriyetinin giderilmesinden,yeni devlet kurulması yönünde yapılan spekülasyonlara ve Çamlıkta sergilenen tutuma varıncaya kadar değerlendirmelerde bulundu.
Ünye Cumhuriyet Halk Partisi ilçe Başkanı Ali Yalçın'ın gündeme dair yapmış olduğu basın açıklaması şöyle;
Ünye’den Ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz, fındık üreticisine sahip çıkın
Türkiye'de yaklaşık
700 bin hektar arazide aile işletmeciliği biçiminde yaklaşık
400 bin çiftçi fındık üretimiyle uğraşıyor.
Dünyadaki toplam fındık üretiminin yüzde 65-70'ini Türkiye tek başına gerçekleştiriyor.
Böyle bir potansiyele karşılık Türkiye'nin fındıktan hak ettiği kazanımı sağladığını düşünmüyoruz.
Türkiye, fındık ihracatından yıllık bazda ortalama
2,5 milyar dolar civarında döviz elde ediyor.
Dünyadaki üretimin yüzde 70'ini karşılayan bir
potansiyel hacim açısından bu rakam bize göre
devede kulak kalıyor.
Devletin 2009 itibariyle piyasadan elini çekmesiyle fındıkta
serbest piyasa ekonomisi olduğu iddia ediliyor ama sektörde serbest piyasa koşulları tam ve sağlıklı olarak işlememektedir.
Alıcı ve satıcının eşit şartlarda olmadığı bir ortamda gerçekten adil bir serbest piyasa ortamından bahsedebilir miyiz?
Kısacası Türkiye artık ayakları yere basan bir
fındık stratejisi oluşturmak zorundadır.
Fındıkta hasat zamanı geldi çattı.
hatta sahil kesimlerde tamamlandı. Ağustos ayı sonuna kadar da fındık hasadı bitmiş olacak. Şu ana kadar maalesef Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tahmini rekolte açıklaması dahi yapmadı. Fındığımız şu kadar ton diyemedi. kendisinin dışında, rekolte açıklanmasını da yasakladı.
Belki 3-5 gün sonra fındığını kurutan üreticiler ürünlerini çuvallayıp satışa sunacak, TMO’nun fındık alıp almayacağı, alacaksa kaç liradan alacağı henüz belli değil. Bu da piyasada fiyat baskısı oluşturmaktadır.
Fındık üreticisine yazık değil mi? Bu piyasayı manipüle edenler hiç fındık bahçesine girmişler mi. Hiç patoz tozunu yutmuş mu?. fındığın ne emekle ne masraflarla üretildiğini bilmeyenler masa başında hesap yapanlar maalesef duyarsızlıklarına devam ediyorlar.
Teknolojinin ilerlediği, iletişimin bu denli geliştiği bir süreçte rekolteyi tespit etmek, fındığın geleceğiyle ilgili karar almak çok mu zor. Bunun üretimi belli. Dünyadaki üretimi belli ama hiçbir şey yapmayarak sadece doğrudan gelir desteğini vererek fındık üreticilerine olan sorumluluklarını bu hükümet yerine getirdiğini sanıyor. Partimiz defalarca fındıkla ilgili soru önergeleri vermesine rağmen hükümetten cevap mahiyetinde tek bir cümle yok. Sayın Cumhurbaşkanı Karadeniz gezisinde bile fındığı ağzına almadı, tek kelime etmedi.
"Fındık üreticisi yok sayılıyor."
Fındık üreticisinin emeğinin hakkını kollamak zorunda olan hükümetten fındıkla ilgili şunu yapacağız, bunu yapacağız diye birşeyler duydunuz mu? Referandumun hemen arkasından Toprak Mahsulleri Ofisi piyasaya girer gibi oldu ama girmesiyle çıkması bir oldu. Biz TMO'nun taban fiyatı belirlediğini sandık ama tavan fiyatı belirlemişler. Şu anda TMO ile ilgili de hiçbir hazırlık yok. Biz diyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisi bu bölgede oy aldığı insanlara karşı mutlaka yükümlülüğünü yerine getirmelidir.
Bizim beklentimiz fındığın gerçek değerini bulmasıdır. Eğer fındığa gerçek değeri verilmezse üretici mağdur olacaktır. Biz, Fındık üreticisine sadaka verilmesini değil, sahip çıkılmasını, alın terinin karşılığının verilmesini istiyoruz.
Biz fındık ürünü için yasal bütün yolları deneyerek üreticimizin yanında yer almaya devam edeceğiz.
ÇAMLIK HAKKINDA
Çamlıkta ağaç kesme ile başlayan süreç te Ünye’de Siyasi partiler, Kent Konseyi, Sivil toplum örgütleri ve halkımız hemen örgütlenerek gerek yazılı basında gerekse sosyal medya kanalıyla tepkilerini ortaya koymuşlardır. 10 Ağustos’ta da Çamlıkta basın açıklaması yapılacağı duyurulmuştu. Ünye’den yükselen bu tepki karşısında Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısında Sayın Başkan, Ünyelilerin hassasiyetinin kendi hassasiyetleri olduğunu belirterek, " Çamlık Projesi’nden vazgeçme ve bundan sonra da söz konusu alanda herhangi bir yatırım yapmama kararı aldık” demiştir.
Ünye’de çamlık projesi iptal haberi hepimizi sevindirmiştir. Ancak Sayın Başkan’ın ”hiçbir yatırım yapmama” kararını da doğru bulmuyorum. Biz Çamlık’ın betonlaşmasına, ticari rant sağlanmasına ve ağaç kesimine karşıyız. Mantıklı olan kamusal alanı koruyarak, Belediye tarafından eski tesislerin yıkıldığı, şu an çevrili olan alana, kır kahvesi, kafeterya tarzı ahşap bir tesisin yapılmasıdır.
Ünyelilerin birlikte hareket etmesi. Çamlık projesinin iptal edilmesinde büyük etken olmuştur.
Başta partimiz üyeleri olmak üzere emeği geçen herkese sizler kanalıyla teşekkür ediyorum.
Ancak bir konuyu buradan aydınlatmadan geçemeyeceğim. Normalde Çamlıkta basın açıklaması proğramımız vardı. Ancak karşı çıkılan projenin iptal edilmesi üzerine basın açıklaması yapmanın bir anlamı kalmadı.
Bu haberi kutlamak isteyen halkımız çamlıkta toplanarak kutlamalarda bulunmuşlardır. Birkaç kişi, sosyal medya kanalıyla siyasi parti başkanlarının Çamlıkta olmaları gerektiğini söyleyerek tepki göstermişlerdir. Ben bu görüşleri saygı ile karşılıyorum, ama bu tarz düşüncelere katılmıyorum. Ben Ünye’nin çocuğuyum okuldan kaçarak sığındığımız yer o çamlık olmuştur. Bizim dönemimiz gençliğinin hemen hemen hepsinin çamlık için mutlaka birer anısı vardır. Çok istememe rağmen siyasi kimliğimden dolayı Çamlıkta olamadım. Eğer çamlıkta olsaydım hem çamlıktaki toplantı hem de yürüyüş CHP tarafından organize edildiği söylenecek bu kadar güzel toplantı provoke edilecekti. Biz, Basın ve Sosyal medya aracılığı ile koyduğumuz tepki ile görevimizi yerine getirdik ve amacımıza ulaşmış olduk. İktidar alternatifi olan CHP’nin ilçe başkanı olarak siyasi sorumluluğumu ön planda tutarak katılmam halinde şov niteliğine dönüşecek olan ve istismara açık olan bu tür etkinliğe katılmadım. Bu aşamada emeği geçen herkese tekrar çok teşekkür ediyorum.
YENİ DEVLET
Son zamanlarda Sivil Dayanışma Platformu Başkanı ve Adalet Kalkınma Partisi MYK eski üyesi Ayhan Oğan bir televizyon programında yeni devlet kurmaktan bahsetti.
Kimse Türkiye Cumhuriyeti devleti dışında bir devlet düşünmesin. Türkiye Cumhuriyet devleti ilelebet yaşayacaktır. Bu devlet masa başında kurulmadı, bu devlet atalarımızın kanlarıyla kuruldu. Onun için hiç kimse böyle bir hadsizliğe bulaşmasın. Biz bu ülkede hep birlikte birlik ve beraberlik içerisinde yaşamak istiyoruz. Kendileri ayrı bir devlet istiyorlarsa Türkiye Cumhuriyeti devletini terk edip gitsinler. Nerede yaşamak istiyorlarsa da yaşasınlar.
Biz bayrağa ve ezana her zaman sahip çıkacağız. Bu ülke Çanakkale ruhu ile geldi bugünlere. O ruhu da devam ettireceğiz. O kendini bilmez kimden cesaret alıyor bilmiyoruz ama bu söylediklerini kabul etmemiz asla mümkün değil. Bu ülkede bir tek devlet var, o da Türkiye Cumhuriyeti devleti, o da sonsuza kadar yaşayacak.