aaa   https://www.youtube.com/watch?v=PJ06pGzbcgM&t=49s Ünye’de Babadan Kalma Nostaljik radyo restore edilerek gün yüzüne çıkarıldı. Ebru Pansiyon İşletmecisi Hasan Kalafat, Babasının 60’lı yıllarda yurt dışından Ünye’ye getirdiği radyoyu, kendi elleriyle tamir ederek günümüze kazandırdı. Dış kasasında ve iç bölümlerinde büyük deformeler olmasına rağmen radyoyu ilk günkü görünümüne getirmeyi başaran Kalafat, İç panelini de temin ettikten sonra radyoyu faal hale getirmeyi hedefliyor. Ebru Pansiyon işletmecisi Hasan Kalafat: “Çocukluğumuzda eskiden televizyon yoktu. Çocukluğumuzda ki en büyük eğlencemiz, TRT’nin Türk Sanat müzikleriyle bizleri neşelendiren bu aaradyoyla büyüdük. Yıllar sonra tabi televizyonlar, bilgisayarlar devreye girince bunlar unutuldu. Eşimin dikkatini çekmişti kabuklukta, eski tabirle odunlukta atıl vaziyette çürümüş bir şekildeydi. Baktım önü sağlam, ‘eşim bunu yaptıra bilir miyiz, senin de elinde geliyor bazı şeyler’ dedi. Benimde hoşuma gitti tabi ki, annecim ve babacım aklıma geldi.  Babam bunu 60’lı yıllarda yurt dışından, Almanya’dan getirmişti. Bizlere de vesile oldu,  bu yaptığım benimde hoşuma gitti gerçekten, onları yâd etmek vardı, Allah mekânlarını cennet etsin annecimin, babacımın.” Eskiyi Sahiplenmek Lazım… Baba yadigârı radyoyu tekrar gün yüzene çıkarmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Hasan Kalafat: “Güzel oldu, kardeşlerime de attım resmini onlarda duygulandılar. Tabi sahiplenmek lazım eskiyi, artık insanlar eski kültürlerini unutur oldu. Bu anlamda bazı insanlara eski nostaljiyi yaşattığımı düşünüyorum. Radyonun tamamen içi çürümüştü, dış kasası tamamen yok olmuş derecedeydi. Dış kasasını değiştirdim komple, arka paneli değiştirdim, zaten sağlam olan kısmı önüydü. Önünü temizledikten sonra tinerle, vernikleyince bu hale geldi. Radyo tarzına getireceğim, içinin şuanda siparişini verdim radyo kısmının. Radyo takıldıktan sonra, en azaaaaaaından yine radyo çalar hale gelecek” dedi. O Dönemde Müzik Konusunda Tek Eğlencemiz Bu Radyoydu… Kalafat: “Çocukluğumuzda boş vakitlerimizi akşamları geçirebileceğimiz, daha doğrusu elektrik geldikten sonra bizleri dinlendiren, müzik konusunda tek eğlencemiz buydu. Televizyon yoktu zaten o dönemlerde eskiden. Radyoda o yıllarda hikâyeler vardı, şimdiki sinema tarzında, o zaman hikâye anlatılırdı. Şimdinin dizileri yerine bizde hikâyeler dinlerdik o zamanlar. TRT’de daha çok o dönemlerde Türk sanat müziği, halk müzikleri tarzında dinlediğimiz yayınlar vardı. İnsanlar televizyondan, bilgisayardan ellerinden geldiği kadar uzak kalıp, eski anıları canlandırmak, eskileri hayal etmek, o eski kültürümüzü canlandırmalarını tavsiye ediyorum insanlarımıza” diyerek sözlerini noktaladı. aaa aaaaaa aa a aaaaa a rrrrrrrfffcv