Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman, Ünye'nin tek ulusal yayın yapan televizyonu A52 TV'de hafta içi her sabah saat 10.00'da yayınlanan İrfan Çavuşoğlu ile Manşet programına konuk oldu. 'Fidan Bizden Destek Sizden' kampanyasının ilk etabını tamamlayarak yardımları Hatay'ın Samandağ ilçesine bizzat ulaştırdıklarını belirten Başkan Osman Sarı Kahraman, çiftçilerden destek geldikçe yardımlara devam edeceklerini ifade etti. Başkan Sarıkahraman, telefon bağlantısı ile katıldığı 'Manşet' programındaki açıklamalarında şu başlıklara yer verdi; 'Fidan Bizden Destek Sizden' Kampanyamız Devam Ediyor Ünye Ziraat Odası olarak yapmış olduğumuz 'Fidan Bizden Destek Sizden' kampanyası ile elde ettiğimiz gelirin tümünü, deprem bölgelerinden biri olan Hatay'ın Samandağ ilçesine bizzat götürerek ilettik. Yardımlarımızın ilk katı etabı tamamlandı, ikinci etabı devam ediyor. Üreticimiz bize destek verdiği sürece biz de deprem bölgesini kalkındırmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Yardımlarımıza ulaştırmak için Hatay'a gittiğimizde oranın tamamen yok olduğunu gördük. Hatay'da bir tane sağlam bina yok desek doğrudur. Zaten can kaybı da çok fazla. Ama şu anda bizi ilgilendiren durum orada hayatın devam etmesi ve bunun için destek olmak. Deprem Bölgesinde Tarımsal Çalışmalar Olmazsa 'Tarım Türkiye'de Çöküş Yaşar' Orada tarım üzerine de gözlemler yaptım.  Eğer Tarım Bakanlığı burada insanların göçünü önleyemez ise, hayatı devam ettirmeleri noktasından bir proje ya da program yapmaz ise insanlar o bölgelerden korkarak kaçar. Bahsettiğimiz bu yerler de ülkemizin 7 bölgesinden biri. Eğer ülkemizin 7'de 1'i dediğimiz bu bölgede tarımsal çalışmalar olmazsa tarım Türkiye'de çöküş yaşar. Tarımsal üretimi yeniden ayağa kaldırırsak bu sıkıntıları daha kolay atlatabiliriz diye düşünüyorum. Çadır Kentler ve Konteynırlar Tarım Alanlarına Çekilmeli Deprem bölgesindeki insanlara sadece yaptığımız yardımlarla destek olmanın yeterli olduğunu düşünmüyorum. İnsanlar hala şoktan çıkmış değil, bence psikotekniğe de çok ihtiyaç var. Geceleri bir tane evde dahi lamba yanmıyor. Çadırlarda ve konteynırlarda yaşayan insanlar da aynı şekilde hem psikolojik hem şartlar olarak zor durumdalar. Bir an önce konteynırlar ve çadır kentler tarım alanlarına çekilebilir. En azından insanlar toprakla iç içe olduklarında, birşeyler ekerken dikerken kendine gelebilirler. Bu esnada tarım alanlarına da tohum ve gübre desteği verilmeli. Yatay Mimari Dikey Mimari Diye Kendimizi Kandırmayalım Akıllı Mimari Yapalım Ülkemizin gelecekle alakalı demokratik yapısını da düşünmemiz lazım. Tabii ki her şey Allah'tan geliyor ama planlama bizden olmalı. Bence tarım alanlarına beton olan bir çöp dahi dikilmemeli. Tarım olmadan ekmek olmaz. Dolayısıyla üretim alanlarımıza, su havzalarımıza dokunmayalım. Ormanlarımızı yok etmeyelim. Yerin altındaki bir avuç maden için yüzyıllarca altın değerinde ürün verecek olan topraklarımızı kahrediyoruz. Artık bu yanlıştan dönelim. Bu süreçten hepimiz akıl almalıyız. Yatay mimari dikey mimari diye kendimizi kandırmayalım, akıllı mimari yapalım. İnsanlara mezarlık inşa etmeyelim, yaşam alanları kuralım. " Dedi.   https://www.youtube.com/watch?v=QXpPZNFEiOU&ab_channel=A52TV-%C3%87ak%C4%B1rTv