CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Ordu’nun il ve ilçelerinde peş peşe verilen maden ruhsatlarına karşı çok sert açıklamalarda bulundu. Tanal, çevresel risklerin ötesine geçen bir tehlikeye dikkat çekerek, uygulanan sistemin hem hukuk hem de kamu yararı açısından büyük sorunlar barındırdığını ifade etti.
Mahmut Tanal, modern madenciliğe karşı olmadıklarını, karşı çıktıkları şeyin “vahşi yöntemler” olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“ Türkiye’nin sorunu maden çıkarılması değil; madenin nasıl çıkarıldığıdır. Avrupa’da bir dağın tepesini dinamitle patlatmıyorlar. Ormanı yok edip dereyi bozup köyü nefessiz bırakmıyorlar. Sadece bir kapı açıp dağın altından giriyor ve çevreye dokunmadan modern yöntemlerle çıkarıyorlar. Bizde ise dağın tepesi sıyrılıyor, orman kesiliyor, su yatakları parçalanıyor, ekosistem çökertiliyor.”
“Ordu’da kamu yararı yok, şirket çıkarı var”
Tanal, Türkiye’de çıkarılan madenlerin büyük kısmının yabancı şirketlerin eline geçtiğini, ülkeye kalan payın ise “komik seviyelerde” olduğunu belirtti.
“Maden bu kadar stratejikse devlet kendi arar. Aramıyorsa, ruhsat veriyorsa pay oranını yükseltir. Bugünkü gibi kırıntı seviyesinde olmaz. Ordu’da yapılan; doğanın talan edilmesi, kamu yararının yok sayılması, milletin çıkarlarının pazarlanmasıdır.” dedi.
Milletvekili Tanal, Ordu’da uygulanan maden politikalarının Anayasa’nın 56. maddesine, Çevre Kanunu’na, Mera Kanunu’na ve Orman Kanunu’na açıkça aykırı olduğunu savundu.
“Bu ülkenin dağını delen vahşi madenciliğin ne işi var?”
Tanal’ın soruları sertti:
-
“Dağın tepesini kesip doğayı yok eden vahşi madenciliğin bu ülkede ne işi var?”
-
“Madenleri üç kuruşa götüren bu sistemin meşruiyeti nedir?”
Tanal, modern, denetimli, bilimsel ve doğayı koruyan madencilikten yana olduklarını vurguladı.
“Ordu’nun yaylaları rantın değil, milletindir”
Açıklamasını net bir mesajla sonlandırdı:
“Vahşi madene geçit yok! Talan düzenine izin yok! Ordu’nun yaylaları, dereleri, ormanları rantın değil milletindir.”
