
https://youtu.be/LVjj1s8-SZg
Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen ile Çakır Medya Genel Yayın Yönetmeni Cihan Çakır'ın, Ali Nevzat Yüzüncü Yıl Restauranta gerçekleşen özel röportajını sizlerle paylaşıyoruz.Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen Çakır Medya okuyucuları ve Çakır Tv izleyicileri için yapmış olduğu özel açıklamalarda ,gündemi meşgul edecek konulara değindi.
Mimar Nihat Şen'in günden yaratacak açıklamaları şöyle;
Cihan Bey sizin değeriniz benim gözümde her zaman fazla çünkü Ünye’de tarafsız gazeteciliği ve medyayı gerçekleri topluma yansıtma anlamında sizin gibi değerli kardeşimin her zaman yanında ve programında olmak bana her zaman gurur kaynağı oluyor. Bu arada hem sizin hem Ünyeli hemşerilerimin geçmiş Ramazan Bayramınızı kutluyorum, nice birlik dirlik ve güzellikler içinde nice Ramazan Bayramları diliyorum.
Devletçi zihniyetten kurtulup özer şirket statüsünde yönetilen bir belediyecilik olması lazım.
Konuşmalarınız başında vatandaşın beklentilerinden bahsettiniz. Türkiye siyasetinde bundan sonra vatandaşın

beklentilerinin çok daha önemli olacağı kanaatindeyim. Vatandaşın görüşlerinin ne kadar dikkate alındığı tartışılır ama bu saatten sonra artık tartışmayı bırakıp Ünye, Ordu ve memleket için ne yapılabilir ana bakmak lazım. Ulusal ve yerel kanallarda yeni belediyecilik hizmetinin Türkiye’de artık değiştiğini vurguluyoruz. Artık belediyecilik kaldırım, park yapmak ve yolları süpürmek değil gelişen bu dünya düzeninde yeni belediyecilikte alışa gelmişin dışında çok farklı uğraş alanlarında olması lazım. Artık yeni belediyecilik kendi planlamasını, ekonomisini, sağlığını, eğitim ve öğretimini hem planlayabilecek hem de ihracı anlamda yapabilecek bir belediyecilik anlayışı Türkiye’de hâkim olacak. Yani bu ne demek Ankara merkezli planlama ve yatırım ile ilçe belediyelerini yönetmemiz mümkün değil. Dünya artık çok küçük eğer siz Ordu ve Ünye’de mevcut konumunu bir sonraki yıllara taşımak istiyorsanız ve bulunduğunuz ilçeyi hangi eksen üzerinde büyütmek istiyorsanız her zaman bunu söylüyorum 50 ve 100 yıl sonrasını şimdiden ve tek bir seferde planlayarak yapmak durumundasınız..
Belediyeler artık özel şirket gibi kendi yönetimini, kararını ve yatırımını yapabilecek zihniyette olabilmelidir. Artık devletçi zihniyetten kurtulup özer şirket statüsünde yönetilen bir belediyecilik olması lazım. Zaman çok hızlı ilerliyor bazen bu hıza hayretler içerisinde şaşırıp kalıyoruz tabi bu dünyanın dönme hızı ve günlük yaşantımız ile alakalı artık biz yatırımcıyı kendimiz bulup yatırımı kendimiz yapacağız. Büyümeyi hangi eksende yapıyorsak hangi doğal ve yeraltı zenginliğimiz varsa onların değerine vararak bulunduğumuz il ve ilçeyi yatırım ve marka bir şehir yapmak durumundayız. Gidip Ankara’nın kapılarında bekleyerek olmaz.
Bulunduğunuz il ve ilçe kendi planlamasını mutlaka kendi içerisinde çevirmek ve alternatiflerini kendi planlamak durumundadır. Yani iller bankasından gelecek desteğin kendi bulunduğunuz il veya ilçedeki nüfusa göre göndereceği o maddi imkânlarla bir belediye yönetmeniz mümkün değil. Sadece eleman maşını ödemek ile bir belediyecilik yapamazsınız. İlçeyi, ili ve ülkeyi büyütmek ve geliştirmek istiyorsanız değerlerinizin farkına vararak kendi planlamanızı mutlaka yapmak durumundasınız. Onun için vizyoner bir bakış açısı değişen dünya üzerinde yerinizi ve pozisyonunuzu ona göre mutlaka almak durumundasınız. Ankara’dan bize yardım gelmiyor diye bir şehri geliştirememek gibi bir şey yok. O yüzden kendi değerlerine ve özüne bağlı zihinsel dönüşüm modellemesini yaparak kendinizi büyütmek durumundasınız. Ankara’dan yardım gelmezse yapamayız diyerek olmaz işte bu yüzden illerimiz, ilçelerimiz çarpık bir kentleşme ve yaşanılabilir bir şehircilik anlayışıyla karşı karşıya değiliz.
Servetimize servet katmadık

Sizlerin aracılığıyla da kamuoyunun bilmesini istiyorum. Kentsel dönüşüm uzmanı mimar Nihat Şen 2014 yılına kadar 30 yıllık ticari hayatında kendi işini ve şirketini kurmuş. Türkiye’nin birçok yerinde yurt içi ve yurt dışı olmak üzere müteahhitlik hizmeti yapmış ve kendi karınca kararınca servetini serbest iş hayatında alın teri ile tırnakları ile kazıyarak bir yerlere gelmiş Ünye’nin yetiştirdiği birisi. Yani 2014 yılından sonra ben devletin bizi göreve çağırmasıyla bürokrasi de kendi geçimiyle alakalı hiçbir beklentisi olmayan hatta tüm harcamalarını bürokraside de dâhil kendi sermayesinden harcayarak hatta adaylık süresinde hiçbir siyasi partilerden maddi destek almayarak kendi bütçesi ile bir takım çalışmalar yapmış bir kardeşinizim. Yani be bürokrasiden bu güne kadar kendi servetine servet katmış bir kardeşiniz değilim öncelikle kamuoyunun bunu bilmesini istiyorum.
Ünye’ deki en büyük problemlerden birisi çöp projesi
Ünye bölgesinin halkının çok ciddi sorunları var. 2009 yılında belediye başkanı adayı iken gündemimde kentsel dönüşüm yokken kentsel dönüşümden, çöp probleminden, çarpık imar sorunundan, bahseden biriyim. Biz değerlerimizi kaybettik, kendi özümüze dönüp zihinsel dönüşüm modellemesini yapmadan sizin altından sarayınız olsa içinde huzur bulmadığınız bir ortam yapmanın bir anlamı yok. Günesin denizden doğup denizden battığı cennet Ünye dediğimiz bir memlekette 30 yıldır deniz kenarlarına hala çöp dökülüyorsa ve Ünye’ye çöp kokuları arasında giriliyorsa, mavi bayrak dediğimiz denizlerden hala çöp akıyorsa biz Ünye’yi bir turizm kenti ve doğa cenneti diyemeyiz. Biz kendi yerimizi maalesef kendi ellerimiz ile yitiriyoruz. Bu nedenle hep uzun vadeli bir planlama yaparak artık yitirdiğimiz değerleri çok acil bir şekilde geri kazanmamız lazım. Bana göre Ünye’ deki en büyük problemlerden birisi çöp projesi. 2009 yılında da bahsetmiştim Amerika’yı yeniden keşfetmenin bir anlamı yok. Yerel idarenin cebinden bir lira bile çıkmadan bugün çöp fabrikası kurarak, bu fabrikadan elde edilecek gelirle hem Ünye Belediyesi’ne hem Ünye ekonomisine hem de Ünye’nin ve çevre ilçelerin çevresel etkilerine faydanız olacaktır.
Gelecek Düşünülerek Organize Sanayi Adımları Atılmalıdır
Ben kendimi bildim bileli Ünye’ye organize sanayi konusu söyleniyor. Gelişen Dünya düzeninde Dünya’da her dakikada yeni icatlar oluyor. Artık Dünya’da da Türkiye’de de organize sanayinin şekli değişti. Bundan 8 yıl sonra o yapılan büyük binaların hepsi boş betonarme binalar olacaktır. Artık sanayi evde sanayiye, robotik şekile dönmektedir. Biz gelişen teknoloji ve gelişen Dünya düzeninde Ünye’yi hangi sanayiye konumlandıra biliyorsak bence ona göre devam etmemiz gerekmektedir. Boş betonarme binalardan müteşekkir edecek bir organize sanayi yerine gelecek yıllardaki organize planlamasına göre Ünye hazırlanmalıdır.
Bölgesel Zenginlikleri Koruyan ve Yeniden Faaliyete Geçirilen Turizm Hamlesi Yapılması Lazım
Ünye’nin en büyük problemlerinden biri de Ünye’nin arka mahalleleridir. Ben herkes evinde uyurken sabah

namazından sonra Ünye’nin arka mahallelerini yaya olarak gezerim. Ambulansın, itfaiyenin giremeyeceği sokaklar var, evler rutubetli, insanların rahat bir şekilde nefes alabileceği bir ortam yok. Ben 2009 yılında Ünye’de kentsel dönüşümü başlatmamız gerekiyor derken bugünlerde Türkiye’de topyekün bir kentsel dönüşümden bahsediliyor. Biz artık söylemden eyleme ve icraata geçmemiz gerekiyor. Doğa zenginliğimize mutlaka sahip çıkmamız lazım. Sadece Ünye Kalesi’ni restore ederek Ünye’ye ve bölgeye turizm anlamında bir değer katamazsınız. Siz bölgenizdeki diğer tarihi eserleri de kendi düzeni içerisinde yenilemeniz gerekmektedir. Bölgesel zenginlikleri koruyan ve yeniden faaliyete geçirilen bir turizm hamlesi yapılması lazım. Siz insanları bu zenginlerleri kullanarak buraya çekemezseniz, burada yapılan oteller de boş bir bina şekline dönüşür.
İşi Bilmeyen Bir Yönetim Anlayışıyla Ünye Bugünkü Hale Gelmiş Durumda
Dünya’da artık tek turizm deniz turizmi değildir. Kültür, doğa, kongre gibi turizm çeşitleri var. Ünye’de de bu güzelliklerin hepsi vardır. Ancak malesef yıllardır işi bilmeyen bir yönetim anlayışıyla Ünye bugünkü hale gelmiş durumdadır. Şehirde arabanızı bırakacak otoparkınız yok, bir kültür merkeziniz yok, bir sanat etkinliği yapılacak salonunuz yok, bir kongre sarayınız bir nikah salonunuz yok. Sevgili kardeşim Selim Tuncer Ünye hakkında ulusal ve uluslararası alanda Ünye’yi tanıtan bir film yaptı. Siz o filmin altını dolduramazsanız sadece belli zamanlarda ekrandan geçen Ünye olarak görürsünüz. Ünye’ye gelecek turisti burada yatıramayacaksanız, burada alışveriş yapıp para harcayacak konuma getiremeyecekseniz buraya turist gelmez. Ünye deniz kenarında bulunan ve balığıyla, deniziyle meşhur bir yer ancak balık yiyebileceğiniz bir yer yok. Yöresel ürünleri yiyebileceğimiz bir restorantınız yok. İnsanlar 11-12 saat uçarak kongre turizmine giderken her iki havalimanının ortasında bulunan Ünye’de neden bir kongre turizmi olmasın. Bu turizmi gerçekletirmek için de diğer faaliyetleri de ortaya çıkarmanız lazım. İnsanlar kongreden çıktıktan sonra şehri gezebilmeli, şehrin tarihi dokusunu ve zenginliklerini görebilmeli, yöresel yemeğini yiyebilmelidir. Bunlar için de topyekün bir hamleye geçmeniz gerekmektedir. Sadece bir tane AVM yapılarak belediyecilik yapılmaz. Biz topyekün bir hamle yapmazsak ekonomik olarak da canlanma sağlayamayız. O yüzden bu işin şekli iyi bir planlamadan, planlama yaparken de hangi yatırımları hangi kaynaklarla yaratıcağınızı da mutlaka bilmeniz ve buna göre hareket etmeniz gerekmektedir.
Ünye ve Ordu’ya Her Türlü Desteği Hiçbir Karşılık Beklemeden Yapmaya Hazırız
Ben 10 yıllık siyasi hayatımda hangi zemin, hangi şartlar olursa olsun hizmete hazır olduğumuzu ifade ederek hiçbir görevden bugüne kadar kaçmadım. Her zaman mesleğimle alakalı olabileceğim yerde hem sağlığımdan, hem maneviyatımdan hem de maddiyatımdan feragat ederek bulundum ve bundan sonra da nerde olursa olsun hiçbir beklenti olmadan edindiğim bilgi, deneyim ve tecrübeyi aşık olduğum Ünye Ordu havzası için aktarmaya hazırım. Bölgenin hatta Türkiye’nin cazibe merkezi olabilecek her türlü metaryel burada var. Yeterki bizden yardım istesinler. Biz her türlü desteği bugüne kadar olduğu gibi hiçbir karşılık beklemeden hem Ünye’ye hem de Ordu havzasına vermeye hazırız. Bir işi severek yaparsanız başarılı olursunuz ancak bir işi yaparken o işi bilmeniz gerekiyor.
Biz Yapılan Bir Yanlışa Doğru Diyemeyiz
Hizmette ve dava aşkında küskünlük olmaz. 2009 yılından beri siyasi arenaya girdiğimiz bu zeminde bugüne kadar hiç küsmedik ve hizmetimize aynı şekilde devam etmeye çalıştık. Bundan sonra da elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Zaman çok çabuk ilerliyor ve değerlerimizin farkına varmamız gerekiyor. Bu saatten sonra görevde olan arkadaşları yermek ve eleştirmek yerine onların yapabileceklerine katkı sağlamak bizim için bir erdemlik olmalıdır. Ancak yapılan bir yanlış varsa buna da bir dur demeliyiz. Eğer Ünye’ye yapılan bir icraatta Ünye’nin geleceğini olumsuz etkileyecek bir gelişim olduğu taktirde o eleştiriyi ve dik duruşu yapmak durumundayız. Biz yanlışa doğru diyemeyiz.
Biz “Bir” Olursak Diri Oluruz
Ben son olarak hemşehrilerime kendi özümüze dönerek, örf, adet ve geleneklerimiz ile beşeri ilişkilerimize önem vererek, saygı sevgi çerçevesi içerisinde birbirimize sahip çıkalım. Biz bir olursak biz diri oluruz, biz oluruz. Bencillikten ziyade biz kelimesine alışmak durumundayız ve birbirimizi sevmek durumundayız. Eğer gıybet, karalama yaparsak hem kendimize hem de bölgemize zarar veririz. Geleceği inşa edecek dik duran toplumu oluşturmak durumundayız. Ben buradan sizlerin vesilesiyle hem Ünyeli hem de Ordulu hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Allah’tan birlik ve dirlik içerisinde nice bayramlar temenni ediyorum.”diyerek sözlerini tamamladı.