
https://www.youtube.com/watch?v=pYzX67cy7gw&t=52s
REFERANDUM ve SONRASI
Atatürkçü Düşünce Derneği Ünye Şubesi başkanı Ali Rıza ATEŞ referandum ve sonrası ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Ateş açılamasında şunları kaydetti;
“Cumhuriyet değerlerimizin bir bir tahribatına vesile olacak olan ve dünyada eşi benzeri olmayan bir ucube rejim değişikliğinin, ülke insanına kabul ettirilmesi için, tüm devlet imkanları, maddi ve manevi baskı ve korkutmalar, yazılı ve görsel basının yanlı tutumları, devlet televizyonu da dahil olmak üzere tüm kamu ve yerel yönetimler, diyanet emrindeki camiler ve imamlar, tüm kamu ve yerel yöneticilerin de dahil edildiği akıl almaz bir biçimde üstelik OHAI koşulları içinde hukuka aykırı bir şekilde yaptıkları eşit şartları taşımayan kampanyalarına rağmen, Cumhuriyet değerlerine ve devamına, laikliğe, eşit adalete, tam bağımsızlığa ve parlementer sistemin devamına karar veren ülkemizde %49.7 bir kesim bu ucube Anayasa teklifine “Hayır” diye elinin tersi ile itmiştir. Bu gerçekten tarihi bir zafer ve dik duruştur.
Esasen bu oranın %50 bandının üstünde olduğunun tescillenmemesi için elindeki kanunu uygulamayan ve kendisini yasa koyucu olarak gören ve aldıkları ıcazate uyarak halkın iradesinin çalınmasına destek olan YSK’nın verdikleri yazılı karar seçim tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir.
Meydanlarda zafer çığlıkları atanlar esasında bitişin çığlıklarıdır. Bir başarı değil bir kucaklama değil şahsi ihlallerin ve ona destek olanların hezeyanıdır.
Bundan sonraki süreç ülkemiz için tek adam yönetimine dayalı partili Cumhurbaşkanlığı dönemidir. Ülkemizi zor günlerin beklediği bu günden bellidir. Siyaset kurumu ve siyasiler bundan sonraki süreç de itibar kaybını hızla yaşayacaktır. Zira 2019’dan sonra artık muhalif bir siyasi yapı da kalmayacaktır. Halkın iktidar iradasi yerini artık göstermelik seçimlere terk edecektir. Kaldı ki bundan sonra yapılacak gerek mahalli, gerek milletvekili ve gerekse Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin meşruiyetinin ve güvenirliliğinin sağlanması da zor görünmektedir. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde OHAL koşulları içinde referandum yapılmamış ve yaşanmamıştır.
Bizler Atatürkçü Düşünce Derneği olarak u anayasaya “Hayır” diyen duyarlı ve cesur yurttaşlarımızın yanına gördükleri ekonomik baskı korku ile “Evet” diyen yurttaşlarımızı da alarak birlikte hareket ederek önümüzdeki süreçte de meşru halkımızı sonuna kadar kullanarak mücadele etmeye ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sonuna kadar sahip çıkmaya kararlıyız.
Zira hiçbir şans hiçbir lider hiçbir parti hiçbir dernek hiçbir cemaat ve zümre Türkiye Cumhuriyeti Devletinden büyük değildir.
Siyasilere ve siyaset kurumuna gelince halkımızın umudu haline gelmiş siyasi parti ve siyasi oluşumlara bu dönemde büyük görevler ve sorumluluklar düşmektedir. Şayet 2019 yılı içinde yapılacak olan tüm seçimlere bu referandumda “Hayır” diyen cesur insanların iradesine sahip çıkmak adına kavga etmeden, bölünmeden, yer ve makam hırsına bürünmeden yersiz ve zamansız hamlelerden kaçınarak sadece ülkenin birliği ve beraberliği ve yararı ve devamı adına mücadele etme siyasilerin ve siyasi partilerin asli görevi olmalıdır.
Sivil toplum örgütlerinin desteği ve ön görülerini de dikkate alarak, birlik ve beraberlik içinde halkın da nabzını tutarak, bu ucube anayasanın gereklerini yerine getirmeyecek bu anayasanın iptali içinde halkın önüne yeni bir anayasa ile çıkıp halkı yeni referanduma götürecek ve ülke insanının tamamını kucaklayacak hoş görülü, adil, tarafsız, ülkesini ve Cumhuriyetini seven ve sayan bir partisiz Cumhurbaşkanı adayını ortaklaşa belirleyerek 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminin kazanılması kaçınılmazdır.
Aksi halde ülkemizin yıkımı ve parçalanması için emperyalist güçlerin projeleri hayata geçirilecek ve artık dönüşü olmayan bir ortaçağ karanlığına doğru ülkemizin sürüklenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bunu görmeyen bunu idrak edemeyen siyasilerden bu ülkeye “Hayır” gelmeyeceği gibi kendi partilerinin de itibar kaybına sebep olacaklar ve tarihin siyasi çöplüğüne gidişlerini kendileri hazırlayacaklardır. Her siyasetçinin ve her siyasi partinin halkın iradesine sahip çıkma gibi tarihi bir sorumluluğu vardır. Yoksa onlardan tıpkı bugün ülkeyi yönetenler gibi bir bedel ödemeye mahkum olacaklardır.
Özetle; ülkemiz ve milletimiz yararına olacak tüm iyi ve olumlu girişimlere ve kararlı duruşlarına bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da Atatürkçü Düşünce kararlılıkla destek olmaya devam edecektir. Daha da ötesi Atatürkçü Düşünce bu tür oluşumlara liderlik ve önderlik yapabilecek kadrolara birikim, donanım ve misyona sahiptir. Bir kaos ortamı yaratıp cepheleşmeyi ve bölünmeyi asla kabul etmeyen Atatürkçü düşüncenin sonsuza kadar yaşatılacağını ve yaşaması gerektiğini ve bu yönde verilecek mücadelenin son Atatürkçü yok oluncaya kadar devam edeceği asla unutulmamalıdır. “HALKIMIZIN ÖTELEŞTİRİLMEDEN VE PROVEKASYONLARA GELMEDEN, SAĞ DUYU VE ÜLKE SEVGİSİ” ile bu karanlık gidişten kendi feraseti ile kurtulacağına biz Atatürkçüler vatanseverler yürekten inanıyoruz.
Atatürkçü düşüncenin bir ikbal, bir koltuk, bir makam, bir menfaat6 hırsı yoktur. İdealimiz Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması, halkın mutluluk ve refahı, Atatürk devrim ve ilkeleri doğrultusunda ülkemizin çağdaş, modern bir devlet yapısına kavuşması ve dünya devletleri içindeki saygın yerini tekrar almasıdır. Herkesi her siyasi, her siyasi partiyi bu düşünce etrafında birleşerek mücadele etmeye davet ettiğimizi ve bunun bir zorunluluk haline geldiğini 2019’dan itibaren yepyeni bir Türkiye’nin inşa edileceğine olan inancımızı ve kararlılığımızı kamuoyu ile paylaşırız.” Dedi.