BBP Ordu İl Başkanı Durmuş Zor’dan Esnaf ve Ekonomi Açıklaması
Büyük Birlik Partisi (BBP) Ordu İl Başkanı Durmuş Zor, esnafın genel durumu ve Türkiye ekonomisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Geçmiş dönemde Ünye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevini de yürütmüş olan Zor, özellikle küçük esnafın içinde bulunduğu sıkıntılara dikkat çekerek, devletin ve ilgili kurumların desteklerini artırması gerektiğini söyledi.
Küçük Esnafın Zorlukları ve Piyasa Koşulları
Zor, Türkiye genelinde ekonomik koşulların küçük esnaf lehine olmadığını belirterek, “Hem ticaret odası hem de diğer sivil toplum örgütleri üzerlerine düşeni yapmaya çalışıyor ama bu yeterli değil. Türkiye’de ekonomi kötüyse, banka kredilerine ulaşmak neredeyse %100 teminat ve garantiyle mümkün oluyor. Küçük esnafın teminat verecek hali kalmadı, kademeli olarak piyasadan çekiliyorlar. Şu anda ülke ekonomisi, uluslararası bazda ticaret yapan büyük holdingler ve güçlü şirketlerin elinde. Böylece çok katmanlı şirketler, milletin sırtından zengin oluyor, mal ve mülk sahibi oluyor. Küçük esnaflar ise ortadan kalkıyor. Devletin bunu görmesi ve 30–40 yıl sonrasını düşünmesi gerekiyor” dedi.
Ortaklık Kültürü ile Esnafın Güçlendirilmesi
Başkan Zor, küçük esnafın güçlenmesi için ortaklık kültürünün geliştirilmesi gerektiğini vurguladı: “Belki bir kişinin sermayesi yeterli değilse, ortaklıklarla daha büyük işler yapılabilir. Kiminin parası, kiminin kabiliyeti işe yarar; ama ortaya güzel işler çıkabilir. Avrupa’da 3 bin kişilik şirketler kuruluyor, başlarında donanımlı bir genel müdür bulunuyor ve herkes hisseye göre kâr alıyor. Bizde ise bu kültür yok, kasaya başkası elini sürmesin diye insanlar iş birliği yapmıyor. Bu anlayış, İslami hassasiyetlerimizi istismar edenlerin iş yapmasına engel oluyor; ancak liberaller, kapitalistler, kozmopolitler veya yabancılar bunu fırsat olarak kullanıyor.”
Nefes Kredileri ve Teminat Sorunları
Zor, esnaf odaları tarafından verilen nefes kredilerine de değinerek, bu kredilerin ciddi teminatlar altında verildiğini söyledi. “Kredilerini ödeyemeyenlerin oranı %20 civarında. Bankalar krediyi sağlam ödeme imkânı olan müşterilere veriyor, ancak asıl krediye ihtiyaç duyan esnaf çoğu zaman destekten mahrum kalıyor. Devlet, bu esnafın elinden doğru şekilde tutmalı ve piyasada kalmalarını sağlamalıdır” diye konuştu.
Milli Ekonomi ve Yerli Üretim Vurgusu
Durmuş Zor, milli ekonomi anlayışının milli savunma kadar önemli olduğunu belirtti: “Milli savunmada yerli üretim oranımız %85’e çıktı. Aynı yaklaşımı ekonomimiz için de benimsemeliyiz. Eğer milli savunmada başarı sağlandıysa, ekonomiyi de yerli ve milli hale getirebiliriz. Ülke ekonomisinin büyük çoğunluğunu yerli üretime dayandırırsak, bağımsız ve güçlü bir ekonomi kurabiliriz.”
Dış Ticaret Eleştirisi ve Yerli Girişim Önerisi
Zor, organize sanayilerde Çinli yatırımcılara sağlanan kolaylıkları eleştirerek, “Çin’den aldığımız malların çoğu acil değil, sadece ucuz olduğu için alınıyor. Bu mantık yerine yerli girişimcilere destek verilmelidir. Üç yıl içinde doğru destek verilirse, ekonomimiz büyük ölçüde yerli ve milli hâle gelir” dedi. Ayrıca İsrail ile ticaretin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekti ve “Dürüst ve yerli üretim yapan iş insanlarını teşvik etmek zorundayız. Sadece üretim yapan ve Türkiye’ye bağlı esnafa destek verilmeli” ifadelerini kullandı.
Yerli ve Milli Esnafa Destek Çağrısı
Başkan Zor, sözlerini şöyle sonlardırdı: “Devlet olarak destek verilecek esnaf, Türkiye’ye bağlı ve gerektiğinde risk alacak olan olmalıdır. Kuyruğu dışarıya bağlı olan, sıkıyı görünce kaçacak esnafa ihtiyacımız yok. Bu ülke ancak yerli ve milli üretim yapan esnaf sayesinde kalkınabilir. Ürettikleri malın yarın alınacağının garantisi verildiği sürece, esnafımız daha güçlü olur ve Türkiye ekonomisi büyür. Hepimiz İHA’larla, SİHA’larla ya da vergi rekorlarıyla övünebiliriz; ancak asıl kalkınma, yerli ve milli üretimi teşvik ederek sağlanır.”
