Açıklamada, terör örgütünün sözde silahlı mücadeleyi sona erdirdiği yönündeki iddialarının şüpheli olduğu vurgulandı.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Şehirlioğlu imzasıyla yayımlanan açıklamada, PKK’nın geçmişte de benzer şekilde kendisini feshettiğini, ancak KADEK ve KONGRA-GEL gibi isimlerle faaliyetlerine devam ettiğine dikkat çekildi. Bildiride, örgütün silah bırakma ve teslim olma süreçlerine dair somut bir plan sunmadığı, bu nedenle söz konusu açıklamanın inandırıcılıktan uzak olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu ve silah bırakmanın, teslim olmanın yasal yollarının belli olduğu hatırlatılarak, örgütün bu süreçleri meşru şekilde yürütmediği ifade edildi.

"Ortak vatandaşlık bağına saldırıdır"

PKK’nın açıklamasında yer alan “Kürt sorununu demokratik siyasetle çözme” iddialarına da değinilen bildiride, Türkiye Cumhuriyeti'nin etnik temeller üzerine kurulmadığı ve Anayasa’nın 66’ncı maddesinde tanımlanan vatandaşlık ilkesinin çağdaş ulus-devlet anlayışının temelini oluşturduğu ifade edildi.

Zafer Partisi, söz konusu bildirinin bir barış çağrısından ziyade, Türk milletinin ortak tarihsel ve hukuki bağlarına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığını savundu.

"Zafer kazanılmış gibi sunulması gerçek dışıdır"

PKK’nın sözde bildiriyi bir zafer kazanmış gibi kaleme aldığı belirtilen açıklamada, ortada bir savaş olmadığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada mağlup edilmediği ve PKK’nın herhangi bir başarı elde etmediği kaydedildi. Örgütün, meşru siyaset zemini oluşturamayacağı vurgulandı.

"Demokratik ulus anlayışı ulus-devlet yapısını hedef alıyor"

Zafer Partisi açıklamasında, PKK’nın sözde bildirisiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerine, özellikle Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’na karşı açık bir tutum sergilendiği ifade edildi. Örgütün “demokratik ulus” anlayışıyla ulus-devletin feshedilmesini ve etnik-mezhepsel temelli yeni bir yapı kurulmasını amaçladığı ileri sürüldü.

"PKK Kürt vatandaşların temsilcisi değildir"

Bildiride, PKK’nın Kürt kökenli vatandaşları temsil etmediği ve aslında en büyük zararı bu topluluğa verdiği öne sürüldü. Türkiye'de bir Türk-Kürt savaşı bulunmadığı, güvenlik güçlerinin yalnızca terörle mücadele yürüttüğü vurgulandı.

"Zafer Partisi: Bu süreç bölücü bir tuzaktır"

Zafer Partisi, PKK'nın açıklamasını “bölücü bir tuzak” olarak nitelendirirken, “Terörsüz Türkiye” söylemlerinin arkasında ulus-devletin parçalanması hedefinin bulunduğunu iddia etti. Açıklamada, tüm siyasi partilere ve kamuoyuna bu sürece karşı ortak duruş çağrısı yapıldı.

"Ümit Özdağ uyarılarını yıllar önce yapmıştı"

Parti açıklamasında, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın ikinci açılım sürecine karşı çıktığı için tutuklandığı ileri sürülerek, Özdağ’ın daha önce yaptığı açıklamalarda bu sürecin sığınmacılar üzerinden ve anayasal düzenlemelerle yürütüleceğini öngördüğü hatırlatıldı.

Zafer Partisi son olarak, "Genel Başkanımız Ümit Özdağ cezaevinde, bizler ise vatanın her köşesinde milli devletimize ve birliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.