“YENİDEN DEĞERLEME ORANI” GERÇEKÇİ(!) TÜİK ORANI %84 OLMALI”
Eğitim İş Şube Başkanı Neşet SAYMAN TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı hakkında basın açıklaması yayınladı
Eğitim İş Şube Başkanı Neşet SAYMAN TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı hakkında basın açıklaması yayınladı.
Eğitim İş Şube Başkanı Neşet SAYMAN;
“Güzel ülkemizi üretmeden tüketen ve dışa bağımlı hale getiren siyasi anlayışın faturasını, halk aç kalarak ödemeye devam etmektedir.
Gerçekler başa çıkılamayacak kadar korkunç olduğunda sanal algıya sığınan her hükümet gibi, Cumhur İttifakı da gerçekleri kamufle etmek için dizayn ettiği TÜİK’i canla başla çalıştırsa ve hatta başka kurumların enflasyon oranı açıklamasını engellemeye gayret etse de artık TÜİK’in açıkladığı rakamların diğer devlet kurumları açısından bile dikkate alınmadığı apaçık ortadadır. Bu durumun en güncel ve en yakıcı örneği, inandırıcı olmayan TÜİK enflasyonu yüzde 84 açıklamışken, tüm vergi, ceza ve harçlara “yeniden değerleme oranı” adı altında yüzde 123 zam yapılması olmuştur.
Ekonomik kriz ilk patlak verdiğinde sorulan sorulara “gözündeki ışıltıyı” cevap olarak gösteren Ekonomi Bakanı, son açıklamasında “kimse bizi vatandaşı enflasyona ezdirmekle suçlayamaz” diyerek aklımızla alay etse de durum açıktır: Enflasyon oranı gerçek dışıdır ve iktidar, yoksullaşan halka kaşıkla verdiğini kepçeyle geri almaktadır.
Çalışanlar, ücret artışlarını TÜİK’in gerçek dışı enflasyon oranına göre alıp; vergilerini, harçlarını ve cezalarını bu orandan yaklaşık yüzde 40 daha fazla olan “yeniden değerleme oranına” göre ödeyecektir. Bu yeniden değerleme oranı, geçen yıl Ekim ayı ile bu yılki Ekim ayı arasında Üretici Fiyat Endeksi’ndeki (ÜFE) ortalama fiyat artışını ifade ettiğine göre; şaha kalktığı söylenen ekonominin yoksul halkı çiftelediği tartışmasız bir gerçektir.
Daha 2020 yılında yüzde 9.11 olan değerleme oranının 2 yıl sonra yüzde 122.93’e çıkarak tarihi bir rekora imza attığı bu ekonomik tabloda, enflasyonun yüzde 84’ten ibaret olduğuna inanmamızı bekleyenler, bizi yoksullaştırdıkları yetmezmiş gibi aklımızla da alay etmektedirler! Gerçek olan şudur ki birbirini kovalayan inandırıcılığını yitirmiş rakamlar arasında üretenler, hastamıza bakanlar, çocuklarımızı eğitenler yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşam mücadelesi vermektedir. Özellikle dar gelir grubu hanelerin ışıkları bir bir sönmekte, meyve sebzenin taneyle girdiği evlerde temel gıda maddeleri artık lüks sayılmakta, yurttaşların büyük çoğunluğunun aldığı ücretlerin 3/2’si sadece kira ve faturalarla erimekte, bankalar mont almak isteyenler için kredi vermekte, çocuklar aç yatmaktadır.
Ne yazık ki bu acı tabloyu bulunan doğalgaz rezervleri de, TÜİK’in inandırıcılıktan uzak rakamları da, siyasetin müjdeleri de değiştirememektedir.
Eğitim-İş olarak bizi yönetenlere sesleniyoruz: Tutarlı olmak sizin halka karşı görevinizdir. Beklentimiz ya ücret artışlarının yeniden değerleme oranına göre yapılması ya da vergi, ceza ve harçlardaki artışın güven kaybettirdiğiniz TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranına göre yapılmasıdır.”
YORUMLAR
