Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) cinsiyet uyum sürecinde kullanılan hormonlar ile ergenlik baskılayıcı ilaçların 21 yaş altındaki kişiler için reçete edilmesini engelleyen düzenlemesine ilişkin açtıkları davada, Danıştay 10. Dairesi’nin yürütmenin durdurulması talebini reddetmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz başvurusunda bulundu.
ANKARA (İGFA) - TTB ve TPD tarafından açılan davada, TİTCK’nin 25 Haziran 2025 tarihli genel yazısıyla getirilen düzenlemenin iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edilmişti.
Meslek örgütleri dava dilekçelerinde, düzenlemenin bilimsel kanıtlara dayanmadığını, sağlık hakkı, özel hayatın korunması, yaşam hakkı ve ayrımcılık yasağı gibi temel hakları ihlal ettiğini savundu. Düzenlemenin Anayasa, Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesi, uluslararası insan hakları belgeleri ve güncel tıbbi kılavuzlarla uyumlu olmadığı ileri sürüldü.
Dilekçede ayrıca, düzenlemeye dayanak gösterilen bilimsel komisyon çalışmalarının ve verilerinin kamuoyuyla paylaşılmadığı, sürecin şeffaf yürütülmediği iddia edildi.
DANIŞTAY YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİNİ REDDETTİ
TİTCK ise savunmasında, düzenlemenin kurumun yetkisi kapsamında olduğunu belirterek, hormon ilaçlarının amaç dışı kullanımını önlemeyi ve çocuklar ile gençlerin sağlığını korumayı amaçladığını ifade etti.
Danıştay 10. Dairesi, yaptığı incelemede yürütmenin durdurulması için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Ancak kararda, hukuka aykırılık ve telafisi güç ya da imkânsız zarar koşullarına ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verilmedi.
Karara yazılan karşı oy gerekçesinde ise düzenlemeye ilişkin farklı değerlendirmelere yer verildi. Karşı oyda, düzenlemenin dayandırıldığı amaç dışı kullanım ve suistimal iddialarını destekleyen somut veri, denetim raporu veya bilimsel bulgunun dosyaya sunulmadığı belirtildi. Ayrıca yalnızca uzman hekimler tarafından reçete edilebilen ilaçlar bakımından, hekimlerin reçete yetkilerini kötüye kullandıkları varsayımıyla genel bir yasak getirilemeyeceği ifade edildi. Düzenlemenin hekimlerin mesleki bağımsızlığı ile hastaların sağlık hakkını zedeleyebileceği savunuldu.
Karşı oy gerekçesinde, Türk hukukunda erginlik yaşının ve cinsiyet uyum sürecine ilişkin yasal yaş sınırının 18 olduğu belirtilerek, 18-21 yaş grubuna yönelik ek bir kısıtlamanın hukuka uygun olmadığı görüşüne yer verildi.
TTB ve TPD, Danıştay 10. Dairesi’nin kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na sundukları itiraz dilekçesinde, yürütmenin durdurulması talebinin reddinin gerekçesiz olduğunu savundu.
İtirazda, 21 yaş sınırının bilimsel bir dayanağının bulunmadığı, düzenlemenin uluslararası tıbbi standartlara aykırı olduğu, hekimlerin mesleki bağımsızlığını ve hastaların sağlık hakkını ihlal ettiği öne sürüldü.
Meslek örgütleri ayrıca, devam eden tedavilerin kesintiye uğramasının telafisi güç zararlara yol açabileceğini belirtti. Dilekçede, düzenlemenin "aile" ile "kültürel ve manevi değerlerin korunması" gibi gerekçelerle belirli bir grubu hedef aldığı ve ayrımcılık yasağına aykırı olduğu iddiası da yer aldı.
TTB ve TPD, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’ndan yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etti.
