scssws Merhabalar hepinize. Geçenlerde bir gün bir abimizle bir evrak için sosyal yardımlaşma müdürlüğüne yolumuz düştü. Aman Allah'ım! İçerisi kalabalık, buhrandan insanlar bunalmış, bankodaki arkadaşlar da dahil. Havada bir gerilim, bir entrika, bir savaş havası. Herkes olmuş kamikaze; -derken sırası gelen yaşlı bir teyze utana sıkıla uzatıyor sıra numarasını bankodaki memur arkadaşa. “Ha buyur” diye bir cevap geliyor, bu cevap karşısında kadın titrek bir sesle “evladım” diye başlıyor söze. Neyse prosedür, isim soyisim derken memur delleniyor bir anda. “Daha geçen ay sana şunu verdik” sözü üzerine kadın, (belli ya mağdur, yani yok anlaşılabiliyor mu? Yok, yok! Durum yok, para yok, evlat yok, karşısında derdini anlatabileceği insan yok.)  dönüyor gerisin geriye, kıpkırmızı bir yüz utanmış, arkada oturan insanlarla göz göze gelmeden yavaşça uzaklaşıyor. Devletin başındaki reisi Cumhurumuz enerji anlaşması yaparken ta Afrika’daki mazlumun hakkını gözeterek anlaşma yapıyor. Aynı Reisi Cumhur mazlum halk ezilmesin diye dünyaya meydan okuyor. Ama onun memuru o kadar bunalmış ki sıcaktan, kış ayında gömlekle oturuyor, akşam sıcacık evinde maaşı bekliyor, ay sonu, başı ya da ortası maaşını alıyor; ama gel gör ki bunalmış. Bire zındık sen kimsin ki bu milleti hakir görüp onlara fırça atıyorsun? Sen kimsin ki, o insanlara üçkağıtçı muamelesi yapıyorsun? Sen kimsin ki İslam dini fakirlik dini iken fakir insanları aşağılıyorsun kimsin sen kim? Başta Kaymakamımız olmak üzere sizden rica ediyorum. Orada güzel bir binanız var, o bankoları odaya çevirin, şeffaf cam olsun. Yardım isteyen insanların konuştukları dışarıdan duyulmasın. En azından fırçayı içeride yesinler de utana sıkıla çıkmasınlar. Yazıktır! Memurlarınızı insanlara aşağılamadan çalışmaları gerektiğini anlatın. Öğretin gerekiyorsa. Revizyona gidin ben anlamam, bilmem. Art niyetli insanlar geliyordur, olabilir. Yardım da yapmışsındır, o da olabilir. Ama senin işin bu, sen yardım yapmak için oradasın. Sen kimin parasını kime paylaştırmak için mücadele ediyorsun? Orada yetimin, fakirin, fukaranın, garibanın hakkı var ise dağıtacaksın. Ha yapamıyorsan, ver dilekçeni istifa et, akşama kadar birilerini rencide edipte eve gidip yastığa kafanı rahat koyabiliyorsan zaten vicdansızsındır. İnsanların duasını almaya çalışın, bedduasını değil. İnanın öyle bir çarpılırsınız ki bırakın eşyayı, evi, arabayı, kuru ekmeğe muhtaç kalırsınız. Demedi demeyin!!! Saygıyla kalın.