A52 TV ekranlarında her hafta yayınlanan Analiz programının bu haftaki konuğu İyi Parti Ordu İl Başkanı Ekrem Şentürk oldu. A52 TV ekranlarında Genel Yayın Yönetmeni Yunus Zor’un moderatörlüğünde yayınlanan Analiz programının konuğu İyi Parti Ordu İl Başkanı Ekrem Şentürk, programda birbirinden farklı konulara çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Perde Önünde Mazlumla Ağlaşıyorlar, Arkada Zalimle İş Tutuyorlar” Ak Parti’nin iki yüzlü olarak mazlumu ve mağduru oynayarak arka kapılarda zalimlerle iş tuttuğunu söyleyen İyi Parti Ordu İl Başkanı Ekrem Şentürk, “Türkiye’de 20 yılda bir yandaş medya ortaya çıktı. Televizyonlarda izlediğimizde yokluk ve açlık yok. Her şey güllük bir gülistanlık olarak gösteriliyor. Ama Genel Başkanımızın da önem verdiği ısrarla sürekli sahadadır. Biz bundan dolayı vatandaşlarımızın gerçeği görmesinde büyük bir sıkıntı var. Bununla beraber yandaş kanallarda açlık, sefalet herhangi bir şey yok. Ama gerçek hayata çıkıldığında bazı şeylerle yüzleşiyorsunuz. Ekonomi, adalet, hukuk, barış, para gibi bütün olayla bakıldığında her taraf karışıktır. Genelde Ak Parti’yi temsilen sahada dolaşanlar ve sahada gezenler ve topluma mesaj verenler, mağdurla mazlumla yoksulla ağlayarak dertleşiyorlar ve perdenin arkasında zalimle iş tutuyorlar.  Ve 20 yılın sonunda geldiğimiz nokta bu. Yüksek enflasyon. Bu ise vatandaşın alın terinin sömürülmesi ve cebinden parasının alınmasıdır. Bundan 6 önceki bir malzemeyi artık alamıyorsunuz. Bu işin mesuliyetini kimse üzerine almıyor. Bizde İyiler olarak bunu söylemeyeceğiz de ne yapacağız. Bunun sebebi halk değildir. Bu zulmü bu ülkeye yaşatanlardır. O yüzden biz halkı hakikati anlatacağız. Ben 64 yaşındayım kimseye şimdiye kadar yanlış referans olmadım. Biz doğruyu dillendireceğiz” dedi. “Sayın Cumhurbaşkanının Yanına Oturan Ak Partili Bir Yönetici” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ordu ziyaretinde fındık bahçesinde yanına oturan kişinin çiftçi değil bir Ak Partili yönetici olduğunu söyleyen Ekrem Şentürk, “Bizim üreticinin emeğinin bu fiyat asla karşılamıyor. Alın teri asla değil. En önemlisi orada bir çiftçiyle oturdu söylemleri var. Ama Sayın Cumhurbaşkanı Ordu ziyaretinde fındık bahçesinde orada bir çiftçiyle oturmadı. Ak Parti’nin bir ilçe yönetiminden olan birisiyle oturdu. Algılar üzerinden yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Yani Sayın Cumhurbaşkanı herhangi bir bahçeye girerek gerçek üreticinin düşüncesini alarak hem Ak Parti adına, hem Ordu adına hem de tüm fındık üreticileri adına fayda olurdu diye düşünüyorum. Bunun yerine Ak Parti ilçe yöneticilerini bahçelere toplayarak perdenin önünde ağlıyor göründüler” diye konuştu. “Hükümetin Üreticinin Yanında Olmadığını Her Zaman Görüyoruz” Hükümetin fındık üreticilerini yalnız bıraktığını ve yanında olmadıklarını her zaman her yerde gördüklerini ifade eden Şentürk,” Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener, geçtiğimiz ayın 21’inde fındığa 74 lira derken öyle aklına gelerek bir rakam olarak ifade edilmedi. Bunun alt yapısı ve çalışması var. Bunu ise geçen sene fındığa taban fiyat 26,5 lira olarak açıkladı. Geçtiğimiz yıl enflasyon oranına baktığımız zaman piyasada yüzde 300 artış oldu. Onun oranına baktığımız zaman fındığın 80-90 lira olması lazım. Şimdi fındığın 52 lira olduğunu söyleyen arkadaşlarımız, fındığın hasadı edildikten sonra tüccara varıldığında üreticilerimiz fındığın para etmediğini daha çok o zaman anlayacaklar. Gerçekle yüz yüze kalacaklar. Zaten şu anda bir handikap yaşıyoruz. Hükümetin üreticinin yanında olmadığını her türlü şartlarda yaşadık ve görüyoruz. Halkımız adına ben üzülüyoruz. Şimdi fındık üreticimiz geçen sene 26,5 liraya bir kilogram fındık sattığımız zamana 27 ekmek alabiliyorduk. Şu an itibarıyla 52 lira üzerinden hesap ettiğimiz zaman 1 kilogram fındık sattığımız zaman 13 ekmek alabiliyoruz. Yani üreticinin alım gücü yüzde yüz azalmış oluyor. Yani geçen seneki taban fiyatla fındık alımı yüzde yüz geri kalmış durumdadır. Geçen sene 26 liraya fındık satıldığında 5 kilogram şeker alıyorduk. Şimdi buradan baktığımız zaman fındık üreticinin alın terinin karşılığının verilmediğini görüyoruz. Bunu üreticilerimiz ise götürdüklerinde tüccara bütün giderlerini ayırdıktan sonra borçlu çıktığında ve sattığında anlayacak. Yani hükümet genel başkanımızın önerdiği fiyat olan 74 lirayı verseydi bu gün, geçen seneki fındık fiyatıyla karşılaştığında aynı fiyatı korumuş olacaktı. Ordu’nun meydanında fındık 52-54 lira diyerek gitmek kolay. Piyasanın gücünü üreticinin yanında kullanıyor musunuz onu söyleyin” şeklinde konuştu. “En Çok Paraya İhtiyaç Duyulan Günlerdeyiz” En çok paraya ihtiyacın olduğu fındık aylarının olduğunu söyleyen Şentürk, “ Bizim Karadeniz’de fındık üreten illerimizde araziler bölündü. Zaten alanlarımız dardı. Kişi başı üzerine düşen metrekare alanı azdır. Vatandaşlarımızın çoğu il dışında veya memurdur. Vatandaşlarımız fındığı hasat ediyor ve gidene kadar depolama şansları yok. Topladıkları fındıkları piyasa şartlarına mahkûm olarak satmak zorunda kalıyor. Burada yine devlet yok. Zaten TMO’ya emanet bırakma şansları yok. En çok paraya ihtiyacımız olan günlerdeyiz. Haliyle vatandaş bir yıllık hasattan elde ettiği ürünü en kısa sürede harcama dönemindeyiz. Bir an önce TMO’nun almaya başlaması lazım” ifadelerini kullandı. “Dervişin Fikri Neyse Zikri Odur” Şentürk açıklamalarına şöyle devam etti; Dervişin fikri neyse zikri odur. Ak Parti geldiği günden beri sermayenin yanında yer aldı. 20 yılda Ferrero diye bir tekelleşmeyi ortaya çıkaran yapı devletin bakış açısıdır. Sürekli bu anlayışı destekledi ve besledi. Üreticinin yanında olmadı. Ve bu yabancı firma ortaya çıktı. Türkiye’de biz üretim zenginiyiz ama gelir fakiriyiz. Çünkü biz uluslararası emperyalist sermayenin kucağına üreticimizi itti ve onun insafına bıraktı. Buda ülkemizde üreticilerimize ve tarıma bakış açısıyla alakalı siyasi iradenin duruşuyla alakalıdır. Çünkü Ak Parti fındık üzerine bir strateji geliştirmedi. Bu ülkeye yabancı bir firmanın tekelleşmesine zemin hazırladı. Çünkü o firmayla ülkemizde rekabet edecek bir yapı kalmadı. Sadece fındığı üretmek yetmiyor pazarlama boyutunu da düşünmek gerekiyor. Çünkü mevcut iktidar sürekli paranın yanında yer aldı. Sistemi kendi karını göz önüne çıkararak kontrol ediyor. Türkiye’de fındık tüccarı dediğimiz insanların bu firmayla baş edecek bir gücü yoktur. Maksat üreticiyi korumak olsaydı bu ülkeyi bir siyasi parti yönetirdi. 20 yıldır fındığı tartışıyorsak bir gram mesafe alamamışız demektir. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi fındık gelirinden 2,5 milyar dolar kar yapılıyor diyor ama o firma 10 milyar dolar kar elde ediyor. Aradaki 10 7,5 milyar dolar nereye gidiyor bunu da sorgulamamız lazım” “Açıklanan Fındık Fiyatı Bu Vatandaşa Hak Değildir” Artık sahildeki fındık bahçelerimiz yaşlandı ve verimde düşüşler oldu. Artık bu fındık bahçelerini sökerek gençleştirmemiz lazım. Burada bunu mutlaka yapmamız lazım. Bu gün Amerika’da fındık üretimi yapmaya başladılar. Artık fındık rekabeti kapsamında fındığa değer vererek sorunları şimdiden çözmemiz lazım. Mesela çayda ürün verme kapasitesi düştüğünde kesiliyor ve yeni ürün elde edilmesi sağlanıyor. Biz üreticinin 7 yıl bahçeyi sökme parasını vererek yeni fidanlarla birlikte devlet destekli işi büyütmek lazım. Ve dış ülkelerle birlikte fındığı kaliteli etmek lazım. Fındığı daha yüksek kar elde etmek amacıyla pazarlama yöntemlerini genişletmeliyiz. Sanayi yöntemlerini devlet desteğiyle mutlaka yapabiliriz. Yurt dışında çok fazla fındık dikimleri başlıyor. Bizim maliyetimize göre onlar daha az ürün çıkarabiliyorlar. Yani artık teknoloji çağımızın modern tarım yapma yöntemlerini çıkarmamız lazım. Bunu yapmazsak her yıl üreticilerimiz mahsulden kaybeden taraf olacaktır. Yani 2,5 milyar dolar kar nerede, 10 milyar dolar kar nerede. Bunun karşılığında üreticimiz ve devletimizde kazanmış olacaktır. Kısacası mevcut açıklanan fındık fiyatı gerçek bir hak değildir” “20 Yıldır Bu Ülkeyi Yöneten Varsa Oda Ak Parti’dir” Şentürk, “20 yıldır bu ülkeyi yöneten varsa oda Ak Parti’dir. Aralıksız vatandaşımızın en yüksek verdiği oylarla bu ülkeyi yönetti. Perdenin önünde Ak Parti, mazlumlar garibanla ağladı, perdenin arkasında zalimle iş tuttu. Üreticiyi kollayamayan bir zihniyet, üretimden yana olmayan bir zihniyeti Türkiye’nin başına musallat etti. Seçim zamanı Sayın Cumhurbaşkanı Gölköy yolunu 20 yıldır yapacağız dediler. Gürgentepe-Gölköy arasına bir çivi dahi çakılmadı. Vatandaşı yanıltarak bu iş olmaz. Halkımız artık bunlara pabuç bırakmayacak. “Ordu Ak Parti Döneminde Gerek Ulaşımda Ve Alt Yapıda Yeterli Hizmeti Alamamıştır” Bölgemizde tren ulaşımına acil ihtiyaç var. Bu şimdiye kadar adım atılması gereken bir durumdur. Ancak bu seçim propagandasıdır diye düşünüyorum. Daha yollarımız tamamlanmadı. Ünye-Akkuş yolu açıklaması iyi bir açıklama olduğu kanaatinde değilim. Sadece seçim yatırımıdır. Şenel beyin aklı başına yenimi geldi. Şimdiye kadar o bölgeyle alakalı ne yaptılar onu sormak lazım. Benim bildiğim kadarıyla Ünye-Akkuş yolu 57. Hükümet döneminde programa alındı. O gün bu gündür duruyor. Bizde Ak Parti geldiği günden beri yol yapmakla önde. Rant ve para onda var çünkü. Ancak biz ne yazık ki Ordu olarak bundan istifade edemedik. Boztepe’de yapılan çevre yolu hala tamamlanamadı. Hala yapıyor görülüyorlar ama yapmıyorlar. Ancak sonuç ortada. Ordu Ak Parti döneminde gerek ulaşımda ve alt yapıda yeterli hizmeti alamamıştır. Halktan oy almaktan hiç zorlanmadılar. El sallayarak oy aldılar. Halkın tercihine itibar etmediler. Ama bu dönem bunu mutlaka anlayacaklar” “Devlet Ciddi Manayla Halkın Cebindeki Parayı Emperyalist Sisteme Çaldırıyor” Orta ölçekli ve küçük esnaflarımız kredi alamıyor. Bu konuda hükümetimizin çözüm üretmesi lazım. Devleti yönetemiyorlar, ülkeyi artık yönetemiyorlar ve artık bu gerçek. Sayın Cumhurbaşkanı faiz sebep, enflasyon sonuçtur dedi. Böyle bir anlayış hiçbir yerde yok. Sonra faizi düşüreceğiz dediler. Şimdi parası olanın faizinin bedelini halka ödettiler. Sıkıntı mesela döviz borcuyla borçlanan var. Devlet ciddi manayla halkın cebindeki parayı emperyalist sisteme çaldırıyor. En kısa sürede değişime ihtiyaç var. Bunun çözümü sandıktır. Halk hakemliğini yapar. Biz onun için diyoruz ki bir an önce seçim olsun istiyoruz” Bizim ciddi manada projelerimiz var. Önümüzdeki ay basın açıklamamızı yapacağız. Rüzgar gülü, emekliye asgari ücret düzeyinde projemiz var, ev hanımlarımızın sosyal güvence projelerimiz var. Çözüm üreterek geliyoruz. İyi Parti mutfakta şu an gayet güzel çalışıyor. Çok ciddi ekonomistlerimiz var sahada çalışıyorlar. Sahada yine bizlerde vatandaşlarımızın taleplerini rapor ediyoruz. Artagen projemiz var. Bu projeyi devreye soktuğumuz zaman pırlantadan vergi alınmıyor. “Ak Parti Bir Proje Partisidir” Türkiye’de Ak Parti bir proje partisidir. Bunun kanıtı Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’de hiçbir şeyi temsil etmezken oval ofiste ağırlandı ve Türkiye’de en büyük gücü elde etti. Ak Parti iktidara geldikten sonra seçmen profili olarak %75 sağcı olarak tabir edilen %25 ise solcu olarak tarif ediliyor. Ben sağ sol ayrımına inanmayan biriyim. Biz devasa bir sistemle mücadele ediyoruz. Zamanında Demokrat Parti Başkanı Süleyman Soylu’ya bakanlık hediyesi verilerek sisteme dâhil ettiler. Daha sonra Numan Bey’in de hediyesini vererek sisteme dâhil ettiler. İyi Parti kurulduğu zaman Genel Başkanımızın önünü kestiler, evini bastılar, hakaret ettiler, olmadık ithamlarda bulundular. Biz bu baskılara rağmen milletimizin desteğinde partimizi kurduk, parlamentoya girdik, grup kurduk, seçime girdik. Şimdi de Türkiye’nin yönetimine talip olduk ve Allah’ın izni milletimizin desteğiyle iktidar olacağız. Genel Başkanımıza karşı o kadar çirkin sözler söylediler ki onlar yarın utanacaklar. ”Bizim Kadar Sahada Halkla Buluşan İkinci Bir Parti Yoktur” Biz 4 yıllık bir partiyiz ve 3 yıla yakın Türkiye’yi ilçe ilçe gezmeye çalışıyoruz. İmece usulü çalışıp halkla iç içe oluyoruz. Bizim kadar sahada halkla buluşan ikinci bir parti yoktur. Vatandaş da bizleri tanıdıkça yüzünü bize çevirdi. Biz Allah’ın izniyle ilk sandıkta iktidara gelip bu milletin yüzünü güldüreceğiz. Bu ülkeyi refaha, barışa, huzura kavuşturacağız. Yaptığımız bütün eylemleri biz halka duyurmakta zorlanıyoruz. Çünkü bizim çalışmalarımız Türkiye’de genel medya grubunda verilmiyor, konuşulmuyor. Bizim televizyonumuz yok. Bizde halkın ayağına giderek bu eksikliği kapatmaya çalışıyoruz. “Ülkeyi Ayağa Kısa Sürede Kaldıracak Projelerimiz Var” Bu ülkeyi kısa sürede ayağa kaldırmak için ciddi projelerimiz var. Bizim bundan başka bir beklentimiz yoktur. Bu toplum yoksulluğu, çaresizliği hak etmemektedir. İmkânlar var ancak kötü yönetiliyoruz. Bilgisiz, liyakatsiz, donanımsız insanlar tarafından yönetildiğimiz için biz bu sıkıntıları çekiyoruz. Biz bilgili, donanımlı, ahlaklı, liyakatlı insanlarla bu ülkenin yönetimini talip olup kısa sürede çözüm üreteceğiz. Bu ülkede çalmazsanız, israf etmezseniz, hırsızlık yapmazsanız, yedirmezseniz kısa sürede bu ülke kalkınır. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını verimli kullanalım. “Doktorun, Sağlık Personelinin Hakkını Vereceğiz” Sağlıkta hem doktorlarımız itibarsızlaştırıldı ve çile çekiyorlar, hem hastalarımız hizmet almakta zorluk çekiyorlar. Randevu denilen sistem çöktü. Birçok insan randevu alamıyor. Siz verimli ve üretken olan doktor camiasına nereye giderseniz gidin derseniz, bu insanların emeğinin karşılığını vermezseniz, sağlıklı bir sistem ortaya koymazsanız hem ülke kaybeder, hem hasta hem de doktor kaybeder. Biz iktidara geldiğimizde insanların emeğinin karşılığını vereceğiz. Kaliteli hizmet üretmek adına da gerekli ortamı kuracağız. Burada sadece zihniyet çürüklüğü vardır. Bunu ortadan kaldırılınca doktorun, sağlık personelinin hakkını vereceğiz.  Siz 30 yılını eğitime ayırmış insanı asgari ücrete yakın bir mevkide tutarsanız verim alamazsınız. Böyle olunca da yetişmiş insanlarımız yurt dışına gidiyorlar. “Ak Parti Türkiye’yi Yönetme Kabiliyetini Kaybetti” Seçim kararı alınmadan bizim adaylık ile ilgili fikir beyan etmemiz mümkün değildir. Bizim önceliğimiz şuan bulunduğumuz görevinin gereğini yerine getirmek adına sahada arkadaşlarımızla gayret ediyoruz. Türkiye’de seçim kararı alındığı zaman ortak akılla aday olacak kişinin kararı verilir. Biz şuanda çalışıyoruz. Türkiye’de değişime ihtiyaç var. Ak Parti Türkiye’yi yönetme kabiliyetini kaybetti. Her geçen gün ülkemiz ve halkımız zarar ediyor. Bir an önce seçim ve değişim gerekmektedir. “Altılı Masada Kesinleşen Herhangi Bir İsim Yok” Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener Cumhurbaşkanı adayı olamayacağını bu topluma duyurdu. Şuanda da aynı düşüncededir. Başbakan olma arzusunun olduğunu toplumla paylaştı. Altılı masada Cumhurbaşkanı adayı olacak kişinin kriterleri görüşülüyor. Cumhurbaşkanı kim olacak sorusunun karşılığı konuşulmamaktadır. Cumhurbaşkanı nasıl olmalı, geldikten sonra neler yapmalı gibi konular üzerinde görüşülüyor. Yeri ve zamanı geldiğinde o isim duyurulacaktır ancak şuanda herhangi bir isim yoktur. En iyi ve sağlıklı bir adayla halkımızın huzuruna çıkacağız. Sayın Cumhurbaşkanı, birçok hukukçunun ifadesiyle erken seçim kararı almazsa ve zamanında bir seçim olacaksa yasal olarak aday olma hakkını kaybettiğini konuşanlar ağırlıktadır. Olmaz diyenler de vardır. Zaten tek adam yönetimi olduğu için yasa ve hükümler çok kale alınmıyor. Eğer erken seçim kararı alınırsa yasal olarak aday olma hakkı vardır. “Ak Parti Gidiyor İyi Parti Geliyor” Bir ülkede tek adam rejimi var ise sıkıntı, kavga, çaresizlik, ekonomik fakirlik vardır. Bizim bu işten ülkemiz için kurtulmamız lazım. Biz bunu istiyoruz. Biz hazırlıklı bir şekilde halkımızın karşısına geleceğiz. Köy okullarını yeniden açmak istiyoruz. Tarımda önemli projelerimiz var. Ülkeyi kalkındırmak adına çalışıyoruz. Genel Başkanımızın Kabataş, Aybastı ve Korgan programlarında halkımızın bize gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Ülkenin sıkıntıları var ve bunun çözümü mümkündür. Çare vardır ve İyi Parti’dir. Ak Parti gidiyor İyi Parti geliyor. https://www.youtube.com/watch?v=teax8wGGF-8&ab_channel=A52TV-%C3%87ak%C4%B1rTv