İlimiz açısından da önemli bir konu olan TURİZM konusunda, Saadet partisi rapor hazırladı. Turizm açısından önemli olan konunun gündeme taşınması, gerekse bu konuda partinin görüşlerinin kamuoyuna duyurulması adına bülten yayınladı.

Basına ve Kamuoyuna…

Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığınca oluşturulan “POLTİKA KURULLARI” ülkemizin her kesimine yönelik olarak, sorunların tespiti ve çözüm yollarına ilişkin çalışmalarını sürdürmekte, yapılan tespitler ve sorunlar ve bu sorumların çözümüne ilişkin Saadet Partisinin tekliflerini kamuoyuna açıklamaktadır. Turizm sektörünün içinde bulunduğu durum, sektörün sorunları ve sektörde hükümetin yaptıkları ve turizm sektörünün beklentileri ile Saadet Partisi olarak turizm sektöründeki sorunların çözümüne ilişkin tekliflerimiz şöyledir.

Türkiye turizmi 2015 yılında Rusya ile yaşanan Uçak Krizi'nden önemli ölçüde etkilenmiştir. 2016 yaz sezonuyla birlikte turist sayısında % 30 ve turizm gelirlerinde % 29,7 oranında düşüş yaşamıştır. Fakat sadece bir yıl sonra sektör hızlıca toparlanmış ve 2018 yılını rekor sayıda turist ile kapatmayı başarmıştı. Bu yükseliş 2019 yılında da tekrar edilmiş ve turizm sektörünün erken rezervasyonlarına bakılınca 2020 yılını da rekor seviyelerde geçireceği öngörülmekteydi. Ancak senenin başında ortaya çıkan Kovid-19 salgını kapsamında ülkemizde ilk vakanın tespiti ile beraber oteller kapatılmıştır. Bütün bir kışı evinde oturup, sezon başında işe başlama hayaliyle geçiren turizm çalışanlarının tamamına yakını işe başlayamamış, başlayanların ise deneme süreleri içerisinde tek taraflı olarak sözleşmeleri feshedilmiştir. Hükümet, turizm dahil tüm sektörler için zaten var olan “Kısa Çalışma Ödeneği” uygulamasını pandemi nedeniyle işsiz kalan ve başvuranlar için kullandıracağını ilan etmiştir. Seyahat acenteleri otellere ön ödemeler yapmış ve sezon boyu gelecek rezervasyonlardan düşülmek üzere avanslar ödemiştir. Oteller de bu avansların bir kısmı ile otel yenileme ve tadilat gibi işlemler yapmıştır. Erken rezervasyonların iptallerinden doğan ödemelerin artmasıyla birlikte, otellerin kullanımına yıllık %7,5 faiz ile destek kredisi verileceği açıklanmıştır. Sağlanan destek kredisinin yüksek olması ve başvuru için gereken belgeleri vermek istememeleri nedeniyle krediye hemen hemen hiç bir otel başvurmamıştır. Bakanlık 4 büyük tur operatörüne toplam 120 milyon doları bulan destek paketi vereceğini duyurmuştur. Orta ölçekli tur operatörleri sadece büyük operatörlere verilen bu paketi haksız ve adaletsiz bulmuş, desteğin kendilerine de sağlanmasını talep etmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın çıkartmış olduğu yönetmelikle uçak firmalarına yapılan ön ödeme ve avansların geri ödemesinin de "uçuş yasaklarının kalkmasından 2 ay sonra” olarak belirlenmesi acenteleri iyice zor durumda bırakmıştır. Seyahat acenteleri ve turist rehberlerinden bazı şartları sağlayanlara yönelik düşük faizli kredi destekleri açıklanmıştır. Turizmcilerin Haziran 2020 sonuna kadar ödemesi gereken KDV, muhtasar beyanname ve ödemeleri altışar ay ertelenmiştir. Benzer erteleme sigorta primleri için de uygulamaya konulmuştur. Haziran 2020 sonuna kadar ödenmesi gereken irtifak hakkı bedelleri, ecri misil gibi ödemeler 6 ay ertelenmiştir. Ancak, destekler herhangi bir hibe ya da teşvik olmayıp, tamamen faize dayalı bir kredi desteği şeklinde planlanmıştır. Ötelenen ödemelerin bile faizi ile birlikte ötelendiği ifade edilerek, yaşanan bu krizin derinliği sebebiyle alınan bu tür tedbirlerin sadece “günü kurtaracağı” ve alınan kredinin vadesi geldiğinde yaşanacak güçlüklerden dolayı “ödenemeyeceği” dile getirilmektedir. Özellikle 1 Nisan 2020 itibariye bu yıl alınması düşünülen “Konaklama Vergisi”ni ödemelerinin 1 Ocak 2021 tarihine ertelenmesi sektörün tepkisini çekmiş, var olmayan konaklamanın oluşmayan vergisinin ocak ayına ertelenmesi, sektörün derdine derman olmaktan uzak siyasi bir manevra olarak görülmüştür. P

Turizm Sektörünün Genel Beklentileri

-Türkiye’de Turizm sektörünün alınması gereken önlemler açısından beklentileri aşağıdaki gibidir;

-KDV, ÖTV, muhtasar gibi konularda yeni desteklerin verilmesi ya da en azından faizsiz bir şekilde ertelenmesi,

-Konaklama vergisinin ve Turizm Geliştirme Ajansı kesintilerinin en az 2 yıl süre ile ertelenmesi,

-Kamuya ait her türlü vergi, borç, aidat vb. ödemelerin kısa vadeli ödemeler şeklinde erteleme değil uzun yıllara yayılan bir ödeme planı şeklinde düzenleme yapılması,

-Seyahat acentesi belge devri imkanının mevcut yeni düzenleme ile 70 bin TL'ye devredilmesi uygulamasının iptal edilerek günün koşullarına göre yeniden düzenlemesi ve bu sayede kıymetlenen seyahat acentesi belgelerinin seyahat acentelerinin bankalardan alacak oldukları krediler için teminat olarak kullanılmasının sağlanması,

-Seyahat acentesi destek unsurlarının seyahat acentelerinin yapısı göz önüne alınarak uygulanması için gerekli önlemlerin alınması,

-Alınan önlemlere ek olarak bankacılık kayıtlarına ilişkin sicil aı getirilmesi,

-Turizm karayolu taşımacılığında da KDV oranının %18’den %1’e çekilmesi,

-Turizm sektörüne uzun vadeli, kolay erişilebilir kredi olanaklarının sağlanması ve çalışanın korunması ve yetişmiş insan gücünü kaybetmemek için sene sonuna kadar istihdam desteği sağlanması,

-TTGA’dan kaynaklı turizm payı ödemelerinin 2020 sonuna kadar alınmaması,

-Havayolları, seyahat acenteleri ve tüketiciler arasındaki sorunların adil çözümü için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün görevlendirilmesi.

Turizm Sektörünün Kurtuluşu ve Sorunların Çözümü İçin Yapılması Gerekenler

Sektörün elde ettiği turizm gelirlerinin ödemeler dengesinde, döviz girdisinde ve ekonomiye katkısındaki olumlu etkileri bilinmektedir. Bu sebeple turizm sektörünün içine düştüğü bu durumdan hızla kurtulması için yapılması gerekenler aşağıda sıralanmıştır.

-Sağlık Bilim Kurulu benzeri bir “Turizm Bilim Kurulu” acilen kurulmalıdır. Bu kurul içinde bulunan akademisyen, STK ve Bakanlık temsilcileri ile birlikte sektörün nabzı tutulmalı ve Dünya’daki gelişmeler takip edilerek alınması gereken tedbirler ile ilgili güncel tavsiye niteliğinde kararlar almalıdır,

-Eximbank, Kredi Destekleme Fonu vb. kaynaklar sektörün hizmetine sunularak yaşanan nakit akışı darboğazının giderilmesi sağlanmalıdır,

-Her ne sebeple olursa olsun şirket iflasları yasaklanmalı, zor durumda kalan  işletmelerin “kayyum” atama yoluyla hayatta kalması sağlanmalıdır. Bu gibi zor durumda olan şirketlere kayyum destekli verilecek devlet güvenceleri ile uzun vadede tekrar kendi ayakları üzerinde durabilmeleri sağlanmalıdır,

-Kötü durumda olan turistik işletmelerinin varlıklarını sürdürebilmeleri için şirket evlilikleri ve birleşmeleri kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir. Bu yolla sağlanacak finansal destek ile kötü durumdaki işletmelerin faaliyetlerine devam etmesi sağlanmalıdır,

-Haziran başında açılması planlanan otellere dış pazarlardan turistlerin gelmesinin en iyi ihtimalle temmuz ortası olacağı öngörülmektedir. Bu süreçte sektörün beklentisi iç pazar turizm hareketlerinin oluşması yönündedir. Pandemi nedeniyle kullandırılan yıllık izinler, tüm sektörlerin ekonomik olarak negatif etkilenmesi, ortaya çıkan beklenmedik sürpriz işsizlik gibi nedenler iç pazar hareketinin beklenenden çok daha az olacağını düşündürtmektedir. Bu sebeple iç pazardaki potansiyeli harekete geçirebilmek için devlet tarafından faizsiz “Tatil Desteği” uygulamasına “ACİLEN” geçilmeli ve kullandırılmalıdır. İç pazara sağlanacak bu destek turizm pazarının yanında diğer sektörlere de olumlu olarak yansıyacaktır,

-İşlerin iyi gittiği günlerde ihmal edilen iç pazarın korunması için kriz sonrası uygulanmak üzere tüm konaklama işletmelerinde özel bir kontenjan uygulanmasının yolu açılmalıdır. Bu konuda iç teşvik amaçlı olarak iç pazar turistlerinden KDV vergisi alınmaması önemli bir teşvik unsuru olacaktır, 

-Türkiye’nin coğrafi konumu sebebiyle turist gönderen ülkelerden ülkemize olan ulaşımın %98’i uçaklarla karşılanmaktadır. Bu sebeple uçak yoksa turist yok demektir. Bunun için acilen ülkeye turist getiren tüm tur operatörleri verilecek koltuk başı teşvikler ile desteklenmelidir,

-THY’nin yaşanan kriz nedeniyle oluşmuş olan atıl kapasitesi turizmin emrine verilerek düşük maliyetli charter uçak kiralamaları sağlanmalı bu yolla hedef pazarlardan turistik bölgelere turist akımı mümkün kılınmalıdır,

-THY’nin verimsiz olan ve sırf prestij amaçlı işletilen hatları ACİLEN iptal edilerek bu iptaller sonucu oluşan fazla kapasite ile potansiyel turist gönderen ülkelerden turizm destinasyonu olan şehirlerimize tarifeli seferler konulması sağlanmalıdır.

-Karayolu ile ulaşımın mümkün olduğu komşu ülkelerden turist hareketliliğine destek olmak amacıyla, vize kolaylığı, mazot desteği vb. teşvikler uygulamaya konulmalıdır,

-Sürdürülebilir turizm ve çevre ön plana çıkmakta olup, her geçen gün bu turizm türüne talepler artmaktadır. Bu sebeple çevre temelli sürdürülebilir turizm projeleri ve alternatif turizm türleri desteklenerek sezonun 12 aya yayılması için gereken tedbirler alınmalıdır,

-İptaller nedeniyle avansların geri istenmesi önemli bir sorundur. Burada, bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi iptallerde iade yerine kupon uygulaması gündeme getirilebilir,

-Turizm işletmelerinin önemli bir kısmı indirimli KDV oranı uygulaması nedeniyle  genellikle devletten KDV alacaklısı durumundadır. Bu nedenle KDV iade sisteminin hızlı çalışması çok önemlidir. Turizm sektörü için -KDV iade sistemi, bazı dokümantasyon gereklerinin ertelenmesi yoluyla hızlandırılabilir,

-Mecliste bekleyen TÜRSAB yasasının varsa eksiklikleri giderilerek acilen yasalaştırılması sağlanmalıdır.

-Yıllardır sektörün ihtiyacı olan “Turizm Meslek Yasası” ACİLEN çıkartılmalıdır.

-Otellerin pazarlanmasından vazgeçilerek “destinasyon” pazarlamasına geçilmeli, bunun ile ilgili destinasyon imajını güçlendirici faaliyetlere ağırlık verilmelidir,

-TGA (Tanıtma ve Geliştirme Ajansı) daha etkin olarak kullanılmalı, yıllık olarak planladığı tanıtım stratejilerinin sektör ile paylaşımını yaparak buna paralel hareket etmeleri sağlanmalıdır,

-Sağlık altyapısındaki güçlü konumumuz sebebiyle “Güvenli ve Sağlıklı” ülke imajını pekiştirecek tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmelidir,

-Kriz sonrası dünya turizm hareketlerinde öngörülen %80’lere varan daralmadan en az şekilde etkilenmek için var olan mevcut pazarların yanında yeni hedef pazarlarlar belirlenmeli ve bu pazarlara yönelik tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine İVEDİLİKLE geçilmelidir,

-Türkiye dostu tanınmış kişiler (politikacı, sanatçı, ünlü kişi, fenomen vb.) ülkemize davet edilerek ağırlanmalı ve ülkemizin hijyen standartları ve insan sağlığı güvenliği ile ilgili olumlu katkı yapmaları sağlanmalıdır, 

-Endüstri 4.0 kapsamında hızlanan Turizm 4.0 çalışmaları pandemi ile birlikte ivme kazanmış ve “Akıllılık” kavramı tüm sektörde ön plana çıkmıştır. Bu sebeple “Akıllı Turizm”, “Akıllı Destinasyon”, “Akıllı Şehir”, “Akıllı Otel” gibi uygulamalara hız verilmeli ve bu uygulamaların hayata geçirilmesi teşvik edilmelidir,

-Turizm sektörüne yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar yaşanan bu kriz döneminde sektöre finansal destek sağlamak için teşvik edilmelidir. Yatırımlarının devlet güvencesi altında olduğu ve elde ettikleri karları makul ölçülerde kendi ülkelerine transfer edebileceklerinin güvencesi verilmelidir,

-Turizm okullarından mezun olanların sektörde çalışma oranları %11 gibi düşük bir orandır. Hizmet sektörünün en değişmez ana unsuru yetişmiş işgücüdür. Yıllardır yaşanan sektörel krizler nedeniyle mezun öğrencilerin sektörden uzaklaşmasının yanında sektörde deneyim kazanmış ve uzun yıllar çalışmış olanların da 2016 yılındaki uçak krizi nedeniyle sektör değiştirdiği gözlemlenmiştir. Bu sebeple bu açığı kapatmak amacıyla “Türki Cumhuriyetler” olarak tanımlanan Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan gibi ülkelerden ithal personel getirtilmeye başlanmış ve işsizlik oranı bu kadar yüksek olan ülkemizde “sezonluk ithal işçi” getirmek gibi bir tezat oluşmuştur. Bu sebeple var olan personelin sektöre devamlılığının sağlanması ve turizm okulları mezunlarının sektörde kendine yer edinebilmesi için sezonluk çalışan personelin askı döneminde işsizlik sigortalarından yararlanması sağlanmalıdır. 05.06.2020

   Av. Erkan TEMİZ

   Saadet Partisi Ordu İl Başkanı