Merhaba dostlar;
Sağlık sorunlarım nedeniyle bir süredir aranızda yoktum. Ama biliyorum ki dualarınızda hep vardım. Şuanda tedavim evde devam ediyor. Bu süreçte bana destek olan, geçmiş olsun dileklerini ileten ve dualarını eksik etmeyen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Uzun bir aranın ardından ilk köşe yazımı, bölgemizin “yeşil altını” olan fındık üzerine yazıyorum.
Malum, bölgenin yeşil altını olan fındığın fiyatını herkes merakla bekliyordu. Bugün itibarıyla hükümet, Giresun kalite fındığın fiyatını 255 TL, levant kalite fındığın fiyatını ise 250 TL olarak açıkladı.
Bu fiyatlardan kimileri memnun oldu, kimileri ise memnun olmadı. Ancak fiyat açıklanır açıklanmaz serbest piyasada fındığın bu rakamların çok altında alınacağı yönündeki söylentiler üreticiyi şimdiden düşündürmeye başladı.
Üreticiler, maliyetlerin 250 lirayı dahi karşılamadığını dile getirirken, devletin açıkladığı fiyatın altında alım yapılacağı söylentileri önümüzdeki günlerde nelerin yaşanacağını hep birlikte gösterecek.
Ancak ben bu yazıyı farklı bir nedenle kaleme alıyorum.
Hükümet kanadından yapılan açıklamalara göre, dünyanın en büyük fındık alıcılarından Ferrero’nun açıklanan taban fiyat üzerinden alım yapacağı öğrenildi. Yani TMO’nun açıkladığı 250 ve 255 TL’nin altında alım yapılmayacağı yönünde hükümete güvence verildi.
Bu da şu anlama geliyor: Serbest piyasa üreticiden kaça alırsa alsın, sonunda ürünü Ferrero’ya en az 250 liradan satacak.
O hâlde bazı tüccarların üreticiden çok daha düşük fiyatla fındık almaya çalışmasının adı ticaret değil; üreticinin çaresizliğinden faydalanmaktır. Başka bir ifadeyle bu anlayış, fırsatçılıktır.
“Üretici nasıl olsa elindeki fındığı satacak.” düşüncesiyle piyasayı aşağı çeken tüccarlar mutlaka devlet tarafından incelenmelidir.
Nasıl ki marketlerde, manavlarda ve mağazalarda etiket ve fahiş fiyat denetimleri yapılıyorsa, fındık tüccarları da Maliye başta olmak üzere ilgili devlet kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmelidir.
Devletin açıkladığı taban fiyatın çok altında fındık alan fırsatçılar tespit edilmeli, gerekirse haklarında yasal işlem uygulanmalıdır.
Çünkü “serbest piyasa” diyerek hiçbir alanı denetlemezseniz, bu serbestlik zamanla fırsatçılığa ve halkın istismar edilmesine dönüşür. Bunun bedelini ise en çok üretici öder.
Unutulmamalıdır ki devletin açıkladığı taban fiyatın çok altında alım yapmak, sadece üreticiyi mağdur etmekle kalmaz; aynı zamanda toplumda huzursuzluk oluşturur ve tüm tepkilerin hükümete yönelmesine neden olur.
Oysa bu süreçte tüccar para kazanırken, hem üretici hem de hükümet kaybeder. Bunun siyasi yansımasının sandıkta olacağını da kimse göz ardı etmemelidir.
Bu nedenle hükümete tavsiyem nettir:
Piyasayı boş bırakmayın. Tüccarları ve fabrikaları mutlaka denetleyin. Üreticiden 180 liraya alıp Ferrero’ya 250 liraya satan fırsatçılara asla fırsat vermeyin.
Halkımıza da çağrım şudur: Devletin açıkladığı taban fiyatın çok altında alım yapanları ilgili kurumlara bildirin. Çünkü üreticinin alın teri korunursa, hem üretici kazanır hem devlet kazanır hem de ülke kazanır.Şimdiler tğm üreticilşere hayırlı bir sezon diliyorum.
Saygılarımla.
Cihan Çakır
Gazeteciler ve Radyo Televizyon Cemiyet Başkanı (KARTEGDER)
