Karadeniz’de Hiç Deniz Koruma Alanı Yok!
Uzmanlar kirlilik, ısınma ve istilacı türlerin artışı ve aşırı avlanmanın Karadeniz ekosistemini ve denizdeki canlı türlerini tehdit ettiği ve radikal kararlar alınması gerektiği uyarısında bulundu
Uzmanlar kirlilik, ısınma ve istilacı türlerin artışı ve aşırı avlanmanın Karadeniz ekosistemini ve denizdeki canlı türlerini tehdit ettiği ve radikal kararlar alınması gerektiği uyarısında bulundu.
“Balon Balığı Karadeniz’e Zarar Veriyor”
Tuzluluk ve sıcaklık değerleri benzediği için bazı türlerin Kızıldeniz'den Doğu Akdeniz'e göç ettiğini anlatan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan, "Karadeniz binde 22-23 tuzluluk oranı ve soğuk suyuyla Doğu Akdeniz'den tamamen farklılık göstermesine rağmen balon balığı gibi bir Kızıldeniz göçmeni tür, Sinop kıyılarına kadar geldi. Bildiğimiz düzeni bozan bu durumun büyük bir hızla devam edeceğini düşünüyoruz çünkü yeni yeni türler yakalanmaya devam ediyor." diye konuştu.
“Karadeniz’de Deniz Koruma Alanı Yok”
Bir ekosistemde yaşayan türlerin binlerce yılda topluluk halinde kendilerini koruduklarını belirten Dalyan, “Oraya gelen herhangi bir tür ile bunun yapısı bozulabiliyor ve bozulduğu zaman bütün ekosistemi etkileyen bir yapı oluşuyor. Yabancı türlerin en büyük etkisi tür topluluğunun yapısını bozmaktır, bu yüzden tür topluluğu yapısını korumamız bizim için çok önemli. Ekosistemde oluşacak herhangi bir değişiklik tür topluluğu yapısını bozarak balıkçılığa ciddi zarar verecektir. Sadece Karadeniz'de alınacak önlemler yetersiz kalacaktır, olayın hızını bile azaltamayız. Yaşam biçimimizi değiştirmemiz, doğayla uyumlu yaşamaya başlamamız gerekiyor. Deniz koruma alanları iklim değişikliğinin etkisini azaltmada önemli araçlar olarak görülüyor ama Karadeniz'de hiç deniz koruma alanımız yok." diyerek sözlerine devam etti.
“Canlılar Tamamen Yok Olabilir”
Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın ise, deniz suyundaki ısınmanın canlıların üreme dönemlerini etkilediğine dikkati çekti.
Aydın, "Bir canlı su sıcaklığı 20 dereceye çıkınca ürer, bu da nisan ayına karşılık gelir. Bu sıcaklık seviyesi mart ayında olursa canlı da bu zamanda ürer ve yumurtalar açılmaz, larvalar yumurtadan çıktıktan sonra etrafından besleneceği yem olmaz ya da düşmanları orada olur. Bu durum canlının tamamen yok olmasına neden olur." dedi.
“Somon Üretimi Tehlikede”
Deniz suyu sıcaklığındaki yarım derecelik artışın ekosistemde çok ciddi etkiler yarattığını, bunun yanında kirletici unsurlar gelince sistemin tamamen çökme eğilimine girdiğini belirten Aydın, Karadeniz'deki artan su sıcaklığının akuakültür yoluyla üretilen somonları tehdit ettiğini bildirdi.
YORUMLAR
