Ünye Net Haber
Ünye Net Haber
Diğer Sayfalar

Her ‘okula gitmek istemiyorum’ okul fobisi değildir

Klinik Psikologu Buse Başakgil, çocukların okula uyum sürecinde yaşadığı isteksizliğin her zaman okul fobisi anlamına gelmediğini, davranışın arkasında ayrılık kaygısı, akran zorbalığı, sosyal kaygı ya da başarısızlık korkusu bulunabileceğini söyledi.

Her ‘okula gitmek istemiyorum’ okul fobisi değildir
Paylaş:

Klinik Psikologu Buse Başakgil, çocukların okula uyum sürecinde yaşadığı isteksizliğin her zaman okul fobisi anlamına gelmediğini, davranışın arkasında ayrılık kaygısı, akran zorbalığı, sosyal kaygı ya da başarısızlık korkusu bulunabileceğini söyledi.

İSTANBUL (İGFA) - Klinik Psikologu Buse Başakgil, okula başlama sürecinin çocuklar için yalnızca yeni bir eğitim yılı değil, aynı zamanda aileden ayrılma, yeni arkadaşlıklar kurma ve kurallara uyum sağlama anlamına geldiğini belirterek, bazı çocukların bu sürece kısa sürede uyum sağlarken bazılarının daha uzun süre desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

OKUL REDDİNİN ARKASINDA FARKLI NEDENLER OLABİLİR

Başakgil’e göre, günlük dilde sıkça kullanılan “okul fobisi” ifadesi yerine, çocuğun okula gitmesini engelleyen kaygının kaynağını anlamak daha önemli.

Okul reddinin; ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, akademik başarısızlık korkusu, akran zorbalığı, öğrenme güçlükleri, öğretmenle yaşanan sorunlar, yeni okul veya sınıfa uyum güçlüğü ve ergenlerde depresif belirtiler gibi pek çok nedenden kaynaklanabileceğini vurguladı.

“SEBEP İNAT DEĞİL, KAYGI OLABİLİR”

Çocukların zaman zaman “inatçı” ya da “söz dinlemiyor” şeklinde değerlendirilebildiğini söyleyen Başakgil, yoğun kaygı yaşayan bir çocuk için okula gitmenin gerçekten zorlayıcı olabileceğini belirtti. Bu durumda çocuğu tehdit etmek ya da cezalandırmanın çözüm olmadığını ifade eden Başakgil, her seferinde okula gitmemesine izin vermenin de kaçınma davranışını güçlendirebileceğine dikkat çekti. Ebeveynlerin yaklaşımının “şefkatli ama kararlı” olması gerektiğini söyledi.

AKRAN ZORBALIĞI DA ÖNEMLİ BİR ETKEN

Başakgil, çocuğun okulu reddetmesinin altında zorbalık veya dışlanmanın da bulunabileceğini belirterek, okulda kendini güvende hissedip hissetmediğinin mutlaka araştırılması gerektiğini kaydetti. Özellikle okul günlerinde belirgin fiziksel yakınmalar yaşanıp tatil günlerinde bu belirtilerin azalmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Başakgil, fiziksel şikâyetlerin psikolojik kaynaklı olduğu varsayılmadan önce tıbbi nedenlerin de ele alınması gerektiğini ifade etti.

Çocuğun sürekli ve yoğun biçimde okula gitmeyi reddetmesi, belirgin kaygı yaşaması, tekrar eden fiziksel yakınmalar göstermesi, okul başarısında düşüş yaşaması, arkadaş ilişkilerinin bozulması ya da zorbalık şüphesinin bulunması halinde profesyonel değerlendirme öneren Başakgil, okul uyum sürecinde ebeveynlerin çocuğun kaygısını tamamen ortadan kaldırmaya değil, kaygıyla baş etme becerisini desteklemeye odaklanması gerektiğini vurgularken, önerileri şöyle sıraladı:

Vedalaşmayı uzatmayın: Kısa, sakin ve tutarlı bir rutin oluşturun. Duyguyu küçümsemeyin: Çocuğun yaşadığı kaygıyı kabul edin. Sabah rutinini düzenleyin: Öngörülebilir bir düzen güven duygusu sağlar. Okulu ceza aracı yapmayın: Olumsuz algıyı güçlendirebilir. Nedeni anlamaya çalışın: “En zor gelen şey ne?” diye sorun.

Bu haber Ünye Net Haber tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.