2003 yılı fındık sezonu öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen kritik bir toplantı, Türkiye’de fındık politikalarının nasıl şekillendiğine dair önemli bir süreci ortaya koydu. AK Parti hükümetinin ilk fındık sezonuna girilirken Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda yapılan toplantıya, bölge temsilcilerinin büyük bölümünün davet edilmediği öğrenildi. Ordu Ziraat Odası Başkanı ile Fiskobirlik Genel Müdürü Cemal Öztürk’ün girişimleriyle haberdar olunan toplantıya, dönemin Ordu Milletvekili Enver Yılmaz ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler de sonradan dahil oldu. Toplantıda alınan kararlar ve yaşanan süreç, aradan geçen yıllara rağmen fındık üreticilerinin taleplerinin karar mekanizmalarında yeterince yer bulamadığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda yapılan toplantıya dönemin bakanları Ali Coşkun ve Kürşad Tüzmen başkanlık etti. Toplantıda, fındık üretiminin o yıl düşük olmasının da etkisiyle ürünün serbest piyasaya bırakılması yönünde karar alındı. Devletin doğrudan alım yapmaması yönündeki bu yaklaşım, yeni dönemin temel politikası olarak belirlendi.
Toplantıda söz alan dönemin Enerji Bakanı Mehmet Hilmi Güler, üreticinin korunması amacıyla bir öneri sundu. 2002 yılında Hazine adına alınan 100 bin ton fındığın, Fiskobirlik aracılığıyla yeni sezon alımları için kaynak olarak kullanılmasını teklif etti. Bu öneriyle, serbest piyasa koşullarına geçiş sürecinde üreticinin desteklenmesi amaçlandı.
Toplantıda, söz konusu öneri değerlendirilirken iş insanı Cüneyt Zapsu’nun görüşüne başvuruldu. Yapılan değerlendirmede öneriye net bir destek verilmemesi üzerine, Fiskobirlik’e kaynak aktarımı gerçekleşmedi. Bu durum, karar alma süreçlerinde ticaret çevrelerinin etkisine dair eleştirileri beraberinde getirdi.
Aradan geçen yıllara rağmen fındık fiyatları ve alım politikaları konusunda benzer tartışmalar devam ediyor. Üretici temsilcileri ve bölge milletvekillerinin taleplerine rağmen, açıklanan alım fiyatlarının beklentilerin altında kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Özellikle Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından belirlenen fiyat politikaları, üretici kesiminde tartışılmaya devam ediyor.
Fındık üreticilerinin yaşadığı ekonomik zorluklar karşısında, ziraat odaları ve ilgili kurumların daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve bölgedeki ziraat odalarının geçmiş yıllardaki gibi ortak bir duruş sergilemesi gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor.
Gündeme gelen öneriler arasında, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarını güncellemesi ve piyasaya yön verecek adımlar atması yer alıyor. Bu kapsamda, fiyatların revize edilmesi ve alım sürecinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
