Fındığın Öşrü Nasıl Hesaplanır?
Ordu’da fındık hasadı devam ederken sahil kesimlerinde fındıklarını kurutarak fındık manavlarına yada TMO’ya satmaya başlayan kimi fındık üreticileri fındığın öşrünü vermek için nasıl hesaplanacağını araştırıyor
Ordu’da fındık hasadı devam ederken sahil kesimlerinde fındıklarını kurutarak fındık manavlarına yada TMO’ya satmaya başlayan kimi fındık üreticileri fındığın öşrünü vermek için nasıl hesaplanacağını araştırıyor.
Ordu’da Ağustos ayının başlarında başlayan fındık hasadı sürüyor. Fındıklarını kurutan üreticiler fındıkları pazara indirerek satmaya başladılar. Fındığın öşrünü yani zekatını vermek isteyen kimi üreticiler de kime ve nasıl hesaplanıp verileceğini araştırıyor.
Fındığın öşrü hakkında Ordu Hayat’a açıklamada bulunan Ordu İl Müftüsü Dr. İsmail Çiçek, fındığın öşrünün (zekatının) nasıl hesaplanacağı anlattı.
“ Tarım Ürünlerinin de Zekatı Var”
Diğer mallar gibi tarım ürünlerinin de zekatı olduğunu hatırlatan Müftü Çiçek, şu bilgileri paylaştı:
Ticari mallardan, madenlerden, hayvanlardan zekât vermek farz olduğu gibi tarım ürünlerinden de zekât vermek farzdır. Mahsullerden verilen zekâta ondabir (10/100) anlamına gelen öşür denilmektedir.
Konu ile ilgili Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:
“Bakara Suresi 267’inci ayette Yüce Rabbimiz ‘Kazandıklarınız ve sizin için çıkardığımız toprak ürünlerinin temizlerinden Allah yolunda harcayın’ ve yine Enam Suresi 41. Ayette ‘Hasat günü hakkını (öşrünü) verin.’ diye buyuruyor. Hz. Peygamber (s.a.v) de; ‘Gökyüzünün suladığında öşür (ondabir zekât) vardır.’ (Buhari, Zekât, 55) Diğer hadislerinde “Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde onda bir; kova ile sulananlarda ise yirmide bir öşür gerekir.” (Buhârî, Zekât, 55) buyurmuşlardır.
Fındık da Dahil Mahsüller Zekata Tabidir
Hanefi mezhebi kurucusu Ebû Hanîfe (rh.a)’ye göre ‘ Verim alma düşüncesiyle ekilen, dikilen her bitkide öşür vardır.’ (Serahsi, Mebsûd, III/1) Bu nedenle fındık da dahil olmak üzere ürün almak maksatlı elde edilen bütün mahsuller zekâta tabidir.
Ebû Yusuf ve İmam Muhammed (rh.a) ‘Beş veskten aşağısına zekât yoktur’ (Buhâri, Zekât, 32) hadisinden hareketle veskle ölçülen buğday, arpa gibi ürünlerden 653 kilograma yada bu değere ulaşmayan diğer ürünler için zekât verilmeyeceğini ifade etmişlerdir.
Yukarıda verilen bilgilerden hareketle fındığın zekâta tabi olması için öncelikle yetiştirilmesi için yapılan gübreleme, ilaçlama, mazot vb. ekstra masraflar çıkarıldıktan sonra elde kalan fındığın -farklı görüşler bulunmakla birlikte- nisaba yani 653 kg. buğday değerine ulaşması gerekmektedir.
İki Şekilde Zekat Verilebilir
Hadisi şeriflerden anlaşıldığı üzere tarladan çıkan ve nisaba ulaşan tüm ürünler için kural olarak iki şekilde zekât verilebilmektedir:
1.Yetiştirilmesi sırasında emek ve masraf sarf edilmeden elde edilen ürünlerden onda bir (1/10-yüzde on) oranında öşür/zekât verilir.
2.Yetiştirilmesi sırasında sulama, gübreleme, ilaçlama, altını temizleme, mazot vb. ekstra masraflar yapılarak elde eldilen ürünlerden yirmide bir (1/20-yüzde beş) oranında öşür/zekât verilir.
O halde fındık hasadımızdan sonra, zekâta tabi olup olmadığımızı öğrenmek amacıyla öncelikle; fındık üretimi için yaptığımız masrafları elde ettiğimiz fındık gelirimizden düşelim. Geriye 653 kg. buğday değerinde fındığımız kalmışsa nisab miktarına ulaştığımız için zekât vermemiz gerektiğini bilelim.
Daha sonra; ya zekât vereceğimiz fındığımızdan tüm masraflarımızı düşelim ve geriye kalan fındığımızın ondabirini (1/10-yüzde on) zekâtımız olarak verelim.
Ya da üretim için yaptığımız masrafları ayrı ayrı hesaplama noktasında güçlük yaşarsak eğer, tüm masraflarımızı gelirimizden düşmeden, toplam fındığımızın yirmidebirini (1/20-yüzde beş) zekâtımız olarak verelim.
Diğer tarım ürünlerinin zekâtı da aynı biçimde hesaplanabilecektir.
Zekat Kimlere Verilebilir ve Kimlere Verilemez?
Bizi dünyaya getiren ana, baba, dede, ninemize (usûl); bizden dünyaya gelen kız, oğul ve onlardan dünyaya gelen torunlara (füru); bizimle hayatı üstlenen eşimize veremeyeceğimiz zekâtlarımızı Rabbimizin Kur’an’da buyurduğu sekiz sınıftan yakınımızda bulunanlara taşımayı lütfen ihmal etmeyelim.
Tevbe /9.60- Sadakalar (Zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât memurları, kalpleri İslâm'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Rabbim fındık kazancımızı bereketli eylesin.”
YORUMLAR
