
https://www.youtube.com/watch?v=GT-P6YG20Q0
İlk bölümünü dün yayınladığımız pazar yeri esnafının sıkıntıları bugünde sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.Vatandaşlar burada yaşadıkları sıkıntıları anlatırken,özellikle devlet büyüklerinden yardım bekledikleri belirterek haklı mücadelelerine devam edeceklerini söylediler.Pazar yerinden dükkan alan ve almayan 37 arkadaş olarak mahkemeye başvurduklarını ve savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, ''bundan sonrasını yüce adaleti bırakıyoruz haksızlık ve yolsuzlukların bir an önce çözülmesini istiyoruz'' dediler.
Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar,Başkan yardımcısı Erhan Eren,Pazarcılar Başkanı Abdurrahman Kılıç ve Göç kardeşler şirketi hakkında rüşvet,zimmet,irtikap ve ihaleye fesatlık karıştırma suçlarından şikayetçi oldular.
İste pazarcı esnaflarının tepkileri
Esnaf Yahya GÜNEŞ; Ben 1989 yılından itibaren Belediyenin sözleşmeli kiracısıyım. Dükkânı almadım, satmadım. 30 yıldır kiramı ödeyip buralara kadar geldim. Bu zamana kadar olan belediye ve devlet yönetiminin hepsine teşekkür ediyorum. Ama şuanda yapılan yolsuzluklar, huzur bozucu bazı şeyler beni çok mağdur etti, sıkıntıya düşürdü.
Öncelikle şunu söylemek istiyorum; Belediye gibi bir makamda karşımızda adam gibi bizi dinleyip, muhatap olabileceğimiz birinin olmaması bizi çok yaralıyor.
Belediyede Başkan Yardımcısı Erhan EREN’i devlet mi atadı, millet mi atadı yoksa başkan kendisi mi getirdi

bilemiyoruz. Makamına gittiğimizde bizi 5 dakika dinleme Lütfü’nde bulunmuyor. Hoşuna gitmediği bir şey hakkında konuştuğumuzda bize kapıyı gösteriyor, çıkın görüşme bitmiştir diyerek adeta bizi makamından kovuyor.
Bizi dinlerken ben yapamıyorum, ben bu kadar yapabiliyorum. Sen otur makama diyor. Madem makama layık değildin, neden bu makama getirildin? Vatandaşın işini adil bir şekilde çözeme yeteneği, becerisi, yetkisi yoktu da kim tarafından neden getirildi? Makamına uygun ve layık kişilerin getirilmesini, vatandaşın mağduriyetini giderilmesi istiyoruz. Bu işin Ünye’de çözülmeyeceğini bu yüzden üst makamlardan yardım bekliyoruz.
Benim 4 tane dükkânım fakat 1 tane bile dükkân vermediler. Oraya gidip sorduğumda kovmaları beni çok rencide etti. Ben 30 yıllık esnafım hiç bir Belediye başkanının bu zamana kadar olan yönetimden hiçbir şikâyetim olmadı. Çok memnumdum.Ama bunlar herkesi bıktırdı. Bunlar ya çok biliyor ya da hiçbir şey bilmiyor. Kusura bakmayın bu söylediklerim birilerini biraz incitecek ama acı gerçekler bunlar.
Esnaf Ali Karagöz;İller bankası, köylü pazarı adına ödeneği yapmıştır. Köylüler için yapılan yerde bir tane bile köylü yok. Bütün seyyar pazarcılar orayı doldu. Bunun araştırılmasını istiyoruz.
Esnaf Kazım ,1980 yılından beri belediyenin kiracısıyım. Kiramı hiç aksatmadan belediyeye ödedim. 80 yaşına geldim, mağdur durumuna düştüm. Bizi alta devrettiler. Üst kademedeki memurlarımıza hakaret ettiler. Yaşlı, genç tanımadılar. Paramızı mesul ettiler. Bizi aşağıladılar, mağdur ettiler, çocuklarımız sokakta kaldı.
Biz burada ekmek parası için çalışıyoruz. Hakaret yemek için çalışmıyoruz. Bizim yiğitlerimiz, insanlarımız, çocuklarımız, büyüklerimiz bize çok muamele yaptılar. 600 haneyi sokakta bıraktılar. Çoluğumuz çocuğumuz ekmek bekliyor evde. Bu işin çözümünü, sonucunu bunlardan bekliyoruz. Bunlar bizi iyiye götürmediler.
Esnaf Bekir ÇİFÇİ; Eski Pazar yerinde tekel olan bir işletmeciyim. Burada 20 yıllık esnafım. Kendilerine gittiğimde bana Pazar içerisinde tekel ruhsatının verilmeyeceğini, tekel işletmeciliğin elverişli bir ortam olmadığını söyleyip beni bir şekilde ekarte ettiler.
Fakat belirli kişilere belli miktarda, para karşılığında hakkın satıldığını öğrendim. Burada bana kalırsa herkes adamını kolladı, herkes kendine göre işine gelenleri köşe başlarını, işine gelenleri güzel olan yerleri ve işine gelenleri para karşılığında verildi.
Pazar yeri ile alakası olmayan insanları, imam hatipten, kaledereden ve Atatürk Mahallesinin oradan olsun birilerinin dükkan sahibi olduğunu öğrendim. Ben başından beri burada bir haksızlık olduğunu söylüyorum. Buradaki birlik beraberlik şuan olan bir şey değil. Biz burada bir ses getirmeye çalışıyoruz.
Arkadaşlarımın da söylediği gibi belediyede muhataba alınacak kimse yok. Mesela Rahman KILIÇ, ben onu muhatap almam dememin nedeni şudur,benim belediyenin vatandaşı olmam. Rahman KILIÇ kim ki,benim isteklerimi ve ihtiyaçlarımı giderecek. Bu konuda biri varsa Belediye Başkanı ya da yardımcılarıdır. Beni Rahman KILIÇ’ın kucağına itmelerinin nedeni nedir? Ben Rahman KILIÇ’ın yanı tekel ruhsatını almaya gidiyorum burada ruhsat verilmiyor diyor. Ben bu saatten sonra ne satacağım. Ben mevcut işimi yapmak istiyorum. Bana denildi ki burada kimse tekel işleri yapmayacak. O zaman benden sonrakilere neden satıyorsunuz? Kimseye vermeyin ben kabulüm. Pazar içinde bu iş olmaz dersiniz saygı duyarım.Ama beni ekarte edip, birilerine peşkeş çekip bu ruhsatı verirseniz bu beni rahatsız eder ve hakkımı ararım.
Esnaf Osman ÖKSÜZOĞLU; Ben son kez Erhan EREN’in yanına gittiğim zaman herkesin dükkânları veriliyor bizim neden verilmiyor? Diye sorduğum zamana bana belediyenin malı istediğine verir, istediğine vermez dedi.
Belediyenin malı diye bir şey yoktur. Belediye halkın belediyesidir. Mal halkındır. Burada istediğine verme gibi bir yetkiye sahip değildir dediğimde ise Erhan EREN bana tepkide bulundu. Bir tanede gazeteci arkadaşımız şahittir.
İSTE SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULAN BELGE