''Yıllardır ''Kaptan Köşkü'' isimli köşemizde sizlerle beraber olmaktayız. Bu köşemizde siyasi, ekonomi, sosyal ve kültürel açıdan bir çok konu hakkında düşüncelerimizi okurlarımızla paylaşıyoruz. Sizlerde bu yazılarımızı okuyarak iyisiyle kötüsüyle bizleri bir noktaya taşıdınız. Bu vesileyle hepinize sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
''Bugün ele aldığımız konu uzun zamandır gündemi fazlasıyla meşgul eden güncel bir konu.İnsanlık adına kara bir olay. Fakat ne yazık ki şahsım adına engelli bir basın mensubu olarak benim başıma geldi.
Ortada bir darp olayı var... Hatta ve hatta engelli bir insan üzerinde gerçekleştirilen darp olayı !!!
Buradaki darp olayının nasıl gerçekleştiğini ve kimlerin karıştığını kısacası içeriğini sizler zaten biliyorsunuz. Bu sebepten dolayı bu konulara asla girmeyeceğim. Bu haftaki programımda sadece beni üzen konuya değinmek istedim. Evet bir darp olayı yaşandı. Bu olay fiilen bana yapılmış olsa bile benim de bir basın mensubu üyesi olduğumu varsayacak olursak aslında tüm basın camiasına karşı gerçekleştirilmiş bir olaydır. Basının haber alma ve haber yayma özgürlüğünün kısıtlanması için gerçekleştirilmiş bir harekettir. Şuan herkesin bildiği üzere hukuki süreç başladı ve bu süreç içerisinde toplumdan pozitif destekler alıyoruz. Evet vatandaşlar bizlerin arkasında fakat belli bir noktaya ulaşmış kesim (Siyasiler, Sivil Toplum Kuruluşları vs...) nedense bu olayı görmezden gelerek hiç bir açıklamada bulunmuyorlar. Tabi bu durum bizlerin ister istemez canını sıkıyor ve fazlasıyla yıpratıyor. Tabi bizler herşeye rağmen dimdik ayaktayız ve duruşumuzu hiç bozmadan bu şekilde dimdik durmaya devam edeceğiz.''
İstendiğinde Bir Bardak Suda Fırtına Yaratılıyor
''Kısa bir zaman önce Ünye Belediye Başkan Yardımcısı Murat Ocak hakkında spekülasyonlar çıktı. Eski Tekkiraz Belediye Başkanı Necdet Yılmaz'ın kendisini dövdürmek için birilerini tuttuğu ve şahsın takip edilerek sonradan bu olayı yapmaktan vazgeçtiği iddiası herkes tarafından konuşuluyordu. Fiili hiç bir eylem gerçekleşmeden sadece bir kişinin ağzından çıkan kelime ile ortalık yangın alanına çevrildi. Basın yani bizler gerekli bir sürü yazılar yazdık, yerden aldık göğe kadar vurduk. Hadi bunları da geçtim, bu olay Adalet ve Kalkınma Partisinde kısa bir sürede infial yarattı. Ordu teşkilatı, Ünye Teşkilatı her her yerde soruşturmalar başladı. Akabinde ise bu şahıs alelacele görevden alındı,İHRAÇ edildi. Görevden alınan şahıs ise Ordu encümenliğinde ve yıllardır siyasetin içerisinde bulunan bir şahısı kaşla göz arasında defterini dürdüler.
Dediğim gibi hiç bir darp olayı yok fiili hiç bir saldırı yok ,sadece tek bir kişinin ağzından çıkan iki kelime ve yıllarını siyasete adamış bu şahıs görevden alındı.
Baktığımız zaman biz yani ben engelli bir vatandaş, basın mensubu üyesi... resmen alenen saldırıya uğradım, darp edildim, tehditler aldım fakat bunlara rağmen görmezden gelindim, görmezden gelindik.
Buradan Yerel Siyasilere Soruyorum !!!
Hukuken araştırmalar sonucu ortaya çıkan isimler belli, hukuk suçlu diyene kadar kimseye suçlu da demiyorum. Fakat açık olan şübhelilerin arkasında duran birbirleri arasında organik bir bağ olduğu bilinen kişi de belli ve buna rağmen Adalet ve Kalkınma Partisine bağlı hiçbir yerel siyasiden ses seda yok. Neden yok ?
Kendilerine yapılan haksızlıkların ardından ayaklanmalar başlarken halk bir haksızlığa uğradığında neden susuluyor ? Halkı görmezden gelmeyin. Sizleri bu noktalara bu umursamadığınız halk getirdi. Onların yani bizlerin hakkını da sizler savunacaksınız. Buradan Ordu Ak Parti Teşkilatına soruyorum, Neden ?
Ak Partili bir belediyenin bu noktaya gelmiş olması, hatta olaya karışmamış olsa bile bu konuyla yan yana getirilmiş olması sizleri incitmiyor mu ? Bizler birilerini suçlayın demiyoruz. Sadece bir açıklama bekliyoruz. Evet belki hukuk karşısında suçsuz olunacak bu şahıs ve ya şahıslar fakat toplumdaki izlenim, vatandaşların akıllarındaki düşüncenin ne olduğu belli.
Korku imparatorluğundan vazgeçin...
15 Temmuz gecesi de dahil olmak üzere bu hal olmadan hiç bir şey olamazsınız. Bu sebepten dolayı halka zulüm etmekten vazgeçin. Korku imparatorluğu ile bu devran dönmez. Hepimiz devletimizin yanındayız... herkes gibi o gece bizler de sokaklardaydık ve gereken kınamaya gazetemizde fazlasıyla yer verdik. Fakat burada küçük insanların kendilerini büyük göstermek adına korku imparatorluğu kurmalarına ben tepkiliyim ve aynı zamanda üzülüyorum.
Ak Parti teşkilatına ve Ak Parti gönüllülerine kısaca Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ideolojisine inanıp onunla aynı yolda yürüyen herkese sesleniyorum. Bu çirkinliğe bu ideolojideki bireylerin kayıtsız kalmayıp görmezlikten gelmemesi gerekir.Adına yakışır şekilde ADALETİN biran önce işletilmesi tüm siyasetçilerimizin NAMUS meselesi olmalıdır''.
NOT:
VAHİM OLAYDAN İTİBAREN YANIMIZDA DURAN,BİZİ ARAYAN VE OLAYIN TAKİPÇİSİYİZ DİYEREK BİZE DESTEK VEREN ,AK PARTİ GENEL MERKEZİNE, BAŞBAKANLIĞA, CUMHURBAŞKANLIĞINA,SİYASİ,BÜROKRAT,EŞ VE DOST HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM...
CİHAN ÇAKIR
Çakır Medya Genel Yayın Yönetmeni

