Emek Partisi (EMEP), fındık fiyatları üzerinden yürütülen tartışmaların sorunun özünü perdelediğini belirterek, asıl meselenin mevcut tarım politikaları olduğunu savundu.

EMEP Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, yaptıkları açıklamada yıllardır fındık politikasının temel dayanaklarına ilişkin paneller ve kurultaylar düzenlediklerini ifade etti. Fiyat odaklı tartışmaların hem hükümetin hem de yerli-yabancı tarım ve gıda şirketlerinin işine yaradığını belirten Uzun, “Fındık politikasını yalnızca fiyata indirgerseniz üretici her zaman mağdur olur. Bu yıl rekolte düşük olmasına rağmen fiyat artmıyorsa, bunun nedenini bir iki tarım-gıda tekelinin bireysel tutumuna bağlamak yanlıştır. Şirketler en fazla kârı nasıl elde edeceklerinin hesabını yapar. Bu kapitalizmin kuralıdır” dedi.

“Yeni Bir Tarım Yasası Şart”

Tarımda yaşanan temel sorunun fiyat belirleme mekanizması olduğunu savunan Uzun, mevcut sistemde üreticinin ürün fiyatını belirleyemediğini dile getirdi.

“Tüm tarım ürünleri değerinde satılamıyor. Üretici ürününü satarken fiyatı alıcı belirliyor. Oysa başka sektörlerde üretici kendi fiyatını belirler. Neden tarım üreticisi belirlemesin?” diye soran Uzun, sorunun çözümünün mevcut yasalar çerçevesinde mümkün olmadığını söyledi.

Uzun, “Kooperatiflerle mi olur, başka bir yöntemle mi olur tartışılabilir. Ancak var olan yasalar üzerinden üretici lehine kalıcı bir çözüm üretilemez. Yeni bir tarım yasası yapılmalı ki üreticinin yüzü gülsün” ifadelerini kullandı.

“Üretici Azalıyor, Dışa Bağımlılık Artıyor”

Yanlış tarım politikaları nedeniyle her yıl üretici sayısının azaldığını öne süren Uzun, yerli üretimin gerilediğini ve dışa bağımlılığın arttığını belirtti.

“Bir zamanlar kendine yeten tarım ülkesi olmakla övünürdük. Bugün ise her yıl daha fazla tarım ürünü ithal ediyoruz. Yerli üretici yerine ihracat yapan şirketleri önceleyen bir anlayışla karşı karşıyayız” diyen Uzun, yalnızca fiyat artışı talep etmenin yeterli olmadığını ifade etti.

Kapitalist sistemin üretici aleyhine işlediğini savunan Uzun, “Üretici lehine yasal düzenlemeler yapılmadıkça, kooperatifleşme yaygınlaştırılıp üretim ve satış bu kanallar üzerinden gerçekleştirilmedikçe kazanan her zaman yerli ve yabancı tarım-gıda tekelleri olacaktır. İktidarın teşvik ve destekleri de şirketlere yönelince üretici mağdur oluyor. Çözüm, demokratik ve halkçı bir iktidar anlayışıdır” dedi.