Ünye İlçe Sağlık Müdürü Uzm.Dr.Yusuf GÜNEY “Halkımızın kanser konusunda farkındalığının sağlanması,
toplum bilincinin geliştirilmesi amacıyla ülkemizde her yıl Ekim ayında “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak belirlenmiştir.” dedi.
Ekim Ayı Meme Kanseri farkındalık ayı olduğunu belirterek kanser taramalarının
önemine dikkat çeken Uzm.Dr.Yusuf GÜNEY açıklamasında “Ülkemizde ve dünyada
kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan meme kanseri, meme
dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile ortaya çıkmaktadır.
Geçmişte ileri evrede teşhis edilen meme kanseri, günümüzde Bakanlığımızca
yürütülen tarama programlarının etkisi ile daha erken evrede teşhis edilebilmekte ve erken
tanı oranlarımızda artış sağlanabilmektedir.
Erken evrelerde tespit edilen meme kanserlerinin hem tedavileri daha başarılı
olmakta hem de yaşam kalitesi önemli ölçüde artmaktadır. Bu sebeple, yürütülen toplum
tabanlı taramalar yolu ile kadınlarımızın olası bir kanser gelişimi durumunda kanser gelişim
sürecini erken evrede, henüz klinik bulgular ortaya çıkmadan önce tespit etmek ve
kadınlarda meme kanserine bağlı ölüm hızını düşürmek mümkün olabilmektedir.
Meme Kanserinin Belirtileri
Memelerin normalde nasıl göründüğünü bilmek, meme sağlığının önemli bir
parçasıdır. Kadınlar yirmi yaşından başlayarak, her ay düzenli olarak kendi memelerini
muayene ettiklerinde, memelerinde oluşabilecek en ufak değişikliği erkenden fark
edebileceklerdir. Meme kanserini olabildiğince erken yakalamak, başarılı bir tedavi şansı
sunar. Ancak neyin aranacağını bilmek, düzenli mamografilerin ve diğer tarama testlerinin
yapılmasının yerini tutamaz. Tarama testleri, herhangi bir belirti ortaya çıkmadan çok önce,
meme kanserinin erken evrelerde bulunmasını sağlar. Bu nedenle, ülkemizde 40-69 yaş
arasındaki kadınlara, herhangi bir yakınmaları olmadan önce, her iki yılda bir kez ve
ücretsiz olarak mamografi ile tarama yapılmaktadır.
Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir
yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesidir. Ayrıca ele gelen yumru (kitle) olsa da
olmasa da aşağıdaki belirtiler de meme kanserinde görülebilmektedir:
- Bir memenin tamamının veya bir kısmının şişmesi (belirgin bir yumru hissedilmese
bile)
- Memede ya da meme ucunda ağrı
- Meme derisinde kaşıntı ve yanmayla belirgin yangısal durum (ekzema, mayasıl)
- Meme ucunda çekilmeler
- Memede portakal kabuğu görünümü
- Meme derisinde tahriş
- Tek taraflı meme ucunda akıntı (özellikle kanlı akıntı)
- Memenin bir kısmında veya tümünde şişlik, memede şekil değişikliği
- Meme ya da meme ucu derisinde kızarıklık, kabuklaşma, kalınlaşma
- Koltuk altında yumru (kitle), bazen memede yumru hissedilmeden önce, kanser
koltuk altında veya köprücük kemiğinin etrafında şişme veya yumruya neden olabilir.
Bu belirtilerden herhangi biri meme kanseri dışındaki durumlardan da
kaynaklanabilmekle birlikte sayılan belirtiler görüldüğünde, nedeninin bulunabilmesi için bir
genel cerrahi uzmanına muayene olunmalıdır.
Tanı:
Meme kanseri ileri dönemlere gelene kadar belirti vermeyebilir. Bu nedenle
yukarıdaki belirtiler tanı koymak için yeterli olmadığından en yakın sağlık merkezlerine
başvurulması gerekmektedir.
Meme kanserine erken dönemde tanı konması, tedavide
başarıya ulaşma ve sağ kalım süresini artırmaktadır. Bu nedenle 40-69 yaş aralığında
tüm kadınlara 2 yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Erken teşhiste en
önemli faktör, kadınların bu konuda bilinçlenmesi ve 40 yaşından itibaren düzenli olarak
mamografi yaptırmalarıdır.
Kadınlara tarama merkezlerimizde özellikle erken tanı için aşağıdaki yöntemler öğretilmekte
ve uygulanmaktadır.
Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM):
KKMM kadının evinde tek başına rahatlıkla her an uygulayabileceği bir muayene
yöntemidir. KKMM’ni etkili bir şekilde yapabilmek için bu konuda eğitim almak ve
öğrenilenleri her ay düzenli olarak yapmak gerekmektedir. KKMM eğitimi almak için
merkezlerimize başvurulması yeterlidir.
Kadınlar 20 yaşından sonra her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Bu
muayene sırasında ayna karşısına geçilerek her iki memenin görüntüsünün simetrik olup
olmadığına bakılır. Meme başı ve derisinde çökme veya çekilme, deride kızarıklık ve ödem
varlığı incelenir. Bu muayene ile özellikle deriye ve meme başına yakın tümörler kadının
kendisi tarafından erken evrede fark edilebilir. Kendini düzenli olarak muayene eden bir
kadın, yeni gelişen bir kitleyi, meme derisi veya meme başındaki çekintiyi veya renk
değişikliğini, asimetrik görünümü ayırt edebilir. Kanser şüphesi uyandıran kitleler diğer
meme dokusundan daha sert yapıda (ceviz sertliğinde), sınırları net ayırt edilemeyen,
hareketi kısıtlı ve genellikle ağrısızdırlar. Memesinde bir kitle veya her zamankinden farklı
bir görünüm fark eden kadın, hemen doktoruna başvurmalıdır. “dedi.
Meme kanserinden korunma yollarına değinen Uzm.Dr.Yusuf GÜNEY “Tüm
kanserlerde olduğu gibi; sebze ve meyveden zengin, uygun koşullarda hazırlanmış gıdaların
tüketimi ile sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması,
sağlıklı kiloda olma, sigara ve alkol kullanımından uzak durma ile meme kanseri riski
azaltılabilmektedir. Aile hekimine danışılarak sağlıklı kiloda olunup olunmadığı
öğrenilebilir. Emzirmenin meme kanserinden koruduğuna dair çok sayıda çalışma
bulunduğu için tüm annelerin bebeklerini en az 2 yıl süreyle emzirmeleri önerilmektedir.
Meme Kanserinden korunmak amacıyla 40-69 yaş arası tüm kadınlarımızı ücretsiz
mamografi çekimleri için KETEM’e (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi)
davet ediyoruz.” dedi.
[gallery link="file" columns="1" size="full" ids="244761"]