İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Eğitimde Zekâ ve Yetenek Zirvesi (Z Zirve), üstün zekâ ve yetenek alanında Türkiye'nin önde gelen akademisyenlerini, eğitimcilerini ve uzmanlarını buluşturdu.
İSTANBUL (İGFA) - Üstün zekâ ve yetenek alanında Türkiye’nin önemli organizasyonlarından biri olarak gösterilen Eğitimde Zekâ ve Yetenek Zirvesi, akademisyenleri, eğitimcileri, okul yöneticilerini, psikolojik danışmanları ve aileleri bir araya getirdi.
İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi ev sahipliğinde; Ev Okulu Derneği ve Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocukların Eğitim Vakfı (TÜZDEV) iş birliğiyle düzenlenen zirvede, üstün potansiyelli çocukların erken yaşta fark edilmesi, doğru eğitim modelleriyle desteklenmesi ve yapay zekâ çağında eğitimin dönüşümü ele alındı.

“POTANSİYELİ GÖRMEK YETMEZ, GELİŞTİRMEK GEREKİR”
Zirvede uzmanlar, Türkiye’de üstün zekâ ve yetenek sahibi çocukların önemli bir bölümünün hâlâ yeterince erken fark edilemediğine dikkat çekti. Op. Dr. Kemal Tekden, “Üstün Zekâlılar ve Bilgelik” başlıklı sunumunda yüksek kapasitenin doğru yönlendirilmediği takdirde toplumsal faydaya dönüşemeyeceğini vurguladı. Prof. Dr. Ayşe Esra Aslan, düşünme becerilerinin geliştirilmesinin eğitim sisteminin temel hedeflerinden biri olması gerektiğini ifade ederken, Prof. Dr. Mustafa Serdar Köksal ise üstün yetenekli çocukların tanılanmasındaki güncel sorunlara dikkat çekti.
Zirvenin dikkat çeken konuşmacılarından Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuk gelişiminde zekâ, akıl ve ahlakın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tarhan, yüksek bilişsel kapasitenin ancak değerler eğitimiyle desteklendiğinde bireye ve topluma katkı sağlayabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Acar Baltaş ise “Motivasyon Değil Disiplin” başlıklı konuşmasında, başarıda sürdürülebilir alışkanlıkların önemine değindi. Baltaş, kısa süreli motivasyon yerine disiplin kültürünün uzun vadeli başarının temel unsuru olduğunu vurguladı.

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA EĞİTİMİN GELECEĞİ KONUŞULDU
Zirvenin önemli başlıklarından biri de yapay zekânın eğitim üzerindeki etkileri oldu. Dr. Kerem Dündar, yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerini nasıl değiştirdiğini anlatırken, Doç. Dr. Mahmut Çitil bireysel farklılıkları merkeze alan yeni eğitim yaklaşımlarını değerlendirdi.
Doç. Dr. Ayça Köksal Konik ve Doç. Dr. Tamer Ergin, yüksek potansiyelli çocukların psikolojik ihtiyaçları ve bilişsel değerlendirme yöntemleri hakkında bilgi verdi. “Zekâ Yetenek Dostu Okul” başlıklı sunumda ise eğitim kurumlarının yetenek gelişimini destekleyen yapılara dönüşmesinin önemi ele alındı.
Dr. Bahar Eriş’in “Potansiyel Keşfi: Lüks mü Gereklilik mi?” başlıklı konuşması da katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Ev Okulu Derneği ve TÜZDEV tarafından geliştirilen “Zekâ Yetenek Dostu Okullar” projesiyle, okulların yalnızca sınav başarısına odaklanan yapılardan çıkarak öğrencilerin yeteneklerini keşfeden ve geliştiren merkezlere dönüşmesi hedefleniyor. Proje kapsamında yapılan değerlendirmelerde, yeteneğin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir değer olduğu vurgulandı.
Zirvenin sonunda yapılan değerlendirmede, etkinliğin yalnızca akademik bir toplantı olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin eğitim vizyonuna katkı sağlayan önemli bir fikir platformu olduğu ifade edildi. Gün boyu süren programın sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi.
