Ünye’nin tek televizyonu A52 TV ve Ünye’nin tek uydu kanalı olan BRTV ortak yayınıyla her Çarşamba günü ekranlarınıza gelen irfan Çavuşoğlu ile Panorama programının bu hafta stüdyo konuğu Deva Partisi Ordu İl Başkanı Erkan Türkmen oldu. Program yapımcısı İrfan Çavuşoğlu’nun sorularını yanıtlayan Türkmen, Kahramanmaraş merkezli depremlerde meydana gelen yıkımların ve can kayıplarının ihmaller zincirinden kaynaklandığını belirterek “hükümet enkaz altında kalmıştır” dedi. Erkan Türkmen açıklamasında; "millet olarak hepimiz acı içerisindeyiz. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum, depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına sabırlılar diliyorum. Siyaset yapma zamanı değil yaraları sarma zamanı bunu biliyorum ama sormadan da edemeyeceğim, depremin ilk 48 saati hükümet yetkilileri neredeydi. İnsanlar enkazın altında kurtarılmayı beklerken selalar okundu. Bu sizi kurtaramayacağız anlamına mı geliyordu" dedi. Milyarlarca Liralık Bütçesi Olan Diyanet’in Deposunda Kefen Yoktu Zaten siyaseti ilk önce iktidar ve taraflarıdır. Sanki onlardan başka hiçbir kimse yardım yapmıyormuş gibi konuştular. Milyarlarca liralık bütçesi olan Diyanet’in deposunda kefen yoktu. Kayıtlı 46 bin insanımız vefat etmiş ve 200 bin rakamları konuşuluyor. İnsan canı parayla değişilebilir mi? Depremin ardından hemen depremzedelere 10 bin lira verileceği söylendi. Şimdi helallik isteniyor, insanların aileleri göz göre göre enkaz altında bırakılmış helallik bedeli 10 bin lira mıdır? Kızılay Şirkete Dönüşmüştür ve Başkanı İstifa Etmelidir AFAD kurumu yıllarca hazırlık yapmış gibi göründü ancak içi boşmuş. Hiçbir hazırlık yokmuş. 2019 yılında bu deprem için toplantı yapılmış ancak o toplantıda hiçbir şey yapılmamış. Kızılay ise meğer yardım kuruluşu değil, ticari bir şirketmiş. İlk önce Türkiye Eczacılar Birliği’ne daha sonra da Ahbap’a çadır satışı yapılmış. Kızılay’ın çadırı vatandaşa bedava vermesi lazımdır. İnsanlar o durumdayken bir çadırı veremediler. Kızılay Başkanı ilk önce bu satışı savundu. Daha sonra tepkiler gelince hemen ağız değiştirdi ve “haberim yoktu, arkadaşlar yapmış, onları eleştiriyorum” dedi. Eleştiri var ancak bir tane istifa yok. Kızılay ve AFAD bu işi beceremedi. Kızılay Başkanı bir anca önce istifa etmelidir. Kızılay ticaret yapan bir şirkete dönüşmüştür. Müteahhit Suçlu Ama Denetleme Kurumlarının Hiç Mi Suçu Yok? 1999 depreminden sonra yönetmelik değişti ve çok katlı binalar yapılmayacağı, yatay mimari olacağı söylendi. İnsanlar müteahhite değil, sisteme güvenmesi lazımdır. Burada resmi evrak vardır. Müteahhit bir mimar çağırdı ve işlemler yapıldı. Daha sonra belediyeye müracaat ediyor ve belediye projeyi inceledikten sonra ruhsat veriyor. Bu ruhsat her şeyin düzgün olduğunu ve işe başlanabileceğini gösteriyor. Demir döküleceği zaman Yapı Denetim diye bir firma çıkıyor. Özel sektöre verilip kurayla aktarılıyor. Belli siyasilere yapı denetim veriliyor. Yapı denetim, bayındırlık, parti üçgeninde neler döndüğünü biliyorum. Yapı denetim partiyi ve belediyeyi finanse ediyorlar. Yapı denetim demiri sayınca betonu dökmeye izin veriyor. Betondan numune alınıyor ve kontrol ediliyor ve bu kontroller ile inşaat devam ettiriliyor. Müteahhit eğer demirden, betondan çalıyorsa onu takip eden de bir kurum var. Bu kurumların hiç mi hatası yoktur. Bunları kontrol eden birçok imza var. Kontrol eden devlet kurumlarına insanlar güvenmelidir. Bu işlerde devlet kurumlarının imzası vardır. Müteahhitler tutuklanıyor. Bu müteahhitleri denetleyenlerden istifa eden yok, tutuklanan, sorgulanan yok. Kurumun başında hükümet var ancak yöneticilerden de bir tane istifa yoktur. Deprem Vergileri Nerede? 1999 yılında deprem vergisi diye bir şey çıktı. İki yıl boyunca alınacak ve yaralar sarılacak dendi. Ancak bu vergi hala devam ediyor. Devlet kurumları arasında para şovları yapıldı. Bankalar hazineden para talep etmiş ancak bir ay sonra milyarlar bağışladılar. Cumhurbaşkanı toplanan paralar için “her kuruşu depremzedelere harcanacak” dedi. Başka nereye harcanacaktı? Bu güne kadar verilen vergiler nereye gitti? Burada bize kimse hesap soramaz mantığıyla hareket ediliyor. Denetimsizlik ve doğru yönetilememek sorundur. Doğru yönetimi bulana kadar da çabalayacağız. Ferman Padişahınsa Tribünler Taraftarlarındır Ortada bir başarısızlık var ve insanlar artık bunu görüyor. Tribünlerde hükümet istifa sloganları atılıyor ve hükümet tehdit ediyor. Birisi çıkıp maçlar seyircisiz oynansın diyor birisi çıkıyor meydanlara inmeye hazırız hodri meydan diyor. Bu tribünlerde bulunan taraftarlar Türk vatandaşı, ne yapmaya çalışıyorsunuz bu insanlara. Afet bölgesinde ziyaretler gerçekleştiriyorsunuz, acılı afetzede protesto edince alın bunları buradan indirin aşağı diyorsunuz. Tahammülsüzlük hat safhada. İşte bu yüzden parlamenter sisteme geri dönüş diyoruz. Bizim derdimiz sistemi değiştirmektir. Tek adamın yönettiği sistemin ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha görmüş olduk. 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimde halk kendi iradesini ortaya koyacak ve gereğini yapacaktır. İstediğiniz kadar insanları susturmaya çalışın, kimse yaşanılanları unutmayacaktır. Kandırıldık, aldatıldık, geç kaldık, helallik istiyoruz gibi söylemler tamamen acizliğin ve hükümet olduğunuz 20 yıllık sürecin özetidir. Halk bu özeti görmüştür ve notunu ona göre verecektir. Meclis Erken Seçim Kararı Alırsa Cumhurbaşkanı Aday Olabilir 14 Mayıs tarihinde seçim var deniliyor ancak Cumhurbaşkanı imza atıp da tarih vermiyor. Resmi bir imza yoktur. Meclis karar almadan seçim tarihi netleşmiyor. Sayın Cumhurbaşkanı 18 Haziran’da aday olamayacağı için mevsimsel nedenler diyerek tarihi öne çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olması için meclisin tamamen erken seçim kararı almalıdır. Partimizin düşüncesi aday olamıyorsa olamasındır. Anayasada yazılan nettir. Benim şahsi görüşüm ise seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Meclis erken seçim kararı alsın ve ülke refaha kavuşsun. Meclis karar almaz ise 18 Haziran’da seçim olacaktır. Konutları 1 Yılda Tamamlamak Mümkün Değildir Ülkemizde hala sarsıntılar devam etmektedir. Bölge hala hareketlidir. Bu zemini gözlemlemeden, risk sıfırlanmadan acele edilmemelidir. Ancak önümüzde seçim olduğundan dolayı konut projeleri sunuluyor. Konut yapımını 1 yılda tamamlamak mümkün değildir. Göstermelik temeller ile insanlara seçimde oy verirseniz tapu alabilirsiniz bile diyebilirler. TMO İki Tekelci Firmaya Depoculuk Mu Yapıyor? Öğrendiğime göre TMO Genel Müdürü fındık satmayacağız diyor ancak daha sonra fındık fiyatı artıyor. Herhalde bir yerlerden baskı geliyor ki iki tane tekelci firmaya fındık ihale ediliyor ve satışı yapılıyor. Satış yapılırken ihaleye girip de mal alamayanlar yatırdığı %10 depozitoyu da geri alamamışlar ve fındık vereceğiz demişler. Keşke bu fındık satılmasa da paketleyip deprem bölgesine yardım olarak dağıtılsaydı. Yeni sezon fındık fiyatı da yüksekten açılacak derken birileri aradaki kazancı yuttu. TMO o zaman bu iki tekelci firmaya depoculuk yapıyor. Mal stokluyor ve onlara teslim ediyor. Parlamenter Rejime Geçilip, Ülke Rahat Bir Nefes Alacaktır 6’lı masanın çıkardığı aday kim olursa olsun biz destekleme kararı aldık. Bize parlamenter sisteme geçiş için bir isim lazımdır. 6 parti güzel bir birliktelik sağladılar. Ülke için çalışmalarını sürdürdüler. Bundan sonra da aday kim olursa olsun seçimi kazanacaktır ve parlamenter rejime geçilip, ülke rahat bir nefes alacaktır. https://www.youtube.com/watch?v=0n56vvCPcCc&t=2717s&ab_channel=A52TV-%C3%87ak%C4%B1rTv