Ordu Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Ali Coşkun, 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla kanser hakkında bilgi vererek erken tanının önemine dikkat çekti. Kanserde erken teşhisin hayat kurtardığını belirten Ali Coşkun, “Erken teşhis ve tanı ne kadar erken konulursa, tedavi de o kadar rahat ve kolay olur. Ne kadar tanı gecikirse, tedavi süresi uzar ve hastalık sıkıntılı olur” dedi. Ordu Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Ali Coşkun açıklamasında; -%10'U GENETİK, %90'I ÇEVRESEL FAKTÖRLER “Ülkemizde 1956 yılından beri 1-7 Nisan tarihleri arasında kanser haftası faaliyetleri düzenlenmektedir. Burada amaç kansere farkındalığın ortaya çıkarılmasıdır. En bilinen ölüm nedenleri arasında kanser neredeyse ilk sırada gelmektedir ve dünyada her geçen gün kendisini ön plana atmaktadır. Kanser aslında milattan önce ilk çağlarda da vardı. Milattan önce 3000 yılında bulunan bir papirüsle ilk defa bir meme kanserinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla kanser ilk çağlardan beri günümüze kadar hala devam etmektedir. Şunu belirtmek isterim, kanserin genetik geçişi %10 kadar etki etmektedir. %10'un dışında diğer faktörler yani kişinin hayata bakışı ve çevresel faktörler etki eder. Dolayısıyla herkes belli önlemleri alarak kanserden kurtulabilir. -2 YILDA BİR KONTROLLERE GİDİN Kalın bağırsak, kolon, meme, rahim ağzı gibi kanserlerde 50 yaşından sonra kendimizi 2 yılda bir hekime giderek kontrol ettirmeliyiz. Düzenli kontrole gitmek ortaya çıkacak kanserlerin erken teşhisine izin verir ve tedavinin hızlı olmasını sağlar. Dünyada ölüm nedenleri arasında kanserle kalp damar hastalıkları başbaşa gitmekte hatta kanser dünyada ülkemizden birazcık daha fazla görülmekte, ülkemizde ise kalp damar hastalıkları kanserlere oranla daha fazla çıkmaktadır. Kanser vücuda girdikten sonra yayılma gösteren bir hastalıktır. Zaten latince ve yunancada kanser bir yengecin ismidir. Dolayısıyla kanserin en büyük tehlikesi sadece bir organa yerleştikten sonra orda kalmayıp başka organlara da yayılma ihtiyacı duymasıdır. Bu da kanseri olduğundan daha tehlikeli bir hale sokmaktadır. -ÇEVRESEL FAKTÖRLER NELERDİR? Kanserin %10 genetik, %90 ise çevresel ve kişisel faktörlerden kaynaklı olduğunu söylemiştik. %90'ı kapsayan çevresel faktörler, kişinin yaptığı iş, yaş, cinsiyet, sigara, alkol, hareketsizlik, yeşil sebzelerden uzak beslenmek, kimyasal kokulara yada maddelere maruz kalmak, az su tüketimi gibi şeylerdir kanser için çevresel risktir. Bu çevresel riskleri kontrol altına alabilirsek kanserle mücadelemizi kontrol altına almış oluruz. -KİMLERİN HANGİ KANSER OLMA RİSKİ YÜKSEK? Erkeklerde mide kanseri ve kolon kanseri daha sık görülüyor.  Ama bunların coğrafyayla da alakası var. Obezite, safra kesesi, böbrek ve pankreas kanserine daha fazla sebep olur. Sosyoekonomik durumu düşük toplumlarda kanser ölümleri daha fazla görülmektedir. Çünkü bu kişiler doktora gitmeyi erteledikleri için erken teşhis konusunda hep geç kalırlar. Özellikle hiç doğum yapmamış kadınlarda meme kanseri, rahim içi dokusu kanseri ve yumurtalık kanseri sık görülmektedir. Bu sebeple hiç evlenmemiş ya da hiç doğum yapmamış kadınların da hekimlere belli süre zarflarında muayeneye gitmelerini öneriyorum. Aşırı cinsel ilişkiye giren kadınlarda da rahim ağzı kanseri çok fazla görülmektedir. Genetik faktörlerin en çok testis kanserleri, tiroid kanserleri ve gırtlak kanserlerinde etkisi vardır. Eğer vatandaşlar çevresel faktörler konusunda dikkatli olurlarsa kanser ülkemiz için fazla tehlike arz etmez. Özellikle şunu söylemek istiyorum lütfen 2 yılda bir rutin sağlık kontrollerinizi yaptırın. Olabilecek herhangi bir kanser hastalığı durumunda bu rutin kontroller sebebiyle erken teşhis yapılır ve tedavi kolay olur.” https://www.youtube.com/watch?v=bV64KLwEj3c&ab_channel=A52TV-%C3%87ak%C4%B1rTv