a https://www.youtube.com/watch?v=TQOOfq11wkQ&feature=youtu.be Cumhuriyet Halk Partisi Ünye İlçe Başkanı Ali YALÇIN bugün saat 13:00'da Cumhuriyet Halk Partisi İlçe binasında Adalet yürüyüşü hakkında basın toplantısı düzenledi. Düzenlediği bu basın toplantısında halka ADALET çağrısı yaparak bu çağrının demokrasi için, Cumhuriyetin kazanımları için, Hukukun üstünlüğü için olduğunu söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi Ünye İlçe Başkanı Ali YALÇIN, sözlerine Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU'nun Ankara yürüyüşünde söylediği bir söz ile başladı. ''Artık sabredecek bir şey kalmadı .Türkiye elden gidiyor. Dün olduğu gibi, bugün de ortak paydamız demokrasiyi yaşam biçimi haline getirmektir. Bunu nasıl yapacağız ? DİRENEREK yapacağız. Yaşadığımız bu ülkede adaletin kalmadığını tüm dünyaya duyurmak zorundayız.'' Ardından konuşmalarına devam eden Cumhuriyet Halk Partisi Ünye İlçe Başkanı Ali YALÇIN, ''Değerli arkadaşlarım, hak, hukuk ve adalet arayışımızı dün olduğu gibi bu gün de sürdürmeye kararlıyız.Olmadık bir işten mağduriyet yaratarak hukukun temel kuralları yok sayılıp keyfi tutuklamalar yapılarak insanlar sorgusuz sualsiz maddi temeli ve ispatı olmadığı halde dünya görüşleri ne olursa olsun düşünce ve ifade özgürlüğü noktasında davranarak insanların özgürlüğünün elinden alınmasına ve cezaevlerine gönderilmesine her zaman karşı çıktık, her zaman ezilenin, mağdur edilenin, ötelenenin yanında yer aldık. Çünkü biz demokrasiye hukukun üstünlüğüne, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip bir partiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Temyiz aşaması varken, Anayasanın milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili güvenceleri ortadayken, ikametgahı belliyken mahkeme tutuklama kararı verebiliyor. Ama bu ülkede damatlar FETÖ terör örgütünün siyasi kanadındaki imamlar, yine aynı şekilde Atatürk’ün manevi şahsına hakaret eden sapkınlar, çocuklarımıza yurtlarda tecavüz edenler, kadınlarımızı acımasızca katledenler, serbest bırakılarak, elini kolunu sallayarak bu ülkede yaşamaya devam etmektedirler. Bu hukuksuz ve adil olmayan tutumlarıyla toplumu yozlaştırıyorlar. Toplumun adalete ve hukuka olan güvenini zedeleyerek kamu vicdanında derin yaralar açmaktadırlar. Değerli arkadaşlar; bu ülkede adaletten, hukuktan, temel hak ve özgürlüklerden bahsetmemiz söz konusu olabilir mi? Adalet mumla aranır, adalet dağıtıcıları ise siyasi iktidarın iki dudağının ve talimatlarına bakarak karar verme durumuna gelmiştir.. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Adaletin olmadığı yerde insan yoktur. Bize doğuştan gelen haklarımızı veya anayasal haklarımızı lütuf olarak sunmaya çalışanlar var. Bakın bu kadar eleştiriyorlar, ama şu sözü kullanamıyorlar; "Ya bizim ülkemizde adalet var kardeşim, niye yürüyorsunuz" diyemiyorlar. Çünkü onlar da gayet iyi biliyorlar ki adalet yok! Adalet için yürüyoruz biz, adalete karşı değil. Bu Adalet yürüyüşü bir parti yürüyüşü değil. Adaleti savunan her görüşten insan bu yürüyüşe destek veriyor. Adaleti savunan herkese şükran, saygı duyuyoruz. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında bizim bu yürüyüşümüz büyük yankı buldu. Yankı bulması da doğal çünkü toplum adalete hasret. Haksızlıkların bir şekilde dile getirilmesi lazım. Eğer haksızlıkları bir gazeteci dile getiriyorsa ya işinden oluyor ya hapse atılıyor. Bir akademisyen dile getirdiğinde üniversiteden atılıyor. Dolayısıyla bu görev bize düşüyor. Ve biz bu görevi yerine getirmek zorundayız. hem hapiste açlık grevinde olanlar, hapiste olan gazeteciler hapiste olan erler hapiste olan öğrenciler hapiste olan akademisyenler bunların hepsi bunların tamamı için adalet yürüyüşü yapıyoruz. Dolayısıyla bu adalet yürüyüşü parti yürüyüşü değil. bu adaleti savunan her görüşten insan bu yürüyüşe destek veriyor. Adaleti savunan herkese şükran ve saygı duyuyoruz. Ve bu güzel yürüyüşü İnşallah İstanbul'a kadar götüreceğiz." Laiklik için, demokrasi için, sosyal demokratik hukuk devleti için, özgür, mutlu, barış içinde yaşamak için, tarihten gelen kader birliğimizin ve dayanışma duygumuzun devamlılığı için, kardeşliğimizi çoğaltarak, yaşam alanlarımızı, zeytinliklerimizi, mera ve kıyılarımızı koruyarak, kimsesizlerin kimsesi olmak için, bugüne kadar bütün sabrımızı zorlamamıza rağmen bu iktidarın hak, hukuk, adalet tanımayan uygulamalarına karşı çıkmak için bu yürüyüşe sonuna kadar destek veriyoruz. Bu yürüyüş ülkenin, geleceğin, çocuklarımızın, çalışanların, işsizlerin, yoksulların, esnafların, toplumun her kesiminin korkudan ve endişeden silkelenip, baskılardan kurtulup demokrasiyi ve adaleti inşa etme yürüyüşüdür. Ayrı ayrı değil; hep beraber çalışarak, emek vererek yaşamı yeniden inşa edeceğiz.'' şeklinde açıklamalarda buldu ve 80 milyon vatandaşımızı ilgilendiren “güvenilir bir adli sistem kurulması” dileklerini sunarak Tüm İslam aleminin Kadir Gecesini ve  Ramazan Bayramını kutladı. eeeeeee