FINDIK VE FINDIĞIN HİKÂYESİ
Karadeniz bölgesi için bir yaşam kaynağı olan ve bazı aileler için ana geçim kaynağı mucizevi bir kabuklu meyve fındık
Genel - 31-10-2023 11:40
Karadeniz bölgesi için bir yaşam kaynağı olan ve bazı aileler için ana geçim kaynağı mucizevi bir kabuklu meyve fındık. Bu coğrafyada yaşamak ve yaşamı idame ettirmek gerçekten çok zor. Tarıma elverişli olmayan bu sahada yaşama tutunmak için bir yol arkadaşıdır fındık. Bu yol arkadaşı fındık zamanı kendine göre biçimlendirmiş ve takvimi kendine uyarlamıştır. Tüm işlerini onun izin verdiği zaman aralıklarında yapmaya çalışmışızdır. Düğünler genelde fındık hasat sonlarında yapılmış alacak verecekler hep hasat sonlarına kaydırılmıştır. Bilinir ki hasatta azdan çoktan bu bereketli ürün bir çok borcu kapatmıştır. Bazı yıllar doğal afetlerden dolayı ürün alamadığımız zamanlarda insanlar kara kara düşünmüşlerdir. Bu yıl nasıl geçecek çoluk çocuk ne yiyecek diye. Bu coğrafyada fındık varsa hayat var fındık yoksa hayat gerçekten sıkıntılı ve zor geçmektedir. Fındık sadece bahçe sahibine geçim kazandırmamaktadır. Bahçelerde budamasından bahçelimesin, yabancı ot temizliğinde hasadına kadar çok ciddi iş gücüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bunu bir örnekle matematiksel olarak ifade etmek gerekirse yıllar itibarıyla ülkemizde 700.000 ton fındık olmaktadır. Bir işçi günde ortalama 40 kg tane fındık topladığı hesap edildiğinde 2023 yılı güncel fiyatlarıyla 9.625.000.000 TL tarımsal istihdama katkı sağlamaktadır. Buda yaklaşık 60.000 kişiye 12 ay süreyle asgari ücrete denk gelmektedir. Fındık için diğer tarımsal faaliyetlerde bu kapsama girince bu rakam 100.000’lere yaklaşmaktadır.
Bu coğrafyada yaşamak zordur dedik. Ama bir o kadarda zevklidir. Fındık bu coğrafya ya yaşama azmi ve umutta getirmiştir. O olmadığı zamanlarda her kez mahzun ve düşünceli. Varlığında ise toplumun her kesiminde mutluluk verir. Hasat sonarında aile reisi de mutludur başak yapıp kendine ait fındık parsıyla alacaklarını düşünen evin küçük çocuğu da mutludur. Ama bazen olmadığı yıllarda geçim sıkıntısı çeken bu coğrafya büyük şehirlere göçler başlamıştır. İstanbul da en kalabalık nüfusu barındıran bölge maalesef Karadeniz olmuştur. Kim ister bu güzelim toprağını bırakıp gitmek ama fındık olmadığı zaman istese de istemese de yollar gurbete çıkmaktadır. Bölgemizde yaklaşık 400.000 aileyi direk olarak etkileyen sosyo ekonomik bir üründür. Bölgesine her yıl yaklaşık 2,5 milyar dolar gelir getirerek bir nevi yaşam kaynağıdır.
Fındık tarımının en zevkli zamanı hasat aylarıdır. Olgunlaşan fındıkları toplamak için yurt dışından ve yurdumuzun çeşitli bölgelerinden her kez köyüne gelir az çok demeden Rabbim o yıl neyi bize nasip etmişse şükür eder ve ata yadigârı bu topraklarda mahsulünü toplamanın heyecanını yaşar. Hasat zamanı mutlaka erken kaldırır seni yataktan. Her doğan yeni günde yorgunluk artsa da her gün toplanan fındık daha fazla para demektir aslında. Bazen gençler sabah kalkmak istemez bizim evde evin büyüğü annem seslenir herkese “mezardakiler heves ediyor bu fındığa Rabbim izin verse toplamaya gelecekler, siz hala yatıyormuşsunuz diye”. Tam bir kampanya dönemidir. Bazen bayrama denk gelir hasat zamanı bayramı yaptırmaz, bazen cenazen olur ailede veya köyünde yasını tutturmaz. Çünkü en büyük cenaze aslında herkesin kapısında bir an önce toplanmalı ve kuruya ambara alınmalıdır. Zamanı gelince kurdu, kuşu, domuzu tüm yaban hayatı bunun yani rızkının peşinde. Bizde rızkımızın peşinde olduğumuz için canla başla çalışılır. Her şey zamana karşı bir savaş gibi. Eğer iklim müsaade ederse değme harman zamanının keyfine. Ama Karadeniz burası ülkemin en fazla yağış alan bölgesi bazen göz açtırmadan günlerce yağar nimet. O zamanda karamsarlık ve yorgunluk daha da artar. Zordur bu coğrafyada hasat ve harman yapmak. Fındığı toplaması da zor bu engebeli arazide harmanında.
Fındık bu coğrafyanın sarı altını. Anında paraya çevirebileceğin muazzam bir mahsul. Mesela pazar gün açık bir kuyumcu bulamazsın altın alıp satmaya ama evinde fındığın varsa alıcı kapına kadar gelir yükler gider paranı alırsın. Bu kadarda değerli ve pazar değeri yüksek bir üründür. Bu coğrafyada yaşamla bütünleşmiş ve tüm sohbetlerin neredeyse vazgeçilmez unsuru “FINDIK” sohbette iş döner dolaşır fındığa gelir.
Tüm bu faktörler fındık üretimini bir yol ayrımına itmektedir. Çevresel etkilerini kontrol altında tutan ve ekosistemiyle uyumlu, iklime dirençli fındık yetiştiriciliği, bütüncül bir kamu fındık politikasını gerektirmektedir. Tüm paydaşların katılımı üzerine inşa edilecek yeni bir fındık politikası, hem geçmişin sosyal ve biyolojik kökenli yapısal sorunlarını hem de iklim değişikliği kaynaklı günümüz ve gelecek sorunlarını bir arada ele almalı ve bütüncül çözümler sunmalıdır. Aksi takdirde, tüm bölgenin ekonomisine, kültürüne ve sosyal ilişkilerine damgasını vuran Türkiye fındıkçılığının geleceği tahmin edilenden çok daha sıkıntılı olacaktır. Bu çalışma, öncelikle iklimin hem küresel hem de Türkiye ve Karadeniz Bölgesi özelindeki etkilerini ve iklim değişikliğinin gelecekteki olası etkilerini araştırmaktadır. İklim değişikliğinin tarım ve özellikle fındık üretimi üzerindeki etkilerine ilişkin mevcut araştırmalar hakkında bir literatür taraması yaptık. Saha araştırması ve uzmanlarla derinlemesine görüşmeler yoluyla, bilimsel projeksiyonların ve saha deneyimlerinin yakınlaşan ve ayrışan yönlerini tanımlamaya çalıştık. Sosyal ve biyolojik kökenli yapısal sorunlar ile iklim değişikliğinin etkileri arasındaki iç içe geçmişliği inceledik. Son olarak, fındık yetiştiriciliğinin iklim değişikliği ve çevre üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini açıkladık. Tarım Geleceğimiz
Günün Diğer Haberleri