“YOL KAVUŞTURANDIR, YOL MEDENİYETTİR”

Reklam
Reklamı Gizle

Yol, elektrik, içme suyu, kanalizasyon, atık su gibi altyapı hizmetleri ile mimari esreler medeniyet göstergesidir. Eğitim, sağlık, kültür gibi medeniyet unsurları bu altyapı üzerinde yükselir. Bu hizmetlerin tamamında da teknik eğitimli nitelikli üretici iş gücü teknikerlerin emeği alın teri, sihirli dokunuşları vardır. Türkiye’nin yüksek öğrenimli teknik eğitimli nitelikli elemanlar potansiyeli göz ardı değil harekete geçirildiğinde Ülkemiz bulunduğu yerden daha yukarıya çıkacak teknikerlerin elinden tutan herkes kazanacaktır.

Bir kez daha Rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz. Atatürk’e doğuya okul mu yapalım yol mu yapalım diye sorduklarında; yol yapın ki ordu girebilsin demiştir. O dönemler ulaşım aracı olarak demiryolu revaçta olduğundan o konuda da “demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silahıdır” diyerek ulaşımın önemini vurgulamıştır.  Ancak Atatürk’ün hayali olan Karadeniz Samsun sarp yolu öylecesine yarım bırakılmış, bir adım ilerleyememiş ve lafta kalmıştır.

Bugün de Cumhurbaşkanımız bu konuyu “yol medeniyettir” olarak dillendirmekte olup, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol, ulaşım konusunda her zaman bir ifadesi vardır; “yol hayattır, yol medeniyettir. Yolları olmayan ülkeyseniz medeni olmaktan bahsedemezsiniz.”  Yol medeniyettir. Ama medeni olmayanlar yolun kıymetini anlamazlar. Önünde cami bile olsa yol oradan geçecekse o camiyi yıkar, o camiyi gider başka yerde inşa ederiz’ diyerek yol un ne kadar önemli olduğunu ve bu konudaki hassasiyetlerini ifade etmiştir ki bugün ki iktidar hükümetimizin en önemli eserleri yol ve köprülerimiz ulaşım alanında hizmetlerdir. Ünye-Akkuş diye anılsa da çok önemli ticari hizmetlerde adı geçen tarihi yol olan İpek yolumuz inşallah demiryolu gibi hayallerde kalmaz.

“Yol medeniyettir” Yol Kalkınmadır. Yol ilerlemektir.

Ünye-Akkuş-Niksar yolumuzun yapılması konusunda; Sanıyorum Ünyeliler olarak yıllardır hayal satılmasından bıkmış,  artık söz değil icraat bekliyoruz!

Evet; Akkuş Niksar yolumuz. Ünye’mizden geçen tarihi ipek yolu bir an önce iyileştirilmelidir. Bu sadece Ünye’mizin değil Tokat’ın Karadeniz’in, İç Anadolu’nun kavuşmasının heyecanıdır.

Akkuş-Niksar yolu; Ünye’miz ile birlikte Tokat’ın çok kıymetli çalışkan ve olağan bir gayret gösteren yöneticilerimiz, bölge milletvekillerimiz tüm bürokratlarımız ve stk temsilcilerimizin omuzlarında yük, sorumluluktur. Şehrimizin tüm yöneticileri birlikte duruş sergileyerek çok geç kalınmış olan Ünye, Akkuş, Niksar, Tokat Karadeniz’i iç Anadolu’ya bağlayan tarihi ipek yolu ile birlikte OSB, Lima, Üniversite ve Kültür merkezi gibi geç kalınmış yatırımlar bir an önce yapılmalıdır.

Kamuoyu artık söz duymaktan yorulmuş, müjdeler dinlemekten sıkılmıştır. Siyasetçiler tarafından sürekli müjdeler verip oyalamak, ortaya somut bir şeyler koymamak gibi bir anlayış adeta günü kurtaran bir gelenek halini almıştır.  Ünye-Akkuş-Niksar-Tokat kamuoyu olarak laf, müjde değil icraat bekliyor, Ünye kamuoyu Müjdelerden usanmış, sözlere karnı doymuştur.

Yıllardır Mevcut yolun iyileştirilmesi yapılacağı söylenmektedir. Söylenmeye de devam edilmektedir. Siyasilerimizin kamuoyuna müjde olarak sunduğu, hak edip gerçekleşmeyen yatırımlardan bu tür açıklamaları sürekli yaparken icraatın gereğini ise bir türlü ortaya koymamaları düşündürücüdür. Oysa her şey hazır. Somut bir adım atılmalıdır. Karadenizli ve İç Anadolu birbirine kavuşturulmalıdır.

Hayat kurulmuş bir saat gibidir. Düzenli olarak ilerler. Geri dönüşü yoktur. Yani zamanı geriye alıpta bazı şeyleri değiştirmek mümkün değildir. Bunun içindir ki ilerde “ah keşke diyebileceğimiz, bedelini ağır ödeyebileceğimiz şeylere dikkat etmeliyiz.  Bugün oturduğumuz makamlar gelip geçici olup, görev sürecimizde arkamızda bıraktığımız eserler kalıcıdır. Ne mutlu arkasında eser bırakan, saygıyla anılanlara…

Bölgemize her kim olursa bir eser bırakmış ise hepsinden Allah razı olsun. Sen ben, şu bu gibi kısır döngüler, kavga gürültü, ayrışmalar kimseye bir yarar sağlamaz, aksine zarar verir.

Daha önceleri bulunduğu mevki makamlarda yaşadığı, doğduğu, seçilmiş olduğu memleketleri için hizmetlerde bulunmuş yönetici ve bürokratlarımızın isimlerinin verilerek yaşatıldığı park vs sosyal alanlarımızdaki gibi Ünye Limanına Eski Sanayi Bakanımız Sayın Şükrü Yürür’ün, Üniversitemize ya da Ünye stadyumuna spor kompleksine (Allahım rahmetini bol eylesin) Eski Spor ve tarım bakanımız Sayın Refahittin Şahin’in veya Ünye otogarına yine eski İçişleri bakanımız Sayın İdris Naim Şahin’in isimlerinin verilmesi ve adlarının yaşatılmasının kime ne zararı olabilir. İdarecilerimiz arkalarında  söylemleri dedikoduları ile değil ardında bıraktığı eseri ile anılır. Yine Ünye binicilik tesislerine, hastane üst geçidine yapılan ya da yapılmakta olan ilimiz ve ilçelerimizde halkımızın kullanımında olan tesis ve hizmet binalarına, gerek hayatta olanlara sağlıklı ömürler diliyorum, Allah rahmet eylesin vefaat eden değerlerimizin adlarının verilerek yaşatılması hizmet yarışında faydalı saygılı örnek alınacak bir davranış olacağını düşünüyorum.  Bu duygu ve düşüncelerimize karşı bir durum olacağını düşünmüyorum.

Ordu büyükşehir Belediye başkanımız sayın bakanımız ve 19 ilçe belediye başkanlarımız ile birlikte özellikle kırsal kesimde çalışmalarını hızlandırdı. Dağlık, engebeli ve dağınık bir yerleşim düzenine sahip coğrafyaya rağmen dağ, tepe ve yamaçlar adeta Ferhat misali delinerek uzak bölgeler yollara kavuşturuluyor. Altınordu altın çağını yaşıyor, Ünye-Akkuş-Niksar-Tokat yolumuzun modernize edilmesi içinde Ünye Belediye başkanımız, Akkuş, Niksar, Tokat belediye başkanları birlikte Ankara ziyaretleri, yoğun gayretleri sayesinde inşallah somut bir adım ile artık söz edilmekten kurtulacaktır. Yunusun şehrinde Yunus gibi sevgi ve hoşgörü içinde yaşamak dileğiyle herkesi sevgiyle saygıyla selamlıyor, sağlıklı günler diliyorum. Adları konulmasa da Ne mutlu görevi süresinde ardında bir eser bıraka yüreğimizde adı olanlara…

Teknikerler Derneği ORDU İl Başkanı Musa Kıranlı