MUHALEFETTEN PANDEMİDE ÇARPICI RAKAMLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Reklam
Reklamı Gizle

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel Mecliste düzenlediği basın toplantısında pandemiyle ilgili çok çarpıcı bilgiler verdi.

Gerçek ölüm ve vaka sayılarını paylaşan Adıgüzel geçtiğimiz 1 yıl boyunca pek çok konuda hükümeti erkenden uyardıklarını ancak hükümetin bu uyarıları kulak arkası ettiğini belirtti.

“29 Ağustos 2020’de Türkiye’de gerçek vaka sayısı tartışmaları henüz alevlenmeden, yine bu kürsüden yaptığımız açıklama sonrası gelişen süreç sağlık bakanının vaka sayıları ile ilgili gerçeği kabul etmesi ile sonuçlanmıştı.” diyen Adıgüzel’in açıklamaları şu şekilde:

“PANDEMİDE DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE GÜNCEL VERİLER İLE SON DURUM

Türkiye Coronavirüste tüm dünyanın aksine, Türkiye’de başlangıçtan beri en yüksek seviyeleri yaşıyor. Rekor üstüne rekor kırılıyor.

Dünya nüfusunun %1’inin olduğu ülkemizde tüm dünyadaki yeni Covidin %8-10’u var.

Günlük vaka sayısında dünya 2. Bazen 4. Sıradayız. Ama ilk 4 deki ABD, Brezilya ve Hindistan nüfusları bizden kat kat yüksek olduğu için 1.görünmüyoruz. Ama gerçekte 1.yiz. Nüfusa orantılı olarak aynı tablo düzenlendiğinde..

Sn.Erdoğan bu tablonun neyi ile övünüyor?

Aynı evden  2-3 cenaze aynı günlerde çıkıyor.

Vefatların daha yüksek olduğunun bilgisi var. Önceki gün sadece 207 cenaze İstanbul’da vardı. Ankara’da 1 Nisan’da 8 cenaze varken, dün üçe katlandı 22. İzmir’de 10 iken, dün 32.

Sağlık bakanlık verisine göre 13800 vakanın olduğu gün İstanbulda 207 cenaze vardı. Ölüm oranı %1,5. Bu 60.000 vakada 900 cenaze eder.

İstanbul pandeminin başından beri toplam vefat: 23.893

(2020 yılı: 17.676, Ocak 2021: 1625, Şubat 2021: 730, Mart 2021: 1347

Nisan 2021 şu ana kadar: 2515)

İstanbul’da 15 milyon insanımız var. 83 Milyona projeksiyon yaparsanız 132 bin

Açıklananın tam üç katı. Bunların sadece test pozitif ölümler olduğunu da belirtmek isterim.

En kötüsü bu ölümleri kanıksadık. Doğal kabul ediyoruz.

Bunlar doğal ölümler değil, önlenebilir ölümler ve dahi bunlar cinayet, faili belli cinayet.

Daha önce Covid geçirmiş üstüne aşı olmuş tekrar Covid olan yüzlerce insan var. Covidle 3. Karşılaşmayı ifade ediyor.

2 doz aşıyı yaptırıp hasta olanlar var, ölenler var sorduk cevap gelmedi.

Sağlık bakanına sorduğum 34 pandemi önergesindeki 154 sorunun bir tanesine bile cevap gelmedi.

2. Defa covidle karşılaşan çok sayıda insan olması toplumsal teması engellemek noktasında başarılı değiliz. 2. Ve hatta 3. Turu atıyor.

Coronavirüs ülkemizde fink atıyor.

Birileri parasına para katıyor

Hükümet de kulak üstüne yatıyor

Bu 3.pikin en önemli 4 sebep

1.          Alınması gereken önlemlerin zamanında ve etkili alınmaması

2.          Mart ayı başındaki erken açılma

 3.          Aşılamadaki gecikme ve tedarik sorunu. Şu anda 182’yi arayın. Aşı randevuları 2mayısa kadar kapatıldı diyor. Sadece 2.dozu olanlar için var.

4.          AKP Kongreleri. AKP Kongresi için Bazı illerden Ankara’ya gelip dönen otobüs yolcularının tamamı Covid oldu. Trabzon İstanbul örnekleri var. Bu kongrelerin kapılarında araç içinde seyahat acentesi şirketlerine toplu test ihale edilip HES sistemi pozitif olanlar için bile devre dışı bırakıldı bilgileri var.

Tamam ülkeyi yönetenler farkında değil ama üzülerek ifade edeyim dünya da farkında değil..

Şu anda 4 – 5 mutasyon geçirmiş bir virüsün ilk haline karşı üretilmiş aşı ile ancak %10 aşılama sağladık. Bu aşılanması sene sonuna bitirebilsek bile artık bu aşının tanımadığı yepyeni bir virüs ortada olacak. Bu sadece Sinovac değil Biontec için de öyle. Hatta şu anda yerli aşıda en torpilli önde giden Kayseri aşısı da. Yerli aşı üretime girdiği anda etkisi hiç olmayacak bir mutant ile hastalanıyor olacağız.

Halbuki ülkemizde, en son görülen virüs formuna karşı bir aşıyı yeteri kadar 1 ayda üretebilecek bir alt yapı var.

Geçen yıl Ağustos ta uyardık yüz yüze eğitim cinayete teşebbüstür dedik dinletemedik

Kasımda 2.dalga değil, tsunami geliyor dedik dinletemedik

Mart ayında erken açılma felaket olur dedik dinletemedik

Şimdi de aynı öngörü ile uyarıyorum, tarihe not düşüyorum böyle giderse Kasım ayında bu ülkede katliam olur.

TEST KİTİ

Test kiti konusunda 2 temel sıkıntı var.

1.           Bioeksen firmasının test kiti Türkiyede tekel idi. FDA onayı yoktu, aldı mı halen bilinmiyor. Zaten değişen varyantlarla birlikte duyarlılığı daha da azaldı. Test kiti ile ilgili bazı hammadde eksikleri olduğu ve tedarikte zorlanıldığı bilgisi de var. Ama ısrarla birden çok firma ile hem duyarlığı hem de test sayısını arttırmak için çaba göremiyoruz.

2.       HIZLI TANI TESTİ

Tüm dünyada yaygın kullanıma girdi. Avrupa Birliği Komisyonu hızlı tanı testlerini güvenilir ve etkili buluyor. Hızlı testlerin %89-100 arasında duyarlı ve güvenli testler.

Belçika’nın nüfusu 11,5 milyon. Şu ana  kadar 11 milyon hızlı test yapmış.

Almanya’da hükümet haftada iki defa ilkokullara hızlı test sağlıyor. 49 milyona yakın test yapmış.

Anadolu ajansı 30 Mart 2021 de Avrupa’da hızlı test yaygınlaşıyor diye haber yapmış.

Geçtiğimiz günlerde hızlı tanı testi için 3 firma tükrük ve salya testi için müracaat etmiş. (Firma Teststar ve Bioscine)

Rapid testlerin bir maliyeti 40 TL, şimdikinin 75 TL.

Ancak Halk Sağlığı Kurumu onay vermemiş.  Peki neden . Çünkü henüz Bioeksen ile tekel ve rantiye sisteminden biraz daha beslenecek cemaat şirketleri ve yandaşlar var. Yeterince semirememişler.

Bu ne demek.

Salgını kontrol altına alıp ölümleri azaltacak bir yöntem yandaşlar zengin olsun diye kullanılmıyor.. İşte bu yüzden Türkiye’deki ölümler faili belli cinayetlerdir.

İLAÇ

Favipiravir 3 firmaya ruhsat verilmişti.

Atabay ilaç tekel haline geldi. Birisi buna fason üretim yapıyor. Diğer firma da kapattı.

•            Kutusu 38 dolardan başladılar. 38, 22, 11, 9 dolara kadar düştü. Şimdi 16 dolara çıkardılar. Neden?

Hastalar dışında koruyucu maksatla temaslılara, test sonucu olmadan, klinik bulgu olmadan verildiği. Bununla ilgili Bakanlık yetkilileri tarafından hekimlerin zorlanıldığı. Halbuki böyle bir kullanımı yok. Sebep ticari mi?

•            Görevden alınan Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe’nin görevden alınmasının bu konularla bir ilgisi var mı?

Sağlık çalışanları

ek ödeme nerde, hani tavandan ek ödeme sözü vermiştiniz.

Çoğu yerde şubat ve Mart ek ödemesi verilmemiş daha. Verilen yerlerde de çerez parası. Bazı uzman hekimler var 97 TL vermişler. Bordroları elimde.

Çok açık ve net söylüyorum. Bu emek hırsızlığıdır.

Neden vermiyorsun kardeşim bu insanların parasını

Pandemide senin yandaş müteahhidin garanti parasını ödüyorsun da sağlık çalışanının neden ödemiyorsun. Bunu size sadece sağlık çalışanları sormayacak, Türk halkı da soracak, göreceksiniz.

Öneri: 4 basit önerimiz var.

1-          Siyaset aklıyla değil bilim aklıyla hareket etmek.

      2-  28 günlük tam kapanma

3-          Sınırlarda havaalanlarında, okullar, eczanelerde, caddelerde kurulan özel noktalarda hızlı tanı testleri

4 – Çok sayıda laboratuvarda ülkede görülen en son virüs formuna uygun aşının yeteri kadar üretilebileceği merkezler kurmak. 1 Ayda yeterli üretim yapmak mümkün.

Biz bu önlemler ile hızlı teşhis ve tedavi ile biz bu işi 1 ayda çözeriz

     Turizm, okul, spor müsabakaları hepsi mümkün olur..

      Biz dâhil edildiğimiz bilim aklı ile yürüyecek bir süreçte her türlü katkıyı sunmaya hazırız.

      Böyle bir can pazarında iktidarı muhalefeti bir araya gelemeyecek isek ne zaman geleceğiz.

Sn. Erdoğan

Pandemiyi Türkiye’yi yönettiğiniz gibi, Ak Partiyi yönettiğiniz gibi yönetemezsiniz

Bakın eleştiriyoruz işte kongreler hınca hınç dolu diye, emin olun Sn.Erdoğan bundan rahatsız olmuyor. Çünkü salgına sebep olmasını değil, insanların aklında bu dönemde bile bu kadar kalabalık kongre yapıyoruz algısı kalsın istiyor, kalıyor da. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı bu ülkede, analar nasıl olsa doğuruyor..

Önümüzdeki seçimde avantajlı bir pozisyon elde etmek, bozulan iklimi düzeltmek için bilimsel değil siyasi öncelikle hareket ediyorsunuz. Böyle giderseniz o hedef koyduğunuz 2023 vizyonunda gidebileceğiniz yer bir Mad Max Türkiye’sinden, bir 12 Maymun filminden başka birsey olmayacak.

Herkes güvende olmadan hiç kimse güvende değil. Bu virüs Devrimci-Ülkücü ayırmıyor. CHP’li- AKP’li ayırmıyor. Zengin fakir ayırmıyor,   Uzakta bir köyde bir yoksul güvende değil ise metropolde rezidanstaki de güvende değil

Hâlbuki böyle olağanüstü dönemler ülkeler, ekonomiler için de aynı zamanda bir fırsattır. Tıpkı 2.Dünya savaşı sonrasındaki Almanya’nın sanayi gelişimi gibi. Türkiye’yi pandemi sorununu çözmüş ve dünyaya bir model ülke haline getirebiliriz. 

Hem ülkemize hem insanlığa hizmet etmiş oluruz.

Ama yanınızdaki dalkavuklarla olmaz bu, yine yanılıyorsunuz ve yanıltılıyorsunuz.

29 Ağustos 2020 de Türkiye’de gerçek vaka sayısı tartışmaları henüz alevlenmeden, yine bu kürsüden yaptığımız açıklama sonrası gelişen süreç sağlık bakanının vaka sayıları ile ilgili bir gerçeği kabul etmesi ile sonuçlanmıştı. O gün tartışmayı başlatan açıklama olmuştu. Dilerim bugün yapacağımız açıklama da yine hükümeti pandemi yönetimi ile ilgili yeni bir sayfa açmaya, şapkasını önüne alıp düşünmeye sebep olur.

Türkiye’mize bir şifa reçetesini birlikte yazabileceğimizi umarım.

Bugün buraya gelirken bu sağlık bakanın da alın diyecektim, bu sabahki bakan atamalarını görünce vazgeçtim. Koronavirüsten kurtulalım derken,   Fetoya duçar olmayalım böyle yapacaksanız bunu almayın.  Fetonun serdengeçtilerine methiye düzenler bakan olmuş, Fetonun hatıra para koleksiyoncuları bakan olmuş..

Süleyman Soylu Engin Altayın bir siyasi münazaradaki ifadelerinden darbe çıkarıp efeleneceğine, bu yanına bakan olarak gelenlerin GBT’sine baksın önce.

Aslında En iyi çözüm şu. Verin kalemi millete.  Bir toplu kararname ile topunuzu görevden alsın da düşün bu milletin yakasından.”