EYÜP FATSA’DAN ÇARPICI ADAYLIK AÇIKLAMASI

Reklam
Reklamı Gizle

20131108__9562603235

EYÜP FATSA’DAN ÇARPICI ADAYLIK AÇIKLAMASI
AK Parti Ordu eski Milletvekili Eyüp Fatsa, yaklaşan Genel Seçimler ve Ordu siyasetiyle ilgili Ordu Güncel Gazetesi’nden Akın Çiçek’e çarpıcı açıklamalar yaptı.

Son olarak 30 Mart Yerel Seçimleri’nde Ordu Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan Eyüp Fatsa, geçen zaman diliminde Ordu halkının kendilerine olan ilgilisinin artarak sürdüğünün altını çizdi.

“Ordulular’la özel bir hukukum var”
23. Dönem AK Parti Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa, Ordulular’ın kendisini sahiplendiğini vurgularken; “Ordu’da uzun yıllar siyaset yaptım. Dolayısıyla Ordu’yu, Ordulular’ı tanıyorum. Sokağa çıktığım zaman Ordu’nun ister merkezinde olsun ister ilçelerinde sokaktaki iki insandan birini bire bir tanırım. Geçmişe dayalı Ordulular’la çok özel, güzel hukukumuz oldu. O zaman aktif milletvekiliydim milletvekili sorumluluğuyla bunlar oldu. Son 4 yıldan bu yana siyasette aktif değilim. Bu zaman zarfın bu hukukumuz azalmadı aksine karşılıklı güvene ve saygıya dayalı hukukumuz artarak devam etti. Bir siyasetçi olarak bundan memnun ve mutlu olmamak mümkün değil. Genelde siyasetçiler, aktif siyaset dönemleri bittiği zaman seçim bölgelerine fazla gelmezler; gelseler de fazla karşılık da bulmazlar. Ben Ordulu hemşerilerimize samimiyetle minnetlerimi belirtmek isterim ki bize aktif siyasetteki olan ilgisini azaltmadı, artırarak devam ettirdi. Bizi sahiplendi. Bu da bir siyasetçi olarak beni fazlasıyla memnun ediyor” ifadelerini kullandı.

“Sorumluluktan kaçmam”
Ordu’ya hizmet etmekten her zaman onur duyduğunu dile getiren Fatsa, “Önümüzde hızla işleyen Genel Seçim süreci var. Bu seçim ne getirir ne götürür bunu bugünden söylemek mümkün değil. Benim bir siyasetçi olarak bilgi birikimime, siyasi geçmişime, kendime olan güvenim tamdır. Geçmişte Ordu’ya verdiğim hizmet olarak Ordu’nun her tarafına Mesudiye’den Akkuş’a kadar bütün ilçeleriyle, beldeleriyle, köyleriyle, mahalleriyle insanlara vermiş olduğum önemli bir hizmet vardır. Zaten bugün gördüğüm ilginin karşılığı da bu yaptıklarımın bugüne yansımasıdır. Önümüzdeki dönem de bizim için Ordu’ya yeniden hizmet etme, siyasete kurumsal olarak yeni bir katkı vermek gibi bir ihtiyaç hasıl olursa elbette ki böyle bir sorumluluktan kaçmam” diye konuştu.

“Hep kavganın içinde oldum”
Fatsa, AK Parti’nin kurucu milletvekillerinden olduğunun altını çizerken; sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben siyaset çevresinde, özellikle de AK Parti çevresinde ziyadesiyle tanınan bir insanım. Ben AK Parti’nin kurucu milletvekillerindenim. 14 Ağustos’ta Afyon’da başlayan süreçten, AK Parti’nin ilk kurulma kararının alındığı andan itibaren bütün süreçleri aktif olarak yaşamış, mücadelesini vermiş, bu kavganın içerisinde olmuş bir insanım. Kaldı ki ben AK Parti’nin bütün sorumlu yerlerinde ve karar organlarında görev aldım. Ben AK Partiliyim ve bundan sonra da siyasetim bir şekilde AK Parti’de devam eder. Nasıl devam edeceğini de önümüzdeki süreçte hep birlikte göreceğiz.”

“Her seçimde halktan kredi alırsınız”
Her seçimde halkın seçilenlere kredi verdiğini vurgulayan Fatsa, “Siyasetin içinde olan insanlar aktif siyaset dönemleri bittikten sonra ben siyaseti bıraktım, ayrıldım deme durumları olmaz. Aktif dönem bitse de ister istemez siyasetin içinde yer almaya devam edersiniz. Bazen bu aktif siyasetten ayrı kalma süreleri çok önemlidir. Şimdi seçimlerde milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya aza seçilirsiniz ve bu seçilmeyle halktan kredi alırsınız. Halk bu şekilde bir seçimden diğer seçime kadar yetki, kredi veriyor. Sonra da seni takip ediyor diyor ki bu krediyi nasıl kullandı bu adam yani gerçekten bizim kendisinden beklediğimiz görev ve sorumlukları yerine getirdi mi? Seçilmiş olmanın ona yüklediği sorumluluğun gereğini yapabildi mi? Bakıyor, bu soruların cevabı halkta olumluysa bir seçim sonra tekrar yetki veriyor. Olumsuzsa zaten yetkiyi size vermiyor. Milletvekilliği dönemimi bana açılmış bir kredi olarak gördüm” dedi.

“Kendimi yenileme imkanı buldum”
Fatsa, aktif siyasete ara verdiği dönemde kendini yenileme imkanı bulduğu bilgisini verirken; “Ben uzun soluklu aktif siyaset döneminden sonraki bu pasif dönemi kendim için pasif bir hayata çevirmedim açıkçası. Bu dört yıllık pasif siyaset dönemi bana anaforunun içerisinde göremediklerimizi, yapamadıklarımızı, duyamadıklarımızı veya eksikliğini hissettiğimiz her neyse bir gün bunları gündemime almak ve özeleştiri de yapmak suretiyle daha donanımlı, bilgili, objektif olarak yenileme imkanı verdi. Bir siyasi parti çatısı altında seçilerek siyaset yaptığınızda artık taraf oluyorsunuz. Bu durumda da bazı şeyleri objektif olarak görme, değerlendirme imkanı olmuyor artık. Fakat bu aktif taraflılık, tarafsızlığa ve objektifliğe dönüştüğü zaman birçok şeyi daha rahat görüyorsunuz. Bu kendi yaptıklarını değil; siyasetin de kurumsal olarak yaptıklarını veya yapamadıklarını görme imkanına sahip oluyorsunuz. Ben bu süre içerisinde kendimi yenileme imkanı buldum. Bu pasif siyaset süresinde ayrıca aile reisi olduğumu hatırladım. Bol bol aileme zaman ayırdım. Aileme, çocuklarıma, kendime karşı eksik bıraktıklarımı tamamlama, yapmadıklarımı, yapamadıklarımı yapma imkanı buldum. Bir aile reisi olmanın sorumluluğunu, bunun ötesinde de bunun insanda oluşturduğu hazzı ve keyfi yaşadım” diye konuştu.

Herkesi bir araya getirdim
30 Mart sürecinde Ordu’da yönetilemeyen bir siyaset olduğunu dile getiren Fatsa, “Milletvekilleri birbirine düşmüştü. Kimin ne yaptığının belli olmadığı karmakarışık bir ortam, güvensizlik, kopukluk vardı. Birilerinin bunu derleyip toparlaması gerekiyordu. Ben belediye başkanlığına aday adaylığımı açıklan kırgınıyla, küskünüyle, muafıkıyla, muhalifiyle, geçmişte bir şekilde AK Parti’yle yolu kesişmiş, partinin herhangi bir yerinde sorumluluk almış, ama bir şekilde yerilmiş, kırılmış, darıltılmış, itilmiş, kakılmış ne kadar insan varsa hepsini bir araya getirdim. Benim AK Parti teşkilatı üzerinde böyle bir misyonum var ve ben bunun gereğini yerine getirdim. Ben o süreçte dedim ki ben aday seçilirim veya seçilmem sonuçta ben aday adayı olmakla bu partiye en büyük iyiliği yaptım ve herkesi bir araya getirdim. Sonuçta ben bir aday adayıydım sonuçta bu insanlardan bir tanesi aday olacaktı. Kim aday olursa ben onun yanında duracağımı ve hangi arkadaşımız aday olursa bu arkadaşımızın belediye başkanı seçilmesi için üzerime hangi sorumluluk düşüyorsa ve ne yapılması gerekiyorsa bunun nasıl yapılması gerektiğini herkese göstereceğimi her seferinde samimiyetle ifade ettim” şeklinde konuştu.

“Önemli olan aday değil; seçim kazanmak”
Fatsa, seçimlerde adaydan çok seçim kazanmanın önemine değinerek; şu ifadelere yer verdi: “Ben aday adaylığı sürecinin sonunda Enver Yılmaz kardeşim aday olarak açıklandıktan sonra ona ilk destek mesajını ben yayınladım. Ardından seçim sürecinde parti sorumluluğu taşıyan vefalı bir insan olarak bütün ilçeleri, köyleri, mahalleri, beldeleri tek tek gezerek yıllarca birlikte mücadele ettiğim arkadaşlarıma destek oldum. Ben de aday olabilirdim başka arkadaşım da aday olabilirdi bunlar çok önemli değil. Sonuçta amaç seçimi kazanmaktı ve seçim de kazanıldı önemli olan bu. Enver Yılmaz, sonuçta benim 1990’lı yıllardan bu yana tanıdığım, İlçe Başkanlığından milletvekilliğine kadar her zaman beraber olduğum bir arkadaşım, kardeşim.”

“Büyükşehir Ordu için büyük imkan”
Büyükşehir Belediyesi’nin Ordu için büyük bir imkan olduğuna işaret eden Fatsa, sözlerini şöyle tamamladı: “Ordu’da sıfırdan bir belediye başkanlığı kuruldu. Ortada sıfırdan kurulan bir yapı var. Ordu’nun tanımadığı bilmediği bir yapı bu. Birlikte yaşamayı, olmayı öğrenmek gibi bir sorumluluğu yükleyen bir yapıyla karşı karşıyayız. Yeni bir büyükşehir belediyesi kuruldu. Birbirinden vasıflı bürokratlar bulundu getirildi buraya. Henüz 10 ayını tamamlamış bir belediye. 1 senesi daha dolmamış. Bu çok kısa bir süre. Herkes bugün Büyükşehir olduk iyi mi oldu kötü mü oldu gibi lehte aleyhte çok şey söyleyebilir. Ben en başta ne söylediysem aynı noktadayım. Büyükşehir Ordu için büyük bir imkandır. Burada kuruluş aşamasından, yasal mevzuattan kaynaklanan birtakım zorluklar olabilir. Bu zorluklar göreceli ve geçici zorluklardır. Ordu, büyükşehir olmanın fırsatlarını, nimetlerini, imkanlarını önümüzdeki günlerde çok daha fazlasıyla görecek. Ben seçilen arkadaşlarımı başarılı bulabilirim, yanlış yaptıklarında da aramızdaki hukuka binayen arkadaşlık çerçevesinde onları uyarabilirim. Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz’ı başarılı veya başarısız diye değerlendirebileceğimiz zaman dilimi henüz geçmemiştir. Sonuçta seçilen her insan milletin terazisindedir, gözetimindedir ve denetimindedir. Millet seçtiği inansın ne yaptığını, ne yapmadığını, neyi nasıl yaptığını, iyi veya kötü yaptığını sürekli kontrol eder. Bütün bunlara millet zaman içerisinde itiraz etmeyebilir, gerekçelerini ortaya koymayabilir; fakat tekrar milletin önüne yetki almak için gittiğin zaman millet o zamana kadar seçtiği insanla ilgili dağarcığında ne yazmışsa ne biriktirmişse o insanın önüne koyar. Başarını veya başarısızlığın değerlendirmesini millet yapar. O açıdan bu değerlendirmenin yapılabilmesi için zaman çok erken. Bu belediye kurucu belediye olduğu için başarı veya başarısızlığı değerlendirmek için çok erken.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.