Ünye Net Haber/Çakır Medya/Çakır Tv

ESKİ VEKİL ÖZ “EMANETTİR İHANET EDİLMEMELİDİR”

ESKİ VEKİL ÖZ “EMANETTİR İHANET EDİLMEMELİDİR”
04 Eylül 2021 - 11:56

ÖZ 2040 Kitabında başarıyı kazanmak değil faydalı olmak, kapasiteyi de Allah2ın emaneti olarak değerlendirdi ve ihanet edilmemelidir dedi.

Ünyeli eski Vekil Mustafa Hasan Öz kısa süre önce yayınladığı 2040 kitabından çarpıcı ve etkili açıklamalarını bir bir ortaya çıkaran gazetemiz yeni bir farklılığı daha yakaladı.

Başarı ve kapasite kavramlarının toplum içerisinde yapılan açıklamalarından farklı olarak analizine şahit olunurken, bu izahların okuyucularda çok etkisi olduğu da gözlerden kaçmıyor. Başarıların Romanı olarak ifade edilen kitabının baş taraflarında ÖZ, başarı ve kapasiteyi izah ederken okuyuculara yeni bir ufuk açarken; başarının faydalı olmak olduğunu, sadece kazanmaktan ibaret olmadığını, kapasitenin de büyük bir cevher ve Allah’ın emaneti olduğunu, ihanet edilmemesi gerektiğini izah ediyor.

Ünyeliler Yazdı, 2040, Kar Tanelerinden Gökkuşağına, Yeni Bir Dünya, Başarıların Romanı adlı kitabında başarı ve kapasiteyi çarpıcı bir biçimde anlatan Yazar Mustafa Hasan Öz’ün açıklamaları şu bilgilere yer veriyor:

“BAŞARI NE Kİ, YA İSTİTAAT-KAPASİTE NE?

Ülke çapında küresel sistemin ortakları kendilerine zarar gelmez diye düşünürler ve engel olmazlardı. Hatta küçük çapta gelişmelere engel olmamak, ülke çapında büyük projelerin önünü almada bir kalkan olabilirdi diye düşünebilirdi küresel güçler ve küresel sermaye.

Böyle düşündü Ünyeliler ve Ünye’den başlayalım, mesafe alalım, kalkınalım, örnek olalım, yavaş yavaş ülkeye yayalım bu tam bağımsız olma yolunda, maddi ve manevi kalkınma projesini dediler.

Başımıza gelmesinden korktuğumuz en kötü şeylere değil, başımıza gelmesini istediğimiz en iye şeylere odaklanalım dediler.

Bakalım nereye varacağız, görelim dediler. Bir başarı serüveni başlasın artık!

BAŞARI, NE Kİ?

Ülkemizde bir anlayış halen yaygındır. Ortaklıklar bizim memlekette çok zordur. Kısa sürede sona erer. Hatta dostların arasını da ayırır ortaklıklar biterken. Hatta kardeşler ve akrabalar da kötü olur ortaklıklarından ayrılırken. Bu yüzden bazen babalar, çocukları miras kavgası yaşamasın ve araları açılmasın diye sağ iken mal varlığını taksim eder ve herkes kendi yoluna gitsin der. Hâlbuki Yaratanımız iki kişi ortak olursa üçüncüsü benim der diyor âlimlerimiz bizlere. Ayrıca insanların kaynakları ve kapasiteleri tek başına bir iken birleşirse on bir olur der işin uzmanları, bilge insanlar. Hatta inancımıza göre, kaynaklar birleştirilince çok daha fazla ve iyi sonuçlar alınabilecekse, daha fazla üretim ve iş çıkacaksa, daha fazla insana faydalı olunacaksa ve insanlar bunu bilirlerse yapmamaları bir vebal, sorumluluk ve suçtur

Dünyada artık şirketlerin evliliklerinden bahsediliyor ve birçok kuruluş ülke çapında, dünya çapında birleşip daha büyük işler yapabiliyor. Tabi bu güçlerin birleştirilmesinde hedef haksız rekabet, başkasına zarar vermek, kazanç peşinde koşarken insanlığı hiçe saymak olursa, bu da ayrıca büyük suç ve vebal olur.

Başarı sadece kazanmak değildir, başarmak faydalı olmaktır. İnsanın yaptığı işler başka insana da fayda sağlıyorsa onun zenginliği, fakirliği fark etmez, o başarılıdır. İnsan yaptığı işlerde başkalarına fayda sağlamıyorsa onun da zengin, fakir olması fark etmez, o başarılı değildir. Mevki- makam için de geçerlidir bunlar. Diğerkâm olmak her zaman toplumun en güzel hasletidir. Hodkâm olunursa felaket var demektir.

YA İSTİTAAT-KAPASİTE NE?

İstitaat, terim olarak “insanın fiil gerçekleştirmesini sağlayan vasıtalarla bunları kullanarak ihtiyarî fiilleri meydana getirmesini mümkün kılan güç” diye tanımlanabilir.

İstitaat karşılığında “kudret, kuvvet, takat” gibi kelimeler kullanılırsa da bugün günlük dilde daha çok “kapasite” kelimesi kullanılmaktadır. Belli bir işi veya daha fazlasını gerçekleştirecek güce kapasite denir.Kısaca kula verilen güç, insan gücü demektir.

Medeniyetimizin kaynaklarından anlaşıldığına göre insan nispi bir istitaate maliktir.İstitaat-Kapasite kavramı ilim adamları tarafından fiilin işlenmesini sağlayan vasıtalar olarak değerlendirilmiştir. Bu vasıtaya sahip kişi fiili yapma veya terk etme alternatiflerinden birini tercih eder.

İstitaat-kapasite sadece çalışarak elde edilen bir şey değildir. Ancak Yaratıcı tarafından mükellef olma sorumluluğu yüklenmiş herhangi bir kimse de bu güçten mahrum bırakılmamıştır. Bu durum Allah’ın bir lütfudur ve kişinin imtihana tabi olmasının temel ölçüsüdür. Bu doğrultuda insanoğlu için önemli olan kapasitesinin tamamının kullanılıp kullanılmamasıdır. İstitaatini-Kapasitesini kullanmak konusunda acze düşen kimi insanların çeşitli mazeretleri vardır. Bunlardan birisi, “Ne yapayım elimden bu kadar geliyor.” sözüdür. Bu tarz insanları hedefe götüren tek şey, aslında hareket etmektir.

Nereye gitmek istediğini bilmek, nasıl gidilebileceğini hesap etmek, ne kadar sürede varılması gerektiğini belirlemek ve bunlar için de gayret göstermek gerekmektedir. şte o zaman insan elinden gelenin aslında ne kadar da büyük olduğunu görür. İnsanların kapasitesini kullanma konusunda bir diğer mazeretleri ise “Çok yoruldum.” sözüdür. Yorulmak çalışan, gecesini gündüzüne katan insanlar için bir realitedir. Böyle bir çalışma sonrası dinlenmek ise kişinin en doğal hakkıdır. İşte tam da burada önemli bir yanlış anlama söz konusudur. Çoğu kişinin dinlenmekten anladığı eylemsizliktir. Hatta daha açık bir ifade ile söylersek, yan gelip yatmaktır. Bu ise çok yanlıştır. İstitaat-kapasite denilen şey, Allah’ın verdiği bir emanettir.

Bunu maksimum bir şekilde kullanmak mecburiyeti vardır sorumlu insan olarak. İnsanların gücü, kuvveti, bilgisi, becerisi, kapasitesi var ve kullanmıyorsa büyük sorumluluk altındadır. İnsanlar güçlerini birleştirdiği takdirde daha fazla bir başarı ve hizmet mümkün iken yapmazsa sorumluluk altındadır. Yoksa emanete ihanet etmiş oluruz.

Bir DOĞRU İŞBİRLİKLERİ yapalım, ekipler oluşturalım, araştırmalar yapalım, kaynaklarımızı tespit edelim, projeler üretelim; ilkler, enler ve tekler ortaya koyalım, BAŞARILI olalım, FAYDALI olalım, azmin zaferi destanı yazalım dediler ÜNYELİLER ve yola koyuldular.” Dedi.

Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-