Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, “İyi tarım yaptırdıkları çiftçilerin sayısını kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaştırdıklarında, artık aracıya ihtiyacı kalmayan ağababanız sizi de devreden çıkararak, kendi çiftçisinden ürünü direkt alacak” dedi.
Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındıkta tekel olduğunu ileri sürdüğü firmanın tüccar, sanayici ve ihracatçılar tarafından korunmasına tepki gösterdi. Üretici ile sanayicinin karşı karşıya getirmemesi çağrısında bulunan Akça, “Üretici, sanayici ve ihracatçı aynı geminin içindeyiz. Bu ürün elimizden giderse hep beraber batarız. Maalesef bunu anlamıyorsunuz ya da anlamak istemiyorsunuz. Bakın bir kez daha anlatayım; bu tekelci ağababanız iyi tarım adı altında ülkemizin verimli topraklarını belirliyor, buralarda küçük dokunuşlarla çiftçilere şirin gözükerek kendilerine zemin hazırlıyor ve bölgemizde kendi belirledikleri tüccarlarla iyi tarım yaptıracakları çiftçilerin sayılarını yavaş yavaş artırıyorlar. Buraya kadar size normal gelebilir lakin, iyi tarım yaptırdıkları çiftçilerin sayısını kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaştırdıklarında artık aracıya ihtiyacı kalmayan ağababanız sizi de devreden çıkararak, kendi çiftçisinden ürünü direkt alacak. Siz tüccarları, sanayicileri ve ihracatçıları da devreden çıkaracak. Dolayısıyla tamamen tekelleşecektir. İşte bizim avazımız çıktığı kadar bağrışımız bu tehlikeyi görüp önceden tedbir almaktır. Milli ürünümüz fındığı bu tekelci ağababanızın elinden kurtarma çabasıdır. Bu tehlikeyi görerek tavrımızı ve stratejimizi ona göre belirlemeliyiz. Yani akıllı ve uyanık olup milli ürünümüz olan fındığımızı hak ettiği yere bizler taşımalıyız” diye konuştu.
Uşaklığı bırakmalıyız
Akça, sözlerine şöyle devam etti: “Mamul madde haline dönüştürerek katma değeri yüksek ürünler haline getirip pazara öyle sunmalıyız. Bizler bunu başaracak bilgi, beceri ve cesarete sahip olduğumuzu düşünüyorum sadece biraz kendi farkımıza varmalıyız birilerine uşaklığı bırakmalıyız. Buradan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü hatırlatarak sözlerime son veriyorum; ‘Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim.”