Fındığın serbest piyasa koşullarına yani emperyalist sermayenin tekeline devredilmesinden sonra üretici meslek odası olan ziraat odaları, üreticiyi bilinçlendirmek için gayret etmeye, üretimden kaynaklanan gücünü kullanmasını sağlamaya çalışıyor, ihtiyacınız olan kadar fındığı pazara indirin, fındığınızı emanete vermeyin diye uyarıyordu... Sermaye gücünü kullanan vampirler, fiyat konusunda organize bir şekilde hareket edip, üreticinin dayanma gücünü o sezon için kırmıştı... Belki bu süreçte zarar etmişti ama üreticide "fındığı pazara indirmesek de emanete vermesek de sonuç değişmiyor, fiyat artmıyor" algısını oluşturmuştu...
Akabinde yine sermaye gücünü kullanan bu vampirler, basın yayın yoluyla yaptığı kampanya ile ziraat odalarının itibarını yerle bir etti, düşük fiyatın sorumlusu olarak ziraat odalarını hedefe koydu... Akabinde iktidar yanılışı, mevcut sisteme entegre olmuş yönetimler iş başına getirildi ve o günden sonra ziraat odaları, sömürü çarkını alkışlayanlardan oluşturuldu...
Geçmişte benzer bir oyun Fiskobirlik üzerine oynanmış, üretici kuruluşu olan kooperatif pasifize edilmiş, etkisiz hale getirilmişti...
Fiskobirlik ve Ziraat Odaları, çiftçinin üretimden kaynaklanan gücünü kullanacağı, organize hareket etmesini sağlayacağı önemli kuruluşlardı ve bunlar bitirildi.... Şu anda her ikisi de fındık piyasasının oluşumunda üretici açısında etkisiz durumda hatta üreticinin mevcut sömürü sistemine uyum sağlamasına, köle olmasına sağlama görevini yürütmekte...
Kanun ve yönetmelik gereğince fiyat belirleme yetkisi olmayan, serbest piyasada oluşan fiyatların ortalamasını tespit edip ilan eden kurum olan Ticaret Borsası, çok ilginç bir şekilde bu sezon hedefe konuldu. Fındık ticareti ile iştigal eden tacirlerin üyesi oldu borsa, üyelerinden aldığı bilgilere görevin icra ediyor... Buradaki temel amaç piyasanın dengelenmesini sağlamak olmalı...
Yaşanan gelişmelerden çıkardığımız sonuç şudur ki fındık piyasasına hakim olmak isteyen emperyalist tekelci sermaye sahipleri, borsanın fiyat ilan görevini elinden aldıracak, piyasa tamamen bir birinden habersiz hale gelecek, kimin ne yaptığı belli olmayacak, böylece fındık piyasasında herkes FERRERO'ya soracak fiyatın ne olduğunu...
Böylece fındık piyasasının tek hakimi emperyalist sermaye olacak... Manavı da, tüccarı da, ihracatçısı da ithalatçı da... her konuda tek aktör olacak....
Bunları ele geçirince bırakacak mı...??? Elbette hayır... Önce yerli sermayenin sahip olduğu entegre tesisleri, fabrikaları, sonra manavları tek tek ele geçirecek…
"Değerli Tarım Projesi" ile bahçeye giren bu vampir, bahçeleri önce kiralama yöntemi, akabinde satın alma yöntemi ile sahibi olacak... bizim insanımız da asgari ücretli köleler haline getirecek....
Ne demişti FERRERO'un Türkiye Genel Müdürü; "Biz Tük fındığına MECBURUZ..."
Çünkü fındık 80-100 milyar dolarlık çikolata piyasanın en önemli hammaddelerinden biri...
Çok mu hayali konuşuyor yazıyoruz....???? Lütfen son 20 yılda fındık piyasasında yaşananları, kaybettiklerimizi hele bir düşünün, hayal mi kuruyoruz, uyarıyor muyuz anlayacaksınız….
Ünye Kalesi’nde Yeni Dönem: Ziyaretler Artık Ücretli
19:05 - Ünye