ORHAN GÜLER YAZDI: "Âlim ile Câhil Arasındaki İnce Çizgi"
Kıymetli okullarım, sizlerle bu yazımızda, Âlim ile Câhilin farkını ortaya koymaya çalışacağız: ÂLİM ve CÂHİL kavramları üzeriinde kısa bir analiz yapmaya çalışacağım. ÂLİM; bilgili, hakikati kavrayan ve CÂHİL; bilgisiz, gerçeğe gözünü kapatan karekterler olarak karşımıza çıkar. Bu kavramlar, insanlık tarihinin en köklü karşılaştırma konularından biridir. İslam düşüncesinde ve özellikle Kur’an ile hadislerde bu iki profil, sadece “diploma” veya “kitap okuma” üzerinden değil; ahlak, farkındalık ve topluma fayda üzerinden keskin çizgilerle ayrılır.
Gelin, bu iki karakteri ayetler, hadisler ve günümüz dünyasındaki yansımalarıyla karşılaştıralım.
Kur’an-ı Kerim, âlim ile câhili hiçbir zaman bir tutmaz ve aralarındaki farkı karanlık ile aydınlık gibi net bir şekilde ortaya koyar.
قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ
“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.”(Zümer Suresi, 9. Ayet)
Bu ayet, âlim ile câhil arasındaki ontolojik farkı ortaya koyar. Âlim, varlığın amacını kavrayan bir “akıl sahibidir”; câhil ise sadece bakar ama göremez.
إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءُ
“Kulları içinden ancak âlimler, Allah’tan (gereğince) korkar.”(Fâtır Suresi, 28. Ayet)
Gerçek âlim, bilgisi arttıkça kibri değil, hayranlığı ve sorumluluk bilinci artan kişidir. Câhil ise bilmediği için pervasızdır; ne sınır tanır ne de sorumluluk alır.
Nebevi Mirasta Âlim ve Câhil;
Hz. Muhammed (s.a.v.), ilmi bir miras, âlimleri ise bu mirasın taşıyıcıları olarak görürken, câhilliği toplumları felakete sürükleyen bir karanlık olarak niteler.
وَإِنَّ فَضْلَ الْعَالِمِ عَلَى الْعَابِدِ كَفَضْلِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ عَلَى سَائِرِ الْكَوَاكِبِ وَإِنَّ الْعُلَمَاءَ وَرَثَةُ الأَنْبِيَاءِ
“Âlimin âbide (ibadet edene) üstünlüğü, dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin varisleridir.”(Ebu Davud, İlim, 1)
Âbid sadece kendini kurtarır, ancak âlim tıpkı dolunay gibi karanlıkta kalmış tüm toplumu aydınlatır.
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا، يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ، وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعلم بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ، حَتَّى إِذَا لَمْ يُبْقِ عَالِمًا، اتَّخَذَ النَّاسُ رُؤُوسًا جُهَّالاً، فَسُئِلُوا، فَأَفْتَوْا بِغَيْرِ عِلْمٍ، فَضَلُّوا وَأَضَلُّوا
“İnnellâhe lâ yakbidul-ilmentizâ’an, yentezi’uhû minel-ibâd, ve lâkin yakbidul-ilme bikabdil-ulemâ’, hattâ izâ lem yubki âlimen, ittehazen-nâsu ruûsen cuhhâlen, fesüilû, fe-eftev biğayri ilmin, fedallû ve adallû.”
“Allah, ilmi insanlardan bir anda söküp almaz. Fakat âlimlerin ruhunu kabzederek ilmi alır. Geride hiçbir âlim kalmayınca, insanlar câhil liderler edinirler. Onlara sorular sorulur, onlar da bilgisizce fetva verirler; hem kendileri sapar hem de insanları saptırırlar.”(Buhari, İlim, 34)
Câhilin en tehlikeli hali, “yetki sahibi” olanıdır. Bilmediğini bilmeyen bir câhil, yönlendirici konuma geldiğinde toplumsal çöküş kaçınılmaz olur.
Günümüz Dijital Çağında Âlim ve Câhil;
Bugün dünya “bilgi çağı” olarak adlandırılsa da aslında bir “bilgi kirliliği ve veri obezitesi” çağıdır. Geçmişte câhil, “bilgiye ulaşamayan” insandı; günümüzde ise câhil, “her şeyi bildiğini sanan” insandır.
Gelin, bugünün dünyasında âlim ve câhili kıyaslayalım:
Özellikle günümüzün “Câhil” portresine baktığımızda, bilgiye yaklaşımı ‘ben bilirim’, bilgiyi müthiş tüketim nesnesi olarak kullanan, güç aracı veya kibrine dayanak yapar.
Âlim, bilgiyi sorumluluk, emanet ve Allah’a giden bir yol bilir.
Câhil, kaynaksız, doğrulanmamış bilgiyi hızla yayar (sosyal medya etkisi). Âlim, araştırır, teyit eder ve hikmetle konuşur.
Câhil, çoğunluğun peşinden gider, popüler olana kölelik eder. Âlim, hakikatin peşinden gider, yanlışa karşı vakur durur.
Câhil, toplumsal kargaşaya (fitne) neden olur. Âlim, toplumu irşad eder ve huzura kavuşturur.
Biz bu konudaki anlatılanların neresinde olduğumuzu tartacağız, ona göre kendimizdeki, ailemizdeki, toplumdaki yerimizi tespit edeceğiz, yoksa helak olanlardan oluruz. Allah'a emanet olunuz
Orha GÜLER