Ordu’nun Ulubey ile Gölköy ilçelerini birbirine bağlayan Sarpdere – Damarlı karayolunda meydana gelen toprak kaymaları bölgedeki jeolojik riskleri yeniden gündeme taşıdı. 7 ve 8 Mart tarihlerinde yaşanan heyelanların ardından yolun 13. kilometresinde çökme meydana geldi. Yaşanan çökme nedeniyle karayolunda ulaşım tek şeritten sağlanmaya başlandı.
Bölgede yapılan incelemelerde sadece yol üzerindeki çökme ile sınırlı kalmayan yeni risk alanlarının da bulunduğu tespit edildi. Yetkililer tarafından çevrede 6 farklı noktada daha heyelan oluştuğu belirlendi. Bölgedeki toprak yapısının hareketli olması ve son yağışların zemini zayıflatması, heyelan riskinin artmasına neden olurken vatandaşlar ve uzmanlar gelişmeleri yakından takip ediyor.
Sarpdere – Damarlı Yolunda Ulaşım Tek Şeride Düştü
Toprak kayması Ulubey ile Gölköy ilçelerini birbirine bağlayan Sarpdere – Damarlı karayolunun 13. kilometresinde meydana geldi. Yolun bir bölümünde yaşanan çökme nedeniyle ulaşım güvenlik önlemleri alınarak tek şeritten sağlanmaya başlandı.
Bölgede ekipler tarafından inceleme ve güvenlik çalışmaları sürdürülüyor.
Bölgede 6 Farklı Heyelan Noktası Daha Tespit Edildi
Yapılan incelemelerde yol çevresinde 6 farklı noktada daha heyelan oluştuğu belirlendi. Toprak hareketliliğinin devam ettiği bölgede yeni kaymaların yaşanma ihtimali değerlendiriliyor.
Uzmanlar özellikle eğimli arazi yapısı ve yoğun yağışların heyelan riskini artırdığına dikkat çekiyor.
AFAD Verilerine Göre Bölge Yüksek Riskli
AFAD verilerine göre bölge “çok yüksek riskli heyelan bölgesi” olarak sınıflandırılıyor. Bu durum bölgedeki toprak yapısının hassas olduğunu ortaya koyuyor.
Bölge halkı ise son yaşanan toprak kaymalarının ardından can ve mal güvenliği konusunda endişelerini dile getiriyor.
Bölge Halkından İhale Tepkisi
Bölgede planlanan madencilik faaliyetleri de tartışmaların odağında yer alıyor. Vatandaşlar, heyelan riskinin yüksek olduğu bir bölgede yapılacak çalışmaların doğa ve yaşam alanları üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade ediyor.
Bölge halkı ayrıca Melet Irmağı, Ohtamış Şelalesi, tarım arazileri ve fındık bahçelerinin korunması gerektiğini dile getiriyor.