Perşembe Yaylası’nda yürütülmek istenen maden çalışmaları, Ordu’daki çevre ve doğa derneklerini harekete geçirdi. Bölgedeki çok sayıda sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek sondaj ihalelerine karşı ortak mücadele kararı aldı. Karadeniz’de doğa, mera alanları ve tarım arazilerinin risk altında olduğunu savunan çevreciler, hukuki sürecin yakından takip edileceğini belirtti. Sondaj ihalelerinin iptal edilmemesi halinde önce Ordu’da ardından İstanbul’da geniş katılımlı miting düzenleneceği açıklandı. Dernek temsilcileri, Perşembe Yaylası’nın yalnızca doğal güzelliğiyle değil, hayvancılık ve su kaynakları açısından da bölge için kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.
“Bardağı Taşıran Perşembe Yaylası Oldu”
Zeki Odabaş, Karadeniz’de uzun yıllardır süren madencilik faaliyetlerinin coğrafi yapıyı etkilediğini söyledi. Bölgenin dik ve yamaç arazilerden oluştuğunu belirten Odabaş, orman kayıplarının sel ve heyelan riskini artırdığını ifade etti. Mahkemelerin yalnızca yürütmeyi durdurma değil, iptal kararı vermesi gerektiğini dile getiren Odabaş, Perşembe Yaylası’ndaki gelişmelerin kamuoyunda daha geniş yankı bulduğunu belirtti.
Abdülaziz Özen, Perşembe Yaylası’nın geniş mera alanları ve su kaynaklarıyla hem hayvancılık hem de tarımsal üretim açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Bölgedeki olası madencilik faaliyetlerinin Aybastı ile sınırlı kalmayacağını, Fatsa Havzası ve Yeşilırmak sistemi üzerinden daha geniş bir alanı etkileyebileceğini ifade etti.
Abdullah Kılıç ise Ordu genelinde çevre derneklerinin ortak hareket etme konusunda görüş birliğine vardığını açıkladı. Sondaj ihalelerinin iptal edilmemesi durumunda önce Ordu’da ardından İstanbul’da ulusal çapta miting düzenlenmesi yönünde karar alındığını belirtti.
8 Mayıs’ta mahkeme heyetinin Perşembe Yaylası’nda yaptığı keşif sonrası verilen yürütmeyi durdurma kararının memnuniyetle karşılandığı, bu kararın il genelindeki diğer maden sahaları için de örnek teşkil edebileceği ifade edildi.