Musa KIRANLI “Tüketerek değil üreterek kazanırız”

Teknikerler Derneğin ORDU İl Başkanı Musa KIRANLI; “Tüketerek değil üreterek kazanırız

Genel - 04-03-2021 17:32

Teknikerler Derneğin ORDU İl Başkanı Musa KIRANLI;

“Tüketerek değil üreterek kazanırız.

Şaka değil Tarım nüfusunun ağırlıklı olduğu ülkemizde, Tarım arazilerinde ve yanlış tarım politikaları ile tarım nüfusunda yaşanan azalma, değişen iklim ve zaman ile birlikte gelecek nesilleri tehdit eden en büyük sorunlar arasında yer almaktadır.

Türkiye, kendi ürettiği sebze ve tahıl ürünleri ile yetinen sayılı ülkeler arasında iken, 126 ülkeden 133 bakliyat meyve ve sebze ithal eder hale gelmiş adeta TARIMDA İTHALAT CENNETİ OLDUK.

Enflasyonu düşürmek adına yapılan ucuz ithalat çözüm olmadığı gibi, Türk çiftçisine çok büyük zarar verdiği ortadadır.

Türkiye, İspanya ve Yunanistan gibi dünyanın önemli zeytinyağı üreticisi konumunda bulunmasına rağmen ithalata yönelmiş,  İthalat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 artarak 20 milyar 537 milyon dolar olmuş.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye, 126 ülkeden 133 değişik meyve ve sebze de ithal ediyor. Elma, turunçgiller, üzüm, armut, domates, ayva, eriğin yanı sıra, Kosta Rika'dan kavun, İspanya'dan marul, İtalya'dan ıspanak, İran'dan karpuz alıyor.

Türkiye, yaptığı ithalatla, et balıktan süt ürünlerine, kuru yemişten meşrubata, şekerden çeşitli sebzeye kadar gıda ve tarım ürünlerine 6.6 milyar dolar ödedi.  Türkiye bu ithalatlarla da kalmadı, başka ürünlere de ithalat izni verdi. Bu yıl, arpa, mısır peynir, buğday ve ay çekirdeğinde sıfırlanan, kırmızı mercimekte ise düşürüldü. Ayrıca gümrük vergisine ay çiçeği tohumu yağı da eklendi. 

Bu ithalata müsaade eden, Cumhurbaşkanlığı Kararı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, karara göre;  AB ülkeleri, Bosna Hersek, Malezya, Güney Kore, Venezuela Singapur ve D8 ülkelerinden ithal edilecek ay çiçeği tohumu yağında gümrük vergisi yüzde 36’dan yüzde 3’e düşürüldü.

Yapılan bu ithalat rejimi ile son 19 yılda toprakla uğraşan, ekip biçen 2.5 milyon tarım işçisi zarar ettikleri gerekçesi ile üretimden çekilmek zorunda kalmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, tarımda 2001 yılında 7.7 milyon olan tarım işçisi sayısı yıllar itibariyle azalmaya başladı. Bu kapsamda, son 19 yılda üretici sayısı yüzde 50’ye yakın azalmış oldu.

15-20 yıl önce kendi kendine yetebilen dünyanın 7 ülkesinden biri iken, şimdi kendi zeytin ağacını katlettirip yurt dışından zeytinyağı ithalat eden ülkesine. Çok geliştik batı bizi çok fena kıskanıyor.

Ekonomist değilim ama idari ve teknik alanda üniversite teknik eğitim mezunları nitelikli kişilerin oluşturduğu mesleki bir topluluğun başkanlığını yapmaktayım ve çoğu zamanlarda kendi mesleki yaşadığımız sorunlardan ziyade memleketimizin ve milletimizin yaşadığı sorunlara kayıtsız kalmıyor ve sizler için araştırıyoruz; İhracat rakamları ithalat rakamlarını geçmediği sürece hepsi hikayedir. Tarımda her şey iyi gidiyor deniliyor ancak; gerçek şu ki Tarımda azalan istihdam ve üretimdir.

Tarım sektörü nüfusun dörtte birini istihdam etmesi nedeniyle, ülke ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bakınız; maalesef devletin verdiği tarım desteğini alıp tarlasını ekmeden bitmeden cebine para koyanlar var. Bir ülke üretmedikçe kalkınamaz. Köylü bilinçlenip kalkınmadıkça da ülke kalkınamaz.

Bizim ülkemizde her şey yetişiyor niçin çiftçiler desteklenmiyor yabancı ülkelerden alınıyor yabancı malların ne olduğu belirsiz niçin bütün malları ihraç ederken ithal edilir hale geldik. 4 mevsimi yasayan bir ülke, her türlü ürün yetişir ülkemizde, vatanımda yetişen ürünleri neden dışardan para verip alıyoruz.

Tarım, üretimi (milli gelir), dış ticareti, piyasaları, üretim faktörlerini, gelir dağılımını ve kısaca insanın, toplumun sosyo-ekonomik yaşamını derinden etkiler.

Eğer kendiniz üretemezsek ülke batar. Tarımda üretmenin önü ucuz mazot vermekle olmaz. Mazotu bedava versen de olmaz. Üreticinin ürettiği malının para etmesini sağlamalıyız ki Aracı değil, üretici kazansın. Bu bazı büyükşehir belediyeleri tarafından yapılıyor. Üretici destekleniyor. Sayın Büyükşehir başkanımız bakanımız M.Hilmi Güler sayesinde düşünen üreten Ordumuzda da böyle. Bir kez daha sayın başkanımızı bakanımızı kutluyorum. Gün gelir otomobili yiyemezsin ama gıda üretiyorsan aç kalmazsın. Bu tarım üretim desteklemeleri örnekleri çoğaltılmalıdır.. Çiftçimiz toprağa küstürülmemelidir.

2020 yılı ağustosta Venezuela’dan 500 ton eritme peynir, 500 ton taze peynir, 400 ton yer fıstığı, bin ton pirinç, 5 bin ton ayçiçeği tohumu, 2 bin ton susam tohumu, 2 bin ton hint yağı tohumu,1500 ton çikolata ve kakao içeren diğer gıda ithalatına izin çıktı.

Çerezlik olmayan ay çekirdeğinde 30 Haziran 2021’e kadar sıfırlandı. Ayrıca, kırmızı mercimek yüzde 19.3 olan gümrük vergisi kasımda yüzde 9’a düşürüldü.

Makarnalık durum buğday, beyaz arpa, kızıl buğday, matlık arpa ve mısır ithalatında yüzde 45’e kadar olan gümrük vergileri ekimde, yıl sonuna kadar sıfırlandı.

Taze yeşil sarımsak ve kuru sarımsakta yüzde 49.5 olan gümrük vergisi ağustos ayında yüzde 5’e, diğer bazı sarımsaklarda yüzde 19.5’den yüzde 2’ye, kabuklu ve kabuksuz cevizde yüzde 15’den yüzde 4’e indirildi.

Yeşil ve siyah çayda yüzde 145 olan gümrük vergisi yüzde 7’ye düşürüldü. Yine, muzda yüzde 145.8’den yüzde 7’ye düşürüldü.

Meyan kökü ürünleri, kakao toz ve ürünleri, Paraguay çayı, kabartma tozları, çikolata, helva, kültür mayaları, bira mayaları,  kaynatılmış tatlı ve karamel, boğaz pastili, öksürük şekerleri, fındıklı drajeler, sakızlı ve jöleli şekerlemeler, şekerleme tabletleri, lokum türleri, kahvaltılık gevrekler pasta, makarnalar, ve ekmekçilik mamullerinde gümrük vergisi sıfırlanmış durumda.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, belirli canlı tırnaklı hayvanların ithalatı ve transit geçişine ilişkin hayvan sağlığı kurallarının belirlenmesi konusunda yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, yönetmeliğin, “canlı tırnaklı hayvanların ithalatına ve transit geçişine yalnızca bakanlıkça hazırlanan listelerde yer alan ülkelerden izin verilmesine” ilişkin hükmünün yürürlük tarihi 2 yıl daha uzatılarak 7 yıla çıkartıldı.

Tarımda kendine yeten değil çoğu ülkelere ihracat yapan bereketli tarım arazilerine sahip Türkiye, 126 ülkeden 133 değişik meyve ve sebze ithal ediyor. Dünyanın en kıymetli tarımsal topraklarına sahip bu ülkenin tarım ürünlerini ithal etmesi akıllara ziyan.

Bakın çoğu ürünler dışarıdan ithal ediliyor;

Nohut: Meksika, Arjantin, ABD, Rusya - Soğan: Hollanda, İran, Rusya - Domates: Rusya, KKTC, Romanya, Ukrayna - Ayçiçeği: Bulgaristan, Romanya, Moldova - K. Fasulye: Kırgızistan, ABD, Kanada, Peru - Buğday: Kırgızistan, ABD, Meksika, Rusya - Bezelye: ABD, Rusya, Kanada, Almanya, Macaristan - Elma: Şili, İtalya, Fransa, ABD - Patates: Hollanda, Almanya, Fransa, KKTC

Kendi kendine yeten ender tarım ülkelerinden biriyken nerelerden nereye geldik. Millet olarak çok zorluklar ve yokluklar içinde, birlikte ele ele vererek kazandığımız zaferleri unutmayalım. Bugünde yine savaş vermekteyiz. Bu savaşı yine birlikte üretimle yeneceğiz.

Ülkemiz coğrafyasının gerek üretim alanı gerek iklim kuşağı bakımından bir çok ürün yetiştirilebilecek imkana ve kapasiteye sahip 7 ülkeden biri olup, bugün dünya tarımının en temel ürünlerinden çoğunun anavatanı bu topraklardır.

Dertli çiftçilerimizin ektiği ürettiği ürünler gerçek değerini emeğinin karşılığını bulduğunda ve dışarıdan ithal ürünün girişleri durdurulduğunda görülecektir ki bu bereketli topraklarımızda Çiftçimizin yüzü gülecek, nasırlı ellerinde güller açacak ve her ürünü yetiştirerek ithal değil ihraç ederek Gayri Safi Milli Hasılaya yaptığı destekle ülkemizin zenginliğine büyük katkı sağlayacağı aşikardır.

Türkiye adına güzel ülkemiz her şeyiyle cennet vatanımız adına çok üzücü. Tamamen tüketici bir toplum haline geldik, üretmeyen gelişmeyen yeniliklere kapalı insanlar olduk, ihraç eden ülke durumundayken hemen hemen her şeyini ithal eden ülke olduk. Yazık ediyorlar ülkemizin üreten insanlarına. Bu konuda toplumsal bir bilinç oluşmalı. Artık tarımın köylü, sanayinin de kentli yurttaşların uğraşı alanı olmaktan çıkıp her ikisinin de teknoloji esaslı birer sektör haline gelmelidir. Ziraat teknikerleri, Tarım teknikerleri, Gıda Teknikerleri, Veteriner sağlık teknikerleri yüksek teknik eğitimli nitelikli insanlar gençlerimiz sahalarda görevlendirilmeli, çiftçimiz, üreticimiz bilinçlendirilmelidir. Tüketerek kazanamayız. Üretmeliyiz. Millet olarak bunu başaracak şuur ve güce sahibiz. Planlı bir tarımsal kalkınma projesini başlatıp ithalatın önünü kesip çiftçimizi toprakla barıştırarak ürettiklerine sahip çıkmalı, ihraç etmeliyiz."

Günün Diğer Haberleri