Mimar Nihat Şen Yerel Seçimlerde Aday Olacak Mı ?

Genel - 21-01-2018 02:34

Ankara Kahramankazan Belediyesi'nde Kentsel Dönüşümden sorumlu başkan yardımcısı Mimar Nihat Şen memleketi  Ünye’de basın mensupları ile kahvaltıda bir araya geldi.  Gündeme dair yaptığı basın açıklamasında "tarihini ve geçmişini bilmeyen  toplumların  ayakta kalma şansı yok" diyen mimar Nihat ŞEN, Önümüzde ki yerel seçim sürecinde nasıl  hareket edeceği yönünde ki soruyu ise cevaplamadı.Mimar Şen'in seçimlerde adaymısınız sorusuna sessiz kalışı ,basın mensupları tarafından EVET olarak algılandı. Mimar Nihat Şen sözlerinde şunları kaydetti; -Benim görmediğimi sizinle beraber görmeye çalışıyorum. Ve ben 2009 yılındaki söylemimi tekrar etmek istiyorum. Hizmetin yeri, zamanı ve makamı yoktur. Bunu 2009 yılında söyledim.  Bugün de aynı ifade de olduğumu belirtmek isterim. Şimdi bu tarz zamanlar içinde bazen üç bazen beş kez sizinle oturuyoruz. İstişare ediyoruz. Benim göremediğimi sizinle beraber görmeye çalışıyorum. Sizin de göremediğinizi dışardan ben  kendim görüp  sizlere ifade ediyorum . Burada konuşulan konuların çoğu genelde  konuşulan konular. -Tarihini , geçmişini bilmeyen toplumların ayakta kalma şansı yok. Şimdi bizim aldığımız akademik bir misyonda , biz hayali gerçeğe dönüştüren sanatkârlarız. Biz  icraatlı insanlarız. Yani icraata geçmeyen hiç bir  şeyi resmetmeyiz. Şimdi bir hizmeti yaparken de görevi ifade ederken de bu kamuda olur. İster bir Stk’da olursunuz. Olduğunuz yerle ilgili görev yaptığınız  yerle ilgili, geçmişe tarihe ve kökeninize varıncaya kadar. Tüm her şeyi bilmeniz lazım. Yani biz şuan Ünye’de ikamet ediyor ve yaşıyorsak Ünye’nin tarihteki misyonunu, Ünye’nin tarihteki görevlerini, neler yaptığını Osmanlı döneminde neler yapmış. Cumhuriyet döneminde ne yapmış.. Nasıl bir kültür mozaiği var. Her şeyi bilmek durumundayız. Bir söz vardır tarihini ve geçmişini bilmeyen toplumların ayakta kalma şansı yok. Eğer siz bir yere hizmet etmek istiyorsanız o yerle ilgili mutlaka geleneğine göreneğine tarihine kültürüne sanatına mutlaka her şeyine sahip olmanız lazım ki orayı geleceğe taşıyabilesiniz. 2009 Yılında Türkiye gündeminde kentsel dönüşüm yokken kentsel dönüşümü gündeme  özellikle  de Ünye’de ben taşıdım. -Siyaset  süreklilik ister sürdürülebilirlik ister Ünye’de eğitim amaçlı yapılan hava alanının  ilk yapıldığı tarihte de Samsun Çarşamba diye bir havaalanı yoktu. Samsun havaalanı vardı. Sonrasında Çarşambaya havaalanı açıldı. Peki ya o zaman ki  etkin ve yetkinliğimizi korusaydık.  Orda ki havaalanı belki bugün çarşamba hava alanı hürriyetine dönebilecekti. Yani kağıt üzerine yazma ile hiçbir şey olmuyor mutlaka icraata dökmeniz lazım. Evet son dönemlerde bölgede bir sıkıntı var. Bölgedeki sıkıntı sadece Ünye ile alakalı da değil. Ordu bölgesiyle ilgili de sıkıntı var. Bu sıkıntı da üzülerek ifade ediyorum son birkaç gündür hatsafaya çıkmış durumda. Siyaset  süreklilik ister sürdürülebilirlik ister. Geçmişte bunun örneklerini yaşadık.  Bölgesinde etkin siyaset ve ülke yönetimine de damga vuran bir İlçeyiz. Ünye’nin misyonu çok farklı temeline gittiğimizde hakikaten. Bölgedeki özellikle Osmanlı öncesinden de kaynaklanan bölge hakimiyeti, ticaret  merkezi, devlet yönetimi için çok önemli bir şey söylüyorum. Devlet yönetiminin birebir olduğu yerdir. Fakat bazen kendi sarmal haline kaldığımız  zaman çok önemli bazı şeyleri göremeyebiliyoruz. Belki dışardan çok daha rahat görebiliriz. Bu geçirdiğimiz  süreç  içerisinde .Ünye etkinliğini korumalıydı bence. Bunda bazı nedenler vardır ama bundan sonra bölge bu yetkinliğini yitirmeyecektir. Yerine getirecek  o kültür de insanlarımızın olduğunu bilmenizi isterim bu meydan bu kadar da boş değil. . -Birilerinin yeri mutlaka doldurulur. Bakilik hep devam eder.  Yani hiçbir kimse bir kişiye baki değildir.. Ama devlet  sürekliliği  genden ve temelden gelen bir şeydir.  Birilerinin yeri mutlaka doldurulur. Bakilik hep devam eder. Şimdi zamanında İl olma arzusu ve hevesi olan Ünye’nin maalesef bir Büyükşehir çatısı altında İlçe Belediyesi olmasını ancak zaman geçtikten sonra şimdi. Yüksünüyoruz  yakınıyoruz. Şikâyetçi  oluyoruz.  Ama zamanında Ordu’nun büyük şehir olma çabasını ve azmini gösteren arkadaşlarımız vardı. Şunu da ifade edeyim Büyük Şehirin yanlış bir uygulama olduğunu söylersem hata yapmış olurum. Ama siz Büyükşehir’in imkânlarından faydalanmayı bileceksiniz. 122 binden 125 bine nüfus artışı ön görüldü. Bu artışın ne sebeple kaynaklandığını somut veriler ile bilmiyorum. Kırsaldan merkeze göç ile mi üniversite ile mi arttı bunu bilmiyorum. Bir yerlerden bir gelme var demekki bunu ifade etmek istiyorum. Burası düzgün olursa çok daha rahat yaşayacağız. Yıllardır, oraya mı kurulsun, buraya mı kurulsun diye bir organize sanayi meselesi, bir üniversite meselesi var. Üniversite yeterki gelsin. -Hizmetin peşinde koşmazsanız, onu yakalayıp, tutup çekmezseniz hiçbir şey olmaz Mesela eski hastanenin yerini özel yatırımcı müteşebbis satın almış.Burada 350 yataklı yeni bir hastanemiz var. Bir tıp fakültesinin bir bölümü Ünye’de getirilemez mi? Eski hastanenin yeri bir tıp fakültesinin kampüsü olarak kullanılamaz mı?Neyse ki inşallah elimizden kaçan bir fırsat üniversite anlamında havaalanının orada faaliyete geçecek. Hizmetin peşinde koşmazsanız, onu yakalayıp, tutup çekmezseniz hiçbir şey olmaz. Ve somut verilerle gitmeniz lazım. -Avm’nin yapılmasına karşı değildim, oraya yapılmasına karşıydım Her türlü yatırımın yanındayım. 125 Bin’lik nüfusa ve belirli bir kültüre sahip Ünye’de bir tiyatro salonunun ve bir kongre merkezinin olmaması bana acı veriyor. Bir meslek adamı olarak ben Avm’nin oraya yapılmasına karşıydım. Yanlış anlaşılmasın, Avm’nin yapılmasına karşı değildim, oraya yapılmasına karşıydım. Avm başka bir yere yapılmalıydı. Bana göre Avm, bir kongre merkezi niteliğinde yüksek olmayan, içerisinde kültür merkezi olan, sergi salonu olan bir yerleşkeye yapılsaydı daha iyi olurdu. Birde ne hikmetse, bazı yere gelen milletvekili bazında da bakanlık bazında da, her şeyi çok iyi biliyor veya gözünü kapatıyor. Yanlış anlaşılmasın yerel idare olarak söylemiyorum. -Çin setti gibi bir bina yapıldı Ben Ünyeli olarak, yalı kahvesinden başlayıp niksar caddesine kadar giden bir bir proje hazırladım ve bunu Sayın Milletvekili Bakanlara ilettim. Buraya bunu yapmayın diye yalvardım. Bana söylenen cevap “Ünye Belediyenin 7 milyon borcu var bu borcu kapatacağız, buraya yapmak zorundayız” oldu. Birileri karar almış bu buraya yapılacak denildi. Şimdi oraya Çin setti gibi bir bina yapıldı. Avm Ünye’nin bir ihtiyacıydı ama farklı bir yere yapılabilirdi. Bunun yerine daha alçak katlı, Ünye’nin ihtiyacı olan, sahilden hava akımını kesmeyen, şehir estetiğini bozmayan yerleşkeli bir şey yapılabilirdi. Bu bir masada istişare edilebilirdi. -Dikey mimari bu toplumun temeline dinamit taşı koyan bir unsurdur 15 Temmuz inşaatından bahsediliyor. Meydanlar insanların toplanma ve nefes alma yeridir. Ben bir yıldır söylüyorum, o bölge zaten nefes almıyor ve sıkışmış durumda. Keşke orası bir meydan olarak dizayn edilseydi. Ticari aktivasyon hiç olmasaydı. Yatırımın doğru yerde ve doğru şekilde yapılması lazım. Sayın Başkan tarihine, kültürüne sahip çıkmaya çalışıyor. Kültür yolu güzel bir hizmet. O bölgede eski Ünye evleri reabilite edilmeye çalışılıyor. Ama son dönemlerde yapılan bu işai faaliyetleri tasnif etmediğimi ifade etmek istiyorum. Yüksek binalar bize uygun olmayan bir yapı kimliğidir. Dikey mimari bu toplumun temeline dinamit taşı koyan bir unsurdur. -Kimse kimsenin boyunduruğu altında değildir Ünye, Ordu’nun Altınordu’dan sonra en büyük ve kendisine en fazla katkı yapan ilçesi. Demokratik seçimlerle yönetildiğinize inanıyorsanız o zaman masaya yumruğu vuracaksınız. Eğer buradaki problem ve aksaklıklar beni ilgilendiriyorsa ve bağlı olduğum büyükşehir bunu yapmıyorsa masaya vururum, yetmezse gerekli yerlere de giderim. Kimse kimsenin boyunduruğu altında değildir. - Ünye Çamlığı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiş durumda Buranın devleti temsilen mülki amiri, hükümeti temsilen yerel idare, sivil toplum örgütleri var. Ünye Çamlığı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiş durumda. Ben bölge milletvekillerine soruyorum. Ünye’nin simgesi olmuş çamlığı Sosyal Güvenlik Kurumuna satarak  bu insanların vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Çamlık bizim çocukluğumuzun geçtiği yer ve ben hakkımı helal etmiyorum. Bu noktaya gelinmesine müsaade edilmemeliydi.  
Günün Diğer Haberleri