EMEP’ten Maden Tepkisi: “Ruhsatı Veren de Kamulaştıran da Aynı İrade”
Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, kentte hız kazanan maden faaliyetlerine sert sözlerle tepki gösterdi. Uzun, halkın tepkisinin yalnızca şirketlere değil, sürecin asıl belirleyicisi olan siyasi iradeye yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Ordu genelinde maden ihalelerinin art arda yapıldığını belirten Uzun, özellikle 8-9 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ruhsat satışlarının geniş bir bölgeyi etkilediğini ifade etti. “85 mahalleyi yakından ilgilendiren bu satışlar, sürecin ne kadar yaygınlaştığını açıkça gösteriyor. Halkımız birçok yerde şirketlere karşı durarak sondaj faaliyetlerini engelliyor” dedi.
“Asıl Sorumlu Mekanizma Görülmeli”
Tepkilerin yalnızca sahada faaliyet yürüten şirketlerle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Uzun, maden sahalarının belirlenmesi ve ruhsatlandırılmasının devlet eliyle yürütüldüğünü hatırlattı. Bu kapsamda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü üzerinden verilen ruhsatlara dikkat çeken Uzun, “Ayrıca ‘acele kamulaştırma’ kararlarıyla vatandaşın arazileri şirketlerin kullanımına açılıyor. Bu kararların arkasında doğrudan siyasi irade vardır” ifadelerini kullandı.
Uzun, bu sürecin tarım alanları, ormanlar, su kaynakları ve yaylalar üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu belirterek, “Toprağımızın altı üstüne getiriliyor. Bu sadece bugünü değil, yarını da yok eden bir anlayıştır” diye konuştu.
“Doğa Talanı Gelecekten Çalıyor”
Maden faaliyetlerinin kontrolsüz şekilde yürütülmesini “gelecek nesillere karşı işlenen bir hak ihlali” olarak değerlendiren Uzun, şirketlerin kısa vadeli kazanç uğruna doğayı geri dönülmez biçimde tahrip ettiğini savundu.
“Madenler kamu yararı için değil, rant için çıkarılıyor” diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı:
“Yerin altındaki tüm kaynakların hızla tüketilmesi, geleceğin yok sayılması anlamına geliyor. Bizler toprağımızın, suyumuzun ve yaşam alanlarımızın zehirlenmesine izin vermeyeceğiz.”
“Mücadele Sadece Şirketlere Karşı Değil”
Ekoloji mücadelesinin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini söyleyen Uzun, “Bu mücadele yalnızca şirketlere karşı değil, bu sistemi mümkün kılan anlayışa karşı da verilmelidir” dedi.
Açıklamasını “Halkın örgütlü mücadelesiyle talan ve yağmanın durdurulabileceğine inanıyoruz” sözleriyle tamamladı.