Konutlarda kullanılan doğalgazın birim fiyatında yüzde 20,4, sanayide yüzde 50,8, elektrik üretiminde kullanılan doğalgazın birim fiyatında ise yüzde 49,5 oranında artışa gidildi. Elektrikte ise mesken abonelerinin tarifesine yüzde 20, sanayide yüzde 50, ticarethane abonelerinin tarifesine yüzde 30 zam yapıldı.
Kısacası bu şartlarda vatandaşa yaşama, sanayiciye fabrikayı kapat ülkeyi kalkındırma , esnafa da kepenkeyi indir dendiğini görüyoruz. Bu zamlar adeta ülke kalkınma politikasına ve insan haklarına yapılan darbe niteliğindedir. Bunun tarafımızdan başka bir açıklaması yoktur.
Üretemeyen, çalışamayan bir ülke ve yaşam hakkı elinden alınmış bireylerle , değil muasır medeniyetler seviyesi bir adım öte gidemeyiz. Devletin var olma sebeplerinden biride bireylerin yaşam haklarını korumaktır.
Zamların ülkenin gelişmesinin önünü kestiği aşikâr olup ,halkın ise insanca haklarından mahrum kalacağı ortadadır.Atatürk'ün Türk ulusuna, ulaşılmasını hedef olarak gösterdiği seviye ulaşmak için ,her türlü önlemi hayata geçirmek gerekirse zamları sübvanse etmek devletin başlıca görevlerindendir.
Bu kapsamda Türkiye Çevre ve İnsan hakları platformu olarak devletin bekası, vatandaşının huzuru için hükümeti görev davet ediyoruz...