BU İSİMLERİ TANIYOR MUSUNUZ ?

Genel - 02-08-2017 00:31

Gazi Üniversitesi'nden Kadirhan Özdemir, sahada ve kaynaklarda yaptığı araştırma sonucu Ordu'da daha önce kayıtlara geçmemiş 34 yeni fıkra tipi buldu. Gazi Üniversitesi'nden Kadirhan Özdemir, Mizah Teorileri bağlamında Ordu Fıkraları isimli çalışmasını sundu. Yazılı kaynakların yanı sıra internet ortamında yer alan Ordu fıkralarını inceleyen Özdemir, sahaya çıkarak Fatsa ve Ünye'de birebir yüz yüze görüşerek kayıtlara geçmeyen fıkraları da derledi.  Özdemir, toplamda 199 Ordu fıkrasını inceledi. Bunlardan önemli bir kısmını ise kendisi derledi. Böylece ilk kez yazılı kaynaklara geçmiş oldu. İşte o karakterler Ordu'da genelde gerçek hayatta yaşamış kişilerin fıkra kahramanı yapıldığını aktaran Özdemir, tespit ettiği fıkra tipleri olarak ; Haginaz (Hanikaz), Fatsalı İdris, Meletli, İbiş Mehmet, Tıflı Efendi, Bilal Köyden, Tunalı Hilmi Bey, Hafız Halit Çebi, Ahmed Haznedar, Vali Ali Kemal, Vali Nazif Bey, Murat Oğlu, Çelebi Oğlu Mehmet Ahmet Efendi, Fazıl Sözer, Felak Zade Süleyman Ağa, Kumcu Oğlu Mehmet Efendi, Hüseyin Akyıldız (Oflu Hoca), Sadullah Çebi (Kara Hafız), Saatçi Hafız Hüseyin Altınel, Cimidin Hafız, Baba Yunus, Avni Ergen, Deli Bekir, Kör İshak, Kör Hüseyin, Ordulu (Çenikli), Müftü Ali Efendi, Akbar Ağa, Fikret Çebi (Kör Fikret), Mahmut Dayı, Cavid Doğan, Uzun Musalı Ali Efendi ve Müftü Arif Efendi'yi verdi. - Hayal değil hepsi gerçek - Gerçek hayattan fıkraya Türkiye'deki diğer illerle karşılaştırıldığında Ordu'nun hayal ürünü kahramanlar oluşturmak yerine gerçek hayatta yaşanmış insanları fıkra kahramanı yapma özelliği ile öne çıktığını ifade eden Özdemir, "Bu yaşayan insanlara Ordu'nun değer verdiğini gösteriyor. Mesela Trabzon'da, Giresun'da, Ankara'da, Kars'ta yaşamış kişilerden daha çok halkın tahayyülünde oluşturduğu kişiler fıkra kahramanı oluyor. Ama gülmeye sebebiyet veren yönler genelde hepsinde aynı. Vali gibi müftü gibi otoriteyi temsil eden kişileri fıkralaştırmak Ordu'nun otorite karşısında ezilmeyen bir karaktere de sahip olduğunu gösterir. Bu güzel bir şey. Ayrıca gerçek hayatta yaşayan kişiler buna itiraz etmemiş, bu da hoş bir şey." dedi. - Bilinmeyen bilinir oldu - Gazi Üniversitesi'nden Özdemir, "Ben bu çalışmada daha önce literatüre geçmemiş 34 fakrı fıkra tipi buldum. Mesela Hanigaz, evet o kitapta var ama bilim aleminde yeri yok. Biz bunu yaptık. Fatsalı İdris, Memiş, gibi tipler da bu şekilde. Gerçek hayattan fıkra üretmek Ordulunun hayal gücünün zayıf olduğunu göstermez, bilakis tam tersine daha güçlü olduğunu gösterir." diye konuştu. Kutu... kutu.... kutu.... “Atını Vuracağım” Fatsa’dan Terme'ye eşya yüklü atıyla giden İdris, gece konaklamak için, Ünye'deki hana uğrar. Atını yerleştirdikten sonra istirahate çekilir. Sabah erkenden yola çıkmak için kalkan İdris, atlar arasında kendi atını bulamaz. Bunun üzerine içerideki adamların yanına gidip tabancasını havaya ateşleyerek: "Herkes atını alsın, ben atımı vuracağım." der. Adamlar panik içinde atlarını alarak dışarıya çıkarlar. Ortada tek başına kalan atını alarak yola koyulan İdris, adamlara dönerek: "Haydi hoşça kalın" der. “Tarlaya Tuz Ekmek” Meletliler tarlaya tuz eker. Beklerler ki bitsin, yeşersin. Ama bir şey çıkmaz. “Sebebi ne ola ki?” diye düşünürler. Sonunda: "Herhalde çekirgeler yedi." derler. Herkes silahını alıp çekirge avına çıkar. Ali arkadaşıyla tarlasında çekirge ararken bir çekirge sıçrayıp alnına konar. Ali: “Ses çıkarırsam çekirge korkar, kaçar.” diye düşünerek ıslıkla arkadaşını uyarır. Parmağıyla işaret ederek alnını gösterir. Arkadaşı tüfeğini doğrultup çekirgeyi vurur. Tabi Ali'yi de. Ardından da: "Ali öldü ama çekirgeyi de hakladım." der.
Günün Diğer Haberleri