Ünye Net Haber/Çakır Medya/Çakır Tv

ÜVEY EVLAT MUAMELESİ BİTMELİ

ÜVEY EVLAT MUAMELESİ BİTMELİ
31 Mayıs 2020 - 0:02

Saadet Partisi Ordu İl Başkanı Erkan Temiz, tarımdaki sorunların çözümü için her şeyden önce tarıma üvey evlat muamelesine son verilmesi gerektiğini söyledi.

2019 yılı Aralık ayından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid 19 salgını sebebiyle, insanların en temel ihtiyacı olan gıdanın temininde yerli ve milli kaynakların ne kadar önemli olduğunun bir defa daha anlaşıldığını ifade eden SP Ordu İl Başkanı Temiz, “Türkiye, 30 yıl öncesinde olduğu gibi bu gün de gıdada kendine yeterli olan ülke olmasının ne kadar önemli ve zorunlu olduğu bir defa daha anlaşılmıştır. Gerek ülke insanın gıda ihtiyacının karşılanması gerekse tarım sektöründe çalışan  çiftçilerimizin sosyal ve ekonomik düzeylerinin iyileştirilmesi için Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığının oluşturduğu “Tarım, Hayvancılık Ve Orman Polıtıkaları Kurulu”nun yaptığı çalışma neticesinde konuya ilişkin tespitleri ve çözüm önerileri paylaşmak istiyoruz.  Bu gün tarım sektöründe yaşanan sorunların temelinde, 24 Ocak 1980 ekonomik kararları ve 2001 krizi sonrasında ekonominin başına getirilen Kemal Derviş’in uygulamaya koyduğu ekonomik plan ve programların 18 yıllık AKP iktidarı tarafından harfiyyen uygulanıyor olması vardır.” dedi.

TEMEL SORUNLAR

2002 sonrasında uygulanan tarım politikalarındaki temel sorunları sıralayan Temiz, “En temel ve hayati sorun, tarımı ikincil öncelikli bir sektör olarak gören anlayış, yaklaşım ve politikaların egemen olmasıdır. Ranta ve plansız yapılaşmaya feda edilen tarım arazileri, çayır ve meralar vardır. Tarım Kanunu’nda öngörülen %1’lik desteği alamayan tarım sektörü vardır. Etkinlikten uzak tarımsal destek politika ve uygulamaları vardır. Yapısal önlemler yerine, günü kurtarmaya yönelik, örneğin gıda fiyatlarını dizginlemek için kısa vadeli dış ticaret tedbirlerini devreye sokan politika anlayışı vardır. Mazot, gübre, tarımsal ilaç, tohum ve tarım makineleri basta olmak yüksek girdi maliyetleri ve dışa bağımlılık vardır. Üretici birlikleri ve kooperatifleşmede yaşanan sorunlar vardır. Üretici ile tüketici arasındaki aracıların çokluğu ve üreticinin hak ettiğini alamaması sorunu vardır.” diye konuştu.

ANA SORUNLAR

Yanlış tarım politikalarının ortaya çıkardığı başlıca sonuçlar hakkında da açıklama yapan Temiz, “Tarım alanları küçülmüş, çiftçi sayısı azalmıştır. Özellikle genç çiftçi sayısındaki azalma dikkat çekicidir. Özellikle bazı hayati tahıl ürünlerinde Türkiye’nin kendi kendine yeterliliğinin kalmaması da çarpıcıdır. Yüksek gıda enflasyonu nedeniyle, Türkiye’de yasayan her bir ferdin daha fazla maliyete katlanması ve fakirleşmesi söz konusu olmuştur. Artan cari açık, dış borçlanma da bir başka sorundur. Gıda arz güvenliği riskinin ciddi boyutlara ulaşması da kaygı vericidir.” Şeklinde konuştu.

O HALDE NE YAPMALI

‘Ne yapmalı’ sorusuna cevap veren Temiz sözlerini şöyle tamamladı: “Her şeyden önce, tarım sektörüne hak ettiği önem verilmeli, üvey evlat muamelesi yapılmaktan vazgeçilmelidir. Beton yerine toprak, betonlaşma yerine, üretim tercih edilmelidir. Rantın yerine adil bölüşüm almalıdır. Artan nüfus ve gıda talebi dikkate alınarak, tarım sektörünün gıda arz güvenliği açısından vazgeçilmezliği ve önemi dikkate alınmalı; ulusal güvenlik açısından günümüzde geçerli olan bütüncül ve entegre güvenlik anlayışının bir sonucu olarak gıda arz güvenliği Milli Güvenliğin bir bileşeni olarak kabul edilmeli ve tarım sektörüne yönelik politika ve uygulamalar bu hassasiyetle hayata geçirilmelidir. Tarım alanlarının, çayır ve meraların, su kaynaklarının korunmasına yönelik ciddi önlemler alınmalı, imar aflarına tarım alanlarının betonlaştırılmasına son verilmelidir. Gıda enflasyonu ile mücadele için kısa vadeli dıs ticaret önlemleri ile tarım sektörü daha fazla yıpratılmamalı, tarım sektöründeki sorunlar derinleştirilmemelidir. Kamusal desteklerden tarım sektörünün hakkı verilmelidir. Tarımsal desteklerin etkinliği için, bütüncül bir yaklaşımla ciddi önlemler geliştirilmelidir. Tarımda yapısal önlemleri hayata geçirecek şekilde kısa, orta ve uzun vadede yapılacakları içeren tüm paydaşların katkı ve görüşleri ile master plan hazırlanarak hayata geçirilmelidir. Yas meyve ve sebzede lojistik süreçler iyileştirilmeli. Bu ürünlerdeki fire oranlarını azaltmak ve nihai tüketime sunulan ürün arzını arttırmak için önlemler geliştirilmelidir. Lisanslı depoculuk sistemi geliştirilmelidir. Böylece uzun süre saklanabilen ve standardize edilebilen tarım ürünlerinin depolanmasına ve derin bir piyasada ticaretine imkân verilmesi sağlanmalıdır.

Tedarik zincirinde aracıların fonksiyon ve payına ilişkin önlemler geliştirilmelidir. Bu kapsamda, üretici birliklerin tedarik zincirindeki fonksiyon payını artıracak politikalar oluşturulmalıdır. Tarım ürünlerine ait tedarik zincirindeki aksak rekabetin üretici ve nihai tüketiciyi olumsuz etkileyen yönlerini gidermek için politikalar geliştirilmelidir. Tarım sektörüne yönelik finansal ürünleri çeşitlendirilmeli ve finansman koşulları iyileştirmelidir. Sıfır vergi ve sıfır faiz ile üretim desteklenmelidir. Köyde yasayan nüfusun sosyo ekonomik yapısı iyileştirilmeli en iyi şartlarda faydalanabileceği sağlık, eğitim ve diğer sosyal alanlar kurulmalıdır. Tarımı tarımsal sanayi ile birlikte geliştirmeli ihracı yapılan ürünleri hammadde olarak değil katma değeri daha yüksek olan islenmiş ürünler olarak yapılmalıdır. Tarımsal sanayi ile tarım nüfusuna atıl zamanlarda istihdam olanağı sağlanmalıdır. Hanımefendileri becerilerine göre kooperatifleştirerek el sanatları , reçel, peynir, ekmek  gibi üretimi yaptırarak kentlerde yöresel köy ürünleri özlemini çeken tüketicilere aracısız olarak satısı sağlanmalıdır.”

<
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-