Ünye Net Haber/Çakır Medya/Çakır Tv

MÜLTECİ SORUNUNU BAŞARI HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRDÜK

MÜLTECİ SORUNUNU BAŞARI HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRDÜK
19 Ocak 2020 - 0:36

‘Siyaset Okulu’ programı kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Türkiye’nin Girişimci ve İnsani Dış Politikası? ile ilgili konuştu. Kıran, çözüm sürecinin en etkili aktörünün Türkiye olduğuna dikkat çekerek, ‘Türkiye yaşanılan mülteci sorununu başarı hikayesine dönüştürdü’ dedi.

Bahçeşehir Üniversitesi’nin Hükümet ve Liderlik Okulu tarafından bu sene 16’ncısı gerçekleşen ‘Siyaset Okulu’nun 3. Hafta programının konuğu Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran oldu. ‘Türkiye’nin Girişimci ve İnsani Dış Politikası’ hakkında konuşan Kıran, Türkiye’nin dış politikasında çalkantılı bir dönem içerisinde olduğunu ve dünyadaki değişen güç dengeleri arasında Türkiye’nin gelişmeleri dışarıdan izleme lüksünün bulunmadığını söyledi. Kıran, ‘Girişimci ve insani olarak tanımladığımız politikamızda sahada olmalıyız. Dünyada kriz olarak tanımlanan pek çok sorun yakın coğrafyamızda cereyan ediyor. İdlib’teki kırılmalar da hala devam ediyor. Biz de sahadaki durumu dikkat ve hassasiyetle takip etmeye devam ediyoruz. Suriye’deki çözüm sürecinin de en etkili aktörü Türkiye olmuştur’ dedi.

‘TÜRKİYE OLARAK DEĞİŞİMLERİN ODAĞINDA BİR ÜLKEYİZ’

“Dünyadaki dinamiklerin her geçen yıl değiştiği, güç dengelerinin her geçen yıl farklı zemine kaydığı dönemde Türkiye olarak bu değişimlerin odağında yer alan ülkeyiz? diyerek konuşmasına başlayan Kıran, ‘Dünyadaki güç dengeleri değişirken Türkiye olarak bu gelişmeleri dışarıdan izleme lüksümüz yok. Girişimci ve insani olarak tanımladığımız politikamızda sahada olmalıyız. Bildiğimiz bütün dengelerin değiştiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde Türkiye olarak varlığımızı sürdürmek, vizyonumuzu genişletmek, ufkumuzu büyütmek zorundayız. 60’tan fazla kriz bizim yanı başımızda gerçekleşiyor. Suriye krizinin 9. yılına giriyoruz. Suriye içerisinde 6 milyondan fazla insanın, 3.7 milyonuna Türkiye olarak ev sahipliği yapıyoruz. Mülteciler için Türkiye olarak harcadığımız rakam 40 milyon doları aştı. Türkiye bu sorunu başarı hikayesine dönüştüren bir ülke oldu. Küresel mülteci forumunun beş eş başkanından biri Recep Tayyip Erdoğan idi. Küresel Mülteci Forumu’nun en aktif ülkesi olduk. Türkiye son 9 yılda mülteci meselesini başarı hikayesine dönüştürdü ve öncü politikalar üreten, dünyada bu durumun birkaç ülkenin sırtına yüklenemeyecek bir mesela olduğunu anlattı’ şeklinde konuştu.

‘ÇÖZÜM SÜRECİNDE EN ETKİLİ AKTÖR TÜRKİYE OLMUŞTUR’

İdlib’teki kırılganlığın hala devam ettiğini vurgulayan Kıran, ‘Sahadaki durumu da dikkat ve hassasiyetle takip etmeye devam ediyoruz. Suriye’deki çözüm sürecinin de en etkili aktörü Türkiye olmuştur. Çözüm sürecinin miladı Türkiye’nin çabalarıyla atılmıştır. 900 kilometreden fazla sınıra sahip olduğumuz bu ülkenin tehdit arz ettiğini biliyoruz’ dedi.

“DEAŞ İLE MÜCADELEMİZ GÜÇLENEREK DEVAM EDİYOR”

DEAŞ tehdidi hala devam ettiğini ancak mücadelenin de güçlenerek devam ettiğini belirten Kıran, ’15 Temmuz’un bedelini hepimiz yaşadık. 1 ay sonra tarihin en önemli sınır ötesi operasyonunu gerçekleştirdik. YPG, PYD tehdidinin de cerayen ettiğini görünce Zeytindalı Harekatı’yla devam ettik ve bunlarla çok etkili mücadele ettik. Fırat’ın doğusunda müttefiklerimiz tarafından büyütülen terör tehdidinin bertaraf edilmesi gerekiyordu. Buna da duyarsız ve kayıtsız kalmadık ve Fırat’ın doğusunda adımlar attık’ şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANIMIZ TÜM MUHATTAPLARI ‘AKLI SELİME’ DAVET ETTİ”

ABD’nin Kasım Süleymani’yi öldürmesinin Türkiye üzerinde de etkisi olduğunu belirten Kıran, ‘Türkiye bu süreçte de etkin bir mücadele gösterdi ve Cumhurbaşkanımız telefon diplomasisini hayata geçirerek, yeni krizlere ve çatışmalara meydan verilmemesi için bütün muhataplarımızı aklı selime davet etti. İran, Amerika, Fransa, Belçika ve diğer muhataplarımızla görüşmeler yapıldı. Irak merkezi hükümetinin bu olayın ardından aralarındaki ilişkinin zedelenmemesi ve Irak halkının bunu atlatarak geleceğe odaklanmasındaki beklentisini dile getirdik. İran’daki gelişmeler Süleymani’nin öldürülmesinde sonra İran’daki duygusallık bölgemizi farklı düzleme çekebilirdi’ ifadelerini kullandı.

“DOĞU AKDENİZ’DE HEM MASADA HEM SAHADA GÜÇLÜ OLDUK”

Doğu Akdeniz’de süre gelen mücadele hakkında da konuşan Kıran, sözlerine şöyle devam etti: ?Doğu Akdeniz’deki mücadelede hidrokaynakların varlığı merkezde. Doğu Akdeniz’de egemenlik mücadelesinin cereyan ettiğini unutmamalıyız. Olumsuz etkilerini bertaraf etmek ve ortadan kaldırmak için çok etkin mücadele yürüttük. Hem masada, hem sahada güçlü olduk. Tek sondaj gemimiz yokken, 2 büyük sondaj gemimiz dünyanın en gelişmiş teknolojisiyle donatıldı.?

“DENİZ YETKİ SINIRLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Libya ile deniz yetki sınırları anlaşmasına sert tepki gösterildiğine vurgu yapan Kıran, ‘Deniz yetki sınırlarının takipçisi olacağız. Libya bize Suriye kadar yakın olmasa da bizim kültürümüzde farklı bir yeri var ve kayıtsız kalamayız. Atatürk orada tarihe geçen bir mücadele vermiştir. Bu ülkedeki gelişmelere kayıtsız kalamayız ve Türkiye’yi etkileyemeyeceğini düşünemeyiz. Libya’da meşru sayılan ulusal mutabakat hükümetini muhatap almaya devam edeceğiz. Şiddet sarmalının durması gerekiyor. Türkiye’nin Libya’da barıştan yana olduğunu ispat ettik. Temennimiz ateşkesin tesis edilmesi. Sınamaların etkilerini ortadan kaldırmaya çalışırken içeride de verdiğimiz mücadeleler var. Pek çok krizle aynı anda mücadele ediyoruz’ diye konuştu.

AYNI ANDA 4 BÜYÜK TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE EDİYORUZ

Türkiye’nin aynı anda 4 büyük terör örgütüyle mücadele ettiğini vurgulayan Kıran, şöyle konuştu: ‘Başta FETÖ gibi bir tehdit ile de mücadele ediyoruz. Bu terör örgütünün faaliyet gösterdiği her ülkeden temizlenmesi için mücadele gösteriyoruz. FETÖ’nün yıllarca eğitimi suistimal ettiğini biliyoruz. Enver Yücel Bey’in yerli ve milli duruşla bu tehdidin önemini anlattığına şahidim. 15 Temmuz’da kimlerin mutlu olduğunu gözlemledik. DEAŞ’ın tehdit ettiği ülkelerin başında Türkiye geliyor. En büyük mücadele alanlarından biri de algı operasyonlarıdır. Türkiye’nin DEAŞ terörüyle mücadele etmediğine yönelik algı operasyonuna maruz kaldık. Yıllardır DEAŞ’ın Türkiye’yi tehdit ettiğini ama en çok Türkiye’nin mücadele ettiğini anlatıyoruz. 8 bine yakın DEAŞ’la ilişkisi olduğunu tespit ettiğimiz kişiyi sınır dışı ettik. Sahada onlarla göğüs göğse çatışan tek ordu Türk ordusudur.’

‘İSTİKRAR VE GÜVEN ADASIYIZ’

Türkiye’nin her şeye rağmen istikrar ve güven adası olduğunu ifade eden Kıran, ‘Bugün bütün krizlere rağmen Türkiye 246 dış temsilcileriyle dünyanın en büyük 5’nci networküne sahip ülkeyiz. Dünyanın her yerinde var olması iddiasıyla her meseleye çözümde katkı sağlamayı amaçlayan bir ülke olduğumuzu belli ediyoruz. Birçok yabancı öğrencinin Türkiye’deki imkanlardan faydalandığını görüyoruz. Üniversitelerimizin imkanları her geçen gün artıyor ve çeşitleniyor. Bugün 150 binlerde olan yabancı öğrenci sayısı gelecek yıllarda milyonlara ulaşacaktır. Üniversitelerimizin konferans salonları BM salonlarını andırıyor. Türkiye Cumhuriyeti her şeye rağmen büyümeye, güçlenmeye ve dünyanın cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Vizyon sayımızın artmasının ekonomiye de katkısı var. Varlık gösterdiğimiz her yerin ülkemize katkısı oluyor. Türkiye’nin güzelliklerinin dünyayla paylaşılması sayesinde dünya bunun farkına vardı’ dedi.

<
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-